Osmanlı'da Merak edilen Sonlar, 'Parola Muin'

Osmanlı Son dönemini konu alan "Parola Muin" Polisiye Romanı, bu dönemdeki Medreseliler, İttihatçılar ve Yıldız istihbaratı özelinde Abdülhamit politikalarına yer veriyor. Genç yazar Uğur Çelik'in kaleminden çıkan kitap yakın plan yayınları tarafından basıldı.

Osmanlı'da Merak edilen Sonlar,  'Parola Muin'

"Parola Muin" romanı, Osmanlı'nın son evresinde merak edilen her bir grubun devlet ve milletin kurtuluşu için ortaya koydukları düşünceleri ilginç bir polisiye hikayesiyle okuyucuya sunuyor.

Yazar, romanının toplumun her kesiminin rahatlıkla okuyabileceği tarafsız bir gözle kaleme alındığını özellikle belirterek, romanın toplumdaki uzlaşı kültürüne katkı sağlamak niyetini taşıdığını vurguluyor.

"Parola Muin" romanın yazarı Uğur Çelik'e göre; Bir millet önce tarih birliği yapmalıdır, tarih birliği yapamayan milletler kendi içerisinde bölünürler ve gelecek birliğini inşa edemezler..Tarih birliğinin oluşması için ise parçalara ayrılmış bir tarih anlayışı ortadan kalkmalı ve tarihte meydana gelen her olayın bir arka plana sahip olduğu anlaşılmalıdır...

"PAROLA MUİN" ROMANINDAN BİR KESİT: HER SON ELBET YENİ BİR BAŞLANGIÇ…

Elbette devletler için de insanlar için de aşklar için de her son bir başlangıçtır. Her başlangıç ise bir sona yaklaşmaktır.
Değişmeyen tek şeyin değişim olduğu düşünüldüğünde devlet için de insan için de duygular için de bu sürecin yaşanması kaçınılmazdır.
Batıcılara “aydın” Osmanlıcılara ise “âlim” denilmeye başlanan Osmanlı topraklarında bu değişimin getirdiği zorunluluklardır elinizdeki kitabın konusu.
Yönetimin değişimi, halkın düşünce ve söylemlerinin değişimi, dost bilinen yabancıların daha da yabancılaşması, yani her şeyin hızla değişmeye başlamasıyla gelen bir son…

Ve aynı zamanda yeni bir başlangıç…

 

Meşrutiyet idaresi gerekli miydi? Meşrutiyet neden ve nasıl ilan edildi? Bu değişim sürecinde Osmanlı aydını, Osmanlı idarecileri, Osmanlı sarayı ve Osmanlı tebaası ne durumdaydı?
Bu süreci yaşayan Halil’in, devleti, vatanı ve aşkı için verdiği mücadele; bir insanın bu değerler uğruna neleri feda edip neleri göze alabileceğinin örneği. Devlet-i Aliyye mensuplarının İttihatçılar, Medreseliler ve Yıldızcılar diye bölünmeye başladığı bir dönemde Halil, Yıldız’a bağlı bir hafiye olarak İttihatçılar içerisine sızacak ve öldürülen babasının intikamının peşine düşecektir. Ancak kader her kahraman gibi ona da sürprizler hazırlamıştır.
“Sana ikazım oğlum; vatanını seveceksin ancak kimsenin vatan sevgisini ölçmeye kalkma! Çünkü ben yaptım ve anlattım işte yaşadıklarımı, sen bu hatalara düşme. Çünkü düşersen karşıdaki de düşecek ve biz birbirimizi yerken bu güzelim Anadolu toprağından da olacağız...”

YAZAR UĞUR ÇELİK KİMDİR?

1989 yılında İstanbul’da doğdu. İlköğretim ve lise öğrenimini bu şehirde tamamladı. 2013’te Kocaeli Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümünden mezun olmuş ve Lisans eğitimini aldığı yıllarda Osmanlı son dönemi ile Cumhuriyet yılları üzerine iki yıl strateji çalışmaları yapmıştır. Üniversite yıllarında tiyatro eğitimi de alan yazar 2016’da Kocaeli Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalından “Merkez Ülke Türkiye Stratejisinin Türk Dış Politikasının Analizi (2002-2010)” adlı tez ile mezun olmuştur. Yazar 2015’ten bu yana Boldhaber adlı haber sitesinde köşe yazarlığı yapmakta ve hâlen Anadolu Üniversitesinde sosyoloji ve İstanbul Medeniyet Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Uluslararası İlişkiler alanında Doktora öğrenimine devam etmektedir.

Kitabı Satın Almak İçin Tıklayın

Beğendim 0 Muhteşem 1 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık