• 18 Haziran 2016, Cumartesi 10:56
ErdemKOÇOĞLU

Erdem KOÇOĞLU

Çok Güzel Hareketler Bunlar

Almanya Parlamentosu 1915 Ermeni Tehcir olaylarını "soykırım" olarak tanıyan oylamayı onadı.Bu esasen sadece Almanya'nın değil, bütün Batı ülkelerinin Türkiye'ye karşı bir "şantaj" olarak kullandıkları, kendilerinin dahi inanmadığı bir iftiradır.Bunu Almanlar en az bizim kadar iyi biliyor. İyi biliyor zira; Almanya "soykırım" hakkında "ihtisas" yapmış bir ülkedir.

Peki o zaman yapılmak istenen şey nedir?

Bir defa, özellikle mülteciler konusunda Bayan Markel'in iki ay içinde 4-5 kez Türkiye'ye geldiğini biliyoruz.Her seferinde bizim hükümetle pazarlığa oturduğunu da biliyoruz.Hükümetimiz, özellikle de Sayın Cumhurbaşkanımız AB'ye "vizesiz geçişle ilgili pazarlık içinde olmayız, bu zaten bizim hakkımız" dediğini de biliyoruz.

Bayan Markel, Türkiye'de beklediğini alamayacağını anlayınca, özellikle Cumhurbaşkanımızın, "gerekirse mültecileri uçaklara doldurur göndeririz" beyanatında bulununca Almanya tutuşmaya başladı.Türkiye, mülteciler konusunda sonuna kadar haklıdır. Uluslararası hukuk açısında bütün üye ülkeler mülteci sorununu birlikte üstlenmek zorunda olmalarına rağmen, sanki olay sadece bir Türkiye meselesiymiş gibi lakayt davranmaları, Sayın Cumhurbaşkanımızın söylediği her kelimeyi haklı çıkarıyor.Mülteci sorunu konusunda, başından itibaren bizim talebimiz, mültecilerin kendi ülkelerinde güvenlikli bir alanda tutulması şeklindeydi ki, doğru olan, olması gereken buydu.

Bizim ülke olarak, üç milyon mülteciyi bağrımıza basmamızın uluslararası hukuk anlamında karşılığı yoktur.Hiç bir ülke böyle bir yükü kaldıramaz.Biz, ülke olarak hepimizin kalbine, gönlüne su serpen "insanlık" ve "kardeşlik" hukuku çerçevesinde, Cumhurbaşkanımızın ifadesi ile, "bizim Suriyeliler'i yüz üstü bırakma hakkımız olamaz"dı.Bu, uluslararası ilişkilerin çok ötesinde; kul ile Allah ilişkilerinin bize yüklediği bir sorumluluktu, sorumluluktan da öte, bir "görev"di.Batılılar bunu asla anlayamazlar ama, biz buna mecbur ve mahkumuz! Bunu yaparken uluslararası hukuk değil, İslami hukuku bizi buna mecbur kılıyor.

Bu temel prensibi ortaya koyduktan sonra, şunu hemen ifade edelim ki; Bayan Markel'in bu kararın çıkmasında birinci derecede sorumlu olduğunu ifade etmeliyiz. Bakmayın siz Markel'in "bana rağmen karar çıktı, ben bundan hoşnut değilim"  gibi  "iyi polis, kötü polis" oynamasına. Yani karar, bizatihi Almanya'nın dış ilişkiler politikası çerçevesinde alınmış bir karardır.

İran devriminde son derece etkili olan bir siyasetçinin; "Batılılar her şeyi satarlar,kendilerini idama götürecek ipi bile" ifadesi Batılıları tanımak için güzel bir örnektir.Gezi olayları, 17-25 Aralık Paralel Darbe Girişimi, 6-7 Ekim HDPKK'nın ayaklanma girişimi, hendeklerin kazılması,DEAŞ ve PKK ne için kuruldu, finanse edildi,desteklendi / destekleniyorsa, Almanya Parlamentosu da bu kararı aynı gerekçelerle onadı.Bunda hiç şüpheniz olmasın...

Yukarıda bir iki kez kullandım "Uluslararası Hukuk" diye..."Uluslararası Hukuk" diye bir "hukuk" yok, bir defa bunun altını kalın çizgilerle çizelim.Literatüre öyle geçtiği için kullandım, yoksa varlığına ve uygulandığına inandığım için değil. Uluslararası Hukuku en güzel tarif eden, Kapitalizmin baş düşmanı olarak gördüğümüz / bildiğimiz Karl Marks'tır. Der ki, "eşitlikler arasında en son sözü GÜÇ söyler" Evet, gerçekten de öyle; Uluslararası Hukuk  güçlünün "son sözü" söylemek için kullandığı bir argüman olmak, yaptığı işe "meşruiyet" kazandırmak için çiğnediği bir sakızdan başka bir şey değildir.

ABD, Irak ve Afganistan'a girerken; Sırplar Bosna-Hersek'te gerçek manada, hem de AB güçlerinin nezaretinde "soykırım" yaparken, İran ve Rusya beş yüz bin insanı katleden, ülkesini ateşe veren Esad'ı desteklerken, Uluslararası Hukukun hangi maddesine göre hareket etmiş olabilirler?

Ben bu süreçte, özellikle yapılmak istenen şeyin Türkiye'yi yalnızlaştırmak; Batı dünyasında mahkum etmek,İslam coğrafyası ile bağını kesmek istendiğini düşünüyorum.Türkiye bu durumu ne kadar sürdürebilir bilmiyorum.Zira bu çok onurlu bir yürüyüş olduğu kadar,çok da zor bir süreçtir.En zor tarafı ise, dış ilişkiler ve terör konusunda bile devletinin değil, ülkemize operasyon yapan uluslararası güç odaklarıyla hareket eden muhalefetimizin varlığıdır. Esas işimizi zorlaştıran mesele budur. İlk çözmemiz gereken mesele budur ama, bu Rusya ile krizi çözmekten daha zordur!

Yazımıza başlık olarak kullandığımız "Çok Güzel Hareketler Bunlar" ifadesinden daha güzel bir ifade bulamadım Almanya'nın durumunu anlatabilmek için...

Almanya, bizi Birinci Dünya Savaşına sürüklemiş, dünyada hegemon güç olmak adına dünyayı felakete sürüklemiş bir ülke. Hitler'in ülkesidir Almanya, daha ötesi var mı? Bizim hiç bir dönemde, insanları fırınlarda yakan, katliam yapmak için bir çok şehirde tesis kuran, insanlardan "sabun" üreten, "bir gün bir tek Yahudi'yi sağ bıraktığım için insanlık  bana kızacak" diyen bir devlet adamımız olmadı. Kendi resmi rakamları bile, 5-6 milyon Yahudi'nin katledildiğini, Romanları da katarsak 10 milyona yakın insanın soylarının kurutulmaya çalışıldığını söylüyor.

Batı, "insanlıkla" ilgili konuşabilecek bir meşrebe asla sahip olmadı; kızıl derililerin soyunu da, Afrika kıtasının zenginliklerini de bizim tarihimiz yok etmedi. Bugün bize "insanlık" dersi vermeye çalışan batının eseridir bütün bunlar. Sormazlar mı insana, "Haçlı seferlerini neden yaptınız?" veya  "Çanakkale'ye piknik yapmaya mı geldiniz?" diye.

Bunları okuyup dinleyince, beğeniyle izlediğim "Çok Güzel Hareketler Bunlar" a güldüğümden daha çok gülüyorum!..

Siz, bizimle dalga mı geçiyorsunuz?  Siz, "soy kırım" derken bile, halen ellerinizden ve ağzınızdan "kan" akıyor. Güldürmeyin bizi, şakacılar sizi...

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


hüseyin payalan hüseyin payalan 25.10.2017 20:14

Yüreğine sağlık Erdem abim

Türkan İnci Türkan İnci 27.10.2017 12:00

Herzamanki gibi çok doğru tespit yazıya döküm çok güzel kardeşimyüregine kalbine saglık degerli kardeşim sevgilerimleee

Türkan İnci Türkan İnci 27.10.2017 12:00

Herzamanki gibi çok doğru tespit yazıya döküm çok güzel kardeşimyüregine kalbine saglık degerli kardeşim sevgilerimleee

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık