Anader'den FETÖ Açıklaması

Son yıllarda reklamcılık alanında yaptığı ses getiren akademik çalışmalarla bu sektörün gitgide daha dikkatle izlediği bir meslek örgütüne dönüşen ANADERAnadolu Reklamcılar Derneği, 15 Temmuz 2016 kanlı darbe kalkışmasına kadar Kayseri ve çevre şehirlerimizde uluslararası terör çetesi FETÖ’nün en fazla gazabına uğrayan meslek birliklerinden biriydi.

Anader'den FETÖ Açıklaması

Anader'in Basın açıklamsında şu ifadelere yer verildi, 

Derneğin genel başkanlığını yürüten duayen reklamcı Muhittin Özdemir, 15 Temmuz’dan sonra örgütün artık iyice afişe olmuş, vitrindeki bazı isimlerinin gözaltına alındığını, ancak Türkiye üzerinde ağlarını 40 yıldır sabırla örüp duran FETÖ mensupları arasında kendilerini daha bir ustalıkla gizleyenlerin ise ticaretten medyaya pek çok alanda halen aktif olduğunu belirtiyor.

Kurulduğu 2013 yılından bu yana Türkiye’nin bütün kentlerindeki reklam ajanslarını etkili bir meslek örgütünün çatısı altında ve eşit koşullarla bir araya getirebilmek için çalışan ANADER Anadolu Reklamcılar Derneği, 15 Temmuz 2016 kanlı darbe girişiminden bu yana geride kalan bir yıl boyunca sektöre“temiz ticaret, temiz reklamcılık” sloganını egemen kılmak için mücadele etti.

Derneğin temellerini atan ve yakın zamanda gerçekleştirilen olağanüstü yönetim kurulunda ikinci kez başkanlık görevine getirilen kurucu başkan Muhittin Özdemir, Türkiye’nin üzerine son çeyrek yüzyıldır bir kâbus gibi çöken FETÖ belasının, yüksek rantın söz konusu olduğu pek çok sektör gibi reklamcılığı da çepeçevre kuşattığını belirterek, “Devlet her nasıl ki son bir yıldan beri konunun adlî ve hukukî takibini yürütüyorsa, bizim de namuslu reklamcılar ticarî hayatta bu sosyal asalaklarla mücadelemiz kıran kırana sürüyor. Kaldı ki ticaret erbabı, özellikle de bilinçli reklamcılar, FETÖ’cülerin Türkiye’nin iş dünyası içinde nasıl bir veba mikrobu olduğunu medyadan da siyaset kurumundan da uzun yıllar önce fark edip, direnişi çok erken başlatmıştır. Söz konusu çetenin yıllar içinde son derece kirli bir ilişkiler ağıyla kuşattığı sektörümüzü yeniden eşitlikçi bir yarış ortamına geri döndürme; ilkeli, tutarlı ve etik değerlerine bağlı bir iş kolu olarak saygınlığını artırma mücadelemiz bundan böyle de hız kesmeden sürecek” mesajını verdi.

“ÇEYREK YÜZYILIMIZ BUNLARLA MÜCADELE ETMEKLE GEÇTİ”

Kayseri ve çevre kentlerde bulunan en eski medya reklam ajansını 1993’de kendisinin kurduğunu hatırlatan Özdemir, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Doğup büyüdüğüm kentte profesyonel anlamda ilk medya reklam ajansının temellerini attığım yıldan itibaren FETÖ adlı çetenin ticarî ve bürokratik hayatta kurduğu akıl almaz tezgâhlarla yüzleşmeye başladım. Kayseri’de neredeyse bütün ticaret hayatını, buna bağlı olarak reklamcılık hizmetlerini ele geçirmiş durumdaydılar. Biraz daha ilerleyince, bu işin Kayseri ile sınırlı olmadığını, sanayisi hızla gelişen, sermaye yapısı kuvvetli olan Konya, Denizli,Gaziantep, Kocaeli gibi kentlerde de krallıklarını kurduklarını dehşet içinde fark ettim.”

Bir ticaret erbabı olarak, bu organize yapıdan icazet almadan ne büyük çaplı özel sektörde, ne de kamuda iş yapabilmenin imkân dahilinde olmadığını vurgulayan ünlü reklamcı, “Çünkü bütün karar mekanizmalarında bunların adamları oturuyordu. Benim ömrüm, kurucusu olduğum Medya Merkez grup şirketlerinin çatısı altında, son 25 yıldır ticarî hayatta bunların bizim gibi kendilerinden olmayan kişi ve kurumlara karşı oluşturdukları barikatları aşma çabasıyla geçti. 15 Temmuz 2016 akşamına kadar, bölgesel ve ulusalreklam ajansları olarak yaşadığımız zulümleri yetkililere aktardığımızda, ‘Bu kadar da olamaz. Yaşadığınız sıkıntıları galiba biraz abartıyorsunuz’gibi yorumlarla karşılaşıyorduk. Fakat, Allah’ın adaleti çok büyük; o gece yaşananlardan sonra artık muhataplarımız abartmak şöyle dursun, olup bitenleri eksik bile anlattığımızı görmüş oldular” şeklinde konuştu.

“FETÖ’NÜN KİRLETTİĞİ SEKTÖRÜ TEMİZLEMEK ZAMAN ALACAK”

FETÖ üyelerinin, örgütün işgalci doğası ve bitmek tükenmez iştahı nedeniyle kamu ya da özel sektördeki her kuruma, kuruluşa, sivil toplum örgütüne âdetâ bir virüs gibi bulaşıp orayı enfekte ettiklerini belirten ANADER Başkanı, “Yalnızca temsil ediliyor olmakla kalsalar yine iyi, Fakat kirli çalışma ilkeleriyle birlikte geliyor ve içine sızdıkları her yeri süratle sabote ediyorlar. Bunlar öyle hastalıklı adamlar ve kadınlar ki, 2012 yılında Kayseri’de reklam ajanslarını meslekî bir derneğin çatısı altında buluşturmak için ilk adımları attığımızda, çok geçmeden bizim bu girişimimize de kancayı takıpderneğihegemonyalarına almaya kalkıştılar” diye konuştu.

Kentin reklam hayatında ön planda olan ne kadar FETÖ mensubu ajans sahibi varsa, bunların derneğin kuruluşundan hemen sonra yönetimi ele geçirmek için her türlü ayak oyununa başvurduğunu anlatan Özdemir, açıklamalarını şöyle sürdürdü:

“O günlerde hukuk düzenimizne yazık ki tamamenbunlardan yanaydı.Beni kendi kurmuş olduğum dernektenatmaya, derneğin yönetimini kendi adamlarıyla doldturmayaçalıştılar. Yargı da bunların baştan sona yalan, yanlış ve eksiklerledolu iddialarını aynen onayladı. Bugün, o ilk derneğin yönetiminden ‘usûlsuz seçim’ iddiasıyla çıkmama yol açan iddianameyi hazırlayan savcı meslekten ihraç edilmiş durumdadır.Aynı şekilde, bana karşı bu dâvâyı açan -derneklerden sorumlu- vali yardımcısı vebu kararı veren, onaylayan hâkimde meslekten atılmış olup, halen her ikisi de cezaevindedir.

Size hangi birini sıralayayım? Derneği ele geçirmeye çalışan ve beni mahkemeye veren 8 tane dâvâcıajansınyarısının sahipleri de FETÖ üyeliğindensoruşturma açıldı, bir kısmı gözaltına alındılar bir kısmı da  içerde, diğerleri hakkında ise savcılık soruşturması devam ediyor.Fakat,bütün bu olup bitenlerden sonra öyle üzüldüm, öyle gücendim ki bizzat kurduğum o ilk derneğegeri dönmeye tevessül bile etmedim.Bana inanan ve güvenen meslektaşlarımla birlikte meslekî çalışmalarımızı sürdürebilmek için ikinci kez bir meslek örgütü kurmak durumunda kaldık. Bunların sinsice ele geçirip kuruluş amacını dejenere ettiklerio ilk derneğin hangi dâvâya hizmet ettiği ise 15 Temmuz’dan sonra ayyuka çıktı, Dediğim gibi, bizi karalamaya çalışan bu çetenin bir kısım üyeleri şimdi cezaevinde bulunuyor.Aklanma ve adımızın itibarını koruma yönündeki hukukî mücadelemiz asla geri adım atmadan sürmektedir. Halenyeniden yargılama sürecimiz devam etmektedir.’’

Örgüt mensuplarının el attıkları her alan gibi reklamcılığa da ahlâksızlığı, ayak oyunlarını getirdiklerini ve bunu zaman içinde kurumsallaştırdıklarını belirten Özdemir, “Onların, temelini attığımız ilk oluşumu ele geçirmeye çalışmalarındansonra kurduğumuz ANADER, çok kısa bir süre içinde derlenip toparlandı, bünyesine hem Kayseri’den, hem de Türkiye’nin dört bir köşesinden pek çok seçkin reklamcıyı üye olarak katmayı başardı. Şimdilerde, bu arkadaşlarımızla birlikte hizmet içi eğitim programları hazırlıyor, derneğimizi sektöre daha geniş ölçekte tanıtabilmek için yurt sathında düzenlenen reklamcılık kongrelerine iştirak ediyoruz. Tek bir amacımız var. Reklamcılığı yeniden temiz, şeffaf, eşit koşullarda yarışılan ve şaibesizce iş alınan saygın bir meslek koluna dönüştürmek. Ancak, bu arınma sürecibiraz zaman alacaktır. Çünkü, kurdukları ilişkilerağıyla reklam sektörünü o denli kirlettiler ki cemaatten olanın değil, yeteneği ve parlak fikri olanın kazanacağı temiz bir er meydanı oluşturabilmek için her şeyden önce zihinsel bir devrim gerçekleştirmemiz gerekiyor” dedi.

Tecrübeli reklamcı, örgütün Anadolu’nun pek çok kentinde yalnızca reklamcılık mesleğiyle ilişkili dernek ve vakıfları değil, ticaretin kalbinin attığı sanayi ve ticaret odalarını da ele geçirdiğini, bu kurumların tamamında mümkün olan en kısa zamanda yönetim kurulu seçimlerinin yenilenerek büyük bir temizlik operasyonuna girişilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Ülkemizde ticaret hayatını kirleten bu kasvetli süreçte direnerek temiz kalmayı başarmış reklamcıların bundan böylefaaliyet gösterdikleri şehirlerin ticaret odalarında daha etkin bir konuma yükselmeyi kendilerine öncelikli hedef bellemeleri gerektiğini söyleyenÖzdemir, açıklamasının son bölümünde de Türkiye’nin dört bir köşesindeki irili ufaklı reklam ajanslarına seslenerek, şu çağrıyı yaptı:

“Bu büyük belâ şimdilik bertaraf edilmiş olabilir. Ancak unutmayın ki deşifre ve bertaraf edilenler, buzdağının yalnızca görünen yüzü… Daha geride bunların çetesine mensup binlerce, onbinlerce kriptolu eleman var. Ve bu elemanlar medyadan siyasete, ticaretten kültür-sanata her yerde…

Başta derneğimizin üyeleri olmak üzere, Türkiye’deki bütün yerel ve genel ölçekli reklamcılara çağrıda bulunarak, meslekî ve ticarî örgütlenmelerde meydanı artık eskisi gibi bunlara bırakmamalarını tavsiye ediyorum. FETÖ, bir dönem meydanı boş bularak her nasıl ki her türlü STK’nın içine sızdıysa, şimdilerde de namuslu, ahlâklı, kendi çeteleri için değil bütün Türkiye için çalışan meslektaşlarımız, başta ticaret odaları olmak üzere, irili ufaklı bütün meslek birliklerine ağırlıklarını koymalıdır.”

ANADER yönetimi, reklamcılık sektörünün Türkiye’de 3 milyar doları aşanyıllık cirosuyla hak ettiği saygınlığa erişebilmesi için, temsil noktasında dernek ya da vakıf gibi STÖ’lerin çok daha ötesine geçilerek bir “Reklamcılar Federasyonu” ile temsil edilmesini savunuyor. Muhittin Özdemir, yönetim kurulu olarak yakın zamanda hükûmet üyelerinden bu konuyu gündeme getirmek ve görüş alışverişinde bulunmak üzere bir randevu talep edeceklerini belirtti.Özdemir, Ticaret Odalari’ndaki meslekî zümrelerinde de bundan böyle daha aktif bir temsile yöneleceklerini sözlerine ekledi.

 

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

SON DAKİKA HABERLER

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık