Erdem KOÇOĞLU

Erdem KOÇOĞLU

CHP'nin Terörle İmtihanı

CHP;Osmanlı İmparatorluğunun yıkılmasıyla,bu ülkenin tarihi,geleneği ve inancıyla kavgalı olarak;Ulus-devlet projesinin gerçekleşmesi için,bu ulusa rağmen var olan ve kendisini dönüştürmeyen;toplumu kendine-doğru dönüştürme politikasıyla hayatımıza giren bir siyasal yapının adıdır.

Bu siyasal yap/anlayışı;yine Osmanlı dağıldıktan sonra oluşan/oluşturulan bütün devletlerde olduğu gibi,Osmanlı'yı yok eden irade tarafından bu ülkeye dayatılan bir yönetim şeklini gerçekleştiren bir siyasal anlayışın adıdır.

Temelini İttihat Terakki'den alan;Osmanlının yıkılmasının tek sebebi olarak "Dini" gören ve yeni kurulacak devletin bekası için bu yeni devleti bu "tehlike"den uzak tutmak için politika yapan bir anlayışın adıdır, CHP.

Fakat,bütün bunlar,beğenirsiniz ya da beğenmezsiniz;buna inanmış/inandırılmış bir zihnin tezahürüydü ve gerçekten bu yolla yeni kurulacak devletin bekasının söz konusu olabileceğine iman edilmişti.

Yani, geçmişi silme,geçmişle bağları koparma,tarihi 1071'den değil 1920'den başlatma,dinin sosyal-siyasal alanda çıkarılmasının tek sebebi kurulacak olan yeni devleti tahkim etmek içindi.

Atatürk'ün CHP'si buydu...

Ve başta Takke-zaviyeler olmak üzere,azınlıklar ile bir çok kurum ve kuruluşun kapatılması,yasaklanması ;Osmanlının yaptığı " hataya" düşmemek ve devletin ömrünü uzatmak içindi...

Yine beğenirsiniz ya da beğenmezsiniz; "Atatürk'ün askerleriyiz" sloganıyla meydanlarda arz-ı endam etmelerinin altında,kendisi dışında ki herkesi "bu ülkeyi yıkmaya çalışan tehlike" olarak görmelerindendir...

Onlara göre;bu ülkenin, yeni Cumhuriyetin "kuruluş felsefesi"nin dışına çıkması ile başka ülkeler tarafından işgal edilmesi arasında bir fark yoktu...

Onun için, " Recep Tayyib Erdoğan'ın bu ülkenin başında olması ile,bu ülkenin başına üç atom bombası düşmesi arasında fark yok"tu. Çünkü her iki durumda da "kendilerinin olan devlet" ellerinden çıkmış oluyordu...Bu psikolojiyi anlamak için zorlama bir empati yapıyor ve anlıyoruz!

Fakat,bütün bunlar, "onların" olan bu ülkenin korunması için içgüdüsel olarak gösterdikleri refleksti!

Buraya kadar tamam,burayı anladık!..

Fakat,bu ülkenin bekası için paranoya derecesinde yukarıda saydığım tepkiler/tedbirler alan "Cumhuriyeti kuran CHP"nin; günün birin de bu Cumhuriyeti yıkmak için kırk senedir mücadele veren PKK terör örgütü ve 15 Temmuz'da vekalet aldıkları ülkeler adına "CHP'nin Cumhuriyet"ini işgale gelen FETÖ ile kol kola girebilmelerini anlamakta zorlanıyoruz!

Atatürk mezarda kalksa ve, "Atatürk'ün askerleri" ile "FETÖ ve PKK askerleri"nin aynı meydanda,birlikte slogan attıklarını görse,yerinden kalkmaktan vazgeçer ve bugünün CHP'li Türkiye'sinde yaşamadığı için şükr eder.

Oysa CHP; AK Partinin FETÖ ile problem yaşamadığı dönemde;FETÖ'nün daha "Fetullah Gülen Cemaati" olduğu süreçte, "Okyanus ötesine" vurgu yapmış;Ergenekon ve Balyoz Davalarının "avukatı" olduğunu söylemişti. Eğer o gün söylediklerinin bugün arkasında dursaydı, siyaseten "haklı çıktık" diyebilirdi.

Ama CHP dün; "Fetullah Gülen Cemaati" iken düşmanlık ettiği yapıya,bu yapının gerçek yüzü ortaya çıkıp  "FETÖ" olduğu anlaşılınca yanında durması ve "avukatlığına" soyunması ile;dünkü düşmanlığının da,bugünkü dostluğunun da,ülkenin "bekası" için değil;İktidara "belden aşağı" vurmak ve "Parti Bekası"nın esas amaç olduğunu bizzat kendisi itiraf etmiş oldu. 

CHP'li arkadaşlarımız daha net anlasınlar diye bir örnek daha verelim:Barış sürecinde MHP, "Bunlar terör örgütüdür,bunlara güven olmaz,bunlarla yola çıkılmaz" dedi ve haklı çıktı.

Ama fark şu;MHP dün söylediği yerde duruyor ve göğsünü gere gere "ben söyledim" diyebiliyor.Bugün de,"Siyasi geleceğimiz için ülkemizi tehlikeye atamayız" diyerek doğru yapıldığında, inandığı politikalara sonuna kadar destek verilebileceğini gösteriyor.

Peki neden?

Çünkü;Bir tane Türkiye var da ondan...

Peki,yukarıda zikrettiğimiz konularda "yanılan" hükümet nasıl oluyor da buna rağmen halktan artarak destek alabiliyor?

Çünkü hükümet (AK Parti-R.T.Erdoğan);Barış sürecinde de,Ergenekon sürecinde de iliklerine kadar samimiydi.

Dökülen "kardeş" kanının önlenmesi için "kefen" giymeye ve "siyasi bekasını" ülkenin bekasına feda etmeye samimiyetle razıydı.Kaçırdığı nokta;her iki terör örgütünün de iplerinin başkalarının elinde olduğuydu.

Bundan böyle samimiyet siyasetin temel akçesi olacaktır.Vatandaşın sizin samimiyetinize inanması gerekiyor.

Şu soruyla bitirelim:Bu ülkeye işgal girişiminde bulunmuş ve yurt dışına kaçmış militanların isimlerini miting alanlarında anons eden bir lidere ve partiye halk güvenir mi?

Güvenmez çünkü;Bu parti ve lider siyasi ikbali için "her şey" yapar,diye inanır.

Bu anlayışla,işi zor CHP'nin...


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.