Çisem UZUN ARZIK

Çisem UZUN ARZIK

Eyvah! Yine Sınav Var…

Aslında 2. TEOG, YGS ve LYS gibi sınavlara daha var ama biraz anne - babaların, gençlerin dikkatini çekip, önlem almalarını sağlayabilecek şekilde vakit kazandırabilmek adına, bu röportajın tam da zamanı olduğunu düşünüyorum."Sınav kaygısı" diye bir şey var ve de çok önemli değil mi?

“Sınav Kaygısı” diye bir problem var. Üstelik bu çok büyük bir problem! Zira bu problem giderilmezse emeklerin hepsi boşa gidebiliyor. Öyle ki çok düzenli, disiplinli bir çalışma süreci yürütmüş bir öğrenciden ne bekleriz, bilgi birikimi ile sınavda başarılı olmasını değil mi? Sınav kaygısı varsa ne yazık ki başarı olmuyor.

 

*Peki sizce bu sıklıkla yaşanan bir durum mu? Yani gençler 'neden ben?' demesinler değil mi?

Kaygının bir bölümü normaldir. Hatta bizi motive eder, sorumluluğumuzu hatırlatır. Eğer kaygı çalışmaktan, başarmaktan alı koymuyorsa korkacak hiçbir şey yok. Kaygımızı sevebiliriz bile…

Her şeyde olduğu gibi kaygının da fazlası zarar.

Fakat gençlerimiz, “neden ben?” demesinler. Çünkü pek çok genç bu sorunu yaşıyor. Sınavlar önemli, çocuklarımızın geleceklerini belirliyor. Bu noktada elbette ki kaygının yükselmesi kaçınılmaz oluyor.

 

*Neden var peki bu hayatımızın gidişatını değiştirecek kadar büyük etkisi olan kaygı? Ne yapar bu kaygıyı?

Burada önce kaygının tanımına bir bakalım:

Kaygı, kişinin bir uyaranla karşı karşıya kaldığında yaşadığı, bedensel, duygusal ve zihinsel değişimlerle kendini gösteren bir uyarılmışlık durumudur.

Sınavın önemi, öğrencinin kendisinin ve ailesinin sınava yüklediği anlam bu uyarılmışlık durumunu direkt etkiliyor.

O halde sınav kaygısını nasıl tanımlıyoruz:

Sınav öncesinde öğrenilen bilginin, sınav sırasında etkili bir biçimde kullanılmasına engel olan ve başarının düşmesine yol açan yoğun kaygıya sınav kaygısı diyoruz.

 

*Anne - babaların bu kaygı duygusundaki rolünü biraz açar mısınız? Anne baba, davranışları ile tetikleyebilir ya da önleyebilir ve azaltabilir mi bu kaygıyı?

Anne- babanın sınav kaygısı üzerindeki rolü çok büyüktür.

Görüşmelerimiz sırasındaki gözlemim şudur ki; “biz çocuğumuza baskı yapmıyoruz, nereyi kazanırsa oraya göndereceğiz ama tabii ki “…” okulu kazanırsa çok mutlu oluruz.”

Ne var bu cümlede; ailenin “…” okula olan isteği ve buna bağlı mutluluğu. Yapmıyoruz dediği baskıyı aslında yapmış oldu.

Tabii direkt baskı yapan, sınavı hayatın sonu gibi gösteren aileler de var.

Anne-baba sınavla ilgili hiçbir şey konuşmasa bile, hissettikleri davranışlara yansır. Genç zaten stres altında, biri bin yapmaya hazır, davranışlarda gizli olan bu duyguları okumaya hazırdır. Bu nedenle hem anne-baba hem de gençte kaygı yüksekse beraber konuşup, değerlendirerek üstesinden gelmeye çalışmalılar. Yeterince başarılı olunamıyor ve kaygı bir engel oluşturuyorsa destek alınmalıdır. Evet, bazen sınav kaygısı çalışmalarına anne-babayı dahil ederiz. Çünkü çocuğu ne kadar rahatlatsak, anne-baba evde tekrar gerilmesine neden olabiliyor.

 

*Ama o sınav anına, o büyük gün gelene kadar asla anlayamadığımız bir durum oluyor. Misal haftalık okul denemelerinde 1 ya da 2 yanlışla çıkan çocuk, gerçek sınavda 24 yanlış yapabiliyor. Nasıl önceden tahmin edeceğiz bu kaygıyı? 

İşte bu dediğinizi evde tahmin etmek çok zor…

Bu sınavlar çok önemli sınavlar olduğu için uygun bir zamanda en azından 1-2 psikolojik destek görüşmesi yapılması yerinde olur.

Bir de sınav kaygısı düzeyini değerlendirdiğimiz ölçekler kullanıyoruz. Bu ölçekler kaygının kaynağını da derecelendirerek bize sonucu sunuyor.

Okulların rehberlik ve psikolojik danışmanları çoğu zaman bu görüşmeleri yapıyorlar ve öğrencileri yakından takip ediyorlar. Eğer çocuğunuz yakından takip edilmedi, sınav kaygısı testleri uygulanmadı ise sınav tarihine bırakmadan destek almanızı öneririm. Çünkü sınav sadece birkaç saat!

 

*Diyelim ki, iki aşamalı bir sınavın ilkinde sınav kaygısı nedeniyle istediği sonucu alamayan bir çocuk, ikinci aşamada bu kaygıyı alt etmiş olabilir mi? Yani ilki, ikinciyi etkiler mi?

İlkinde kaygı sorunu nedeniyle yeterince iyi sonuç alamamış bir öğrenci, eğer kaygısının nedenini buldu ise çözüm sağlayarak ilerleyebilir.

Mesela bilgi eksiği kaygısını oluşturdu ise, daha çok ve düzenli çalışarak ikinci sınavda daha iyi bir sonuç çıkarabilir.

Fakat kaygısının kaynağını bulamadı ise, ikinci sınava kadar hem hazırlık süreci hem de kaygıyı giderme süreci sağlıklı olmalıdır. Zira ikinci sınavda da kaygı kapıda olacaktır. Hatta kaygılanacak olmaya ilişkin bir kaygı da oluşacaktır.

 

*Kız ya da erkek fark ediyor mu bu kaygı durumunda? Yani hangileri daha az yaşıyor diye sorabiliyor muyuz?

Sınav kaygısı cinsiyet gözetmez.

Sınavdan beklenti düzeyi dengesiz düzeyde yüksekse kaygı da yükselecektir. Misal, öğrencinin kapasitesinin üzerinde bir sonuç hedefe koymamalıyız.

 

*Diyelim ki, anne baba evde çözemedi, okulda bu kaygı giderilemedi. Sınav öncesi terapi ile sonuç alınabiliyor mu? Nasıl bir yöntem izliyorsunuz?

Tabii, sınav öncesi terapi ile olumlu sonuçlar alıyoruz. Ancak sınava 5 kalaya kadar beklememek lazım.

Her gencin terapideki yararlanım süresi farklı oluyor. Diyemeyiz ki 2 seans sürecek, 4 seans sürecek vb. Az önce de aktardığım gibi aileyi de sürece dahil etmemiz gerekebiliyor. Zaman zaman eve uygulama ödevleri veririz. Bu ödevlerin tam olarak uygulanma çabası da süreci etkiliyor. Uygulamalardan aldığımız destekle hızlı ilerleyebiliyoruz.

 

*Terapiye ne kadar önce başlanması gerekir? Terapiye geç kalmak diye bir durum söz konusu mu?

Sınavlara kalan zamanı düşündüğümüzde bugüne kadar hiç destek alınmamışsa en azından 1 görüşme yapmakta ve durumu açıklığa kavuşturmakta fayda var. Sınav kaygısı varsa çözüm için kalan zaman ancak yeterli olacaktır. Bir de unutmayalım ki kaygının fazlası çalışma ritmini bozuyor. Kaygıyı bir an evvel ortadan kaldırmak, çalışmaya verim katacaktır. Bu çok önemli çünkü sonlara doğru öğrencimizin sabrı ve enerjisi azalıyor.

Ancak hiç destek alınmadı, okulda takibi yapılmadı diyelim; burada da sınavdan önce 1 görüşme yine işe yarar. Çünkü anlatmak rahatlamaktır…

Fakat dikkat edelim, sadece rahatlamak! Bütünüyle var olan sınav kaygısını yok etmek değil. Yine de sınav kaygısından kurtulmayı son zamanlara bırakmamalıyız…

 

*Terapiyle sınav başarısının artmasına yönelik tespit edilmiş bir oran var mı? 

Tabii ki böyle bilimsel araştırmalar var. Kaygının çok çeşidi vardır.

Sınav kaygısının bir başlık olarak yer almasının nedeni bu konunun araştırılmış olmasıdır. Düşünün ki sınav kaygısı bu derece önemli bir kaygı çeşidi.

Hatta bu konuda ölçekler geliştirilmiş olması da yapılan bilimsel araştırmalar içindir. Biz ölçekleri bireysel hayata sonra dahil ediyoruz, önce bilim hazırlar ve kullanır.

Bu noktada diyebilirim ki sınav kaygısını gidermek için alınacak destek sınav sürecinde başarıya götürür.

Tüm öğrencilerimize sınavlarında başarı sakinlik dilerim, tabii ailelerine de… Gelecek güzel ve başarı dolu günlere…

 

Röportajı Gerçekleştiren: Arzu Bozdoğan


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.