• 20 Ağustos 2017, Pazar 13:24
ErdemKOÇOĞLU

Erdem KOÇOĞLU

Geleneksel Bir Protesto Aracı: Coca Cola

Sayın Cumhurbaşkanı Isparta'da Coca Cola'nın Türkiye'deki 10. fabrikasını açtı ve kızılca kıyamet koptu. Bendenizde, süreci olabildiğince dinlemeye, izlemeye ve söylenenleri kendi penceremden okumaya ve yorumlamaya çalıştım. Son olarak da kendi sayfamda konuyu sayfa arkadaşlarıma sordum ve çok değerli fikirlerini aldım. O paylaşımımda da ifade ettiğim gibi;"Hem konuyu hiç önemli görmüyorum, hem de fikrim nettir" benim:Çok geleneksel, ezberletilmiş, içinde "çaresizliği" ve "ufuksuzluğu" da barındıran bir protesto eylemi olarak gördüğümü, yazının daha başından ifade etmek istiyorum.

Nedenlerini paylaşayım:

1-Dünyada Coca Cola ve McDonald's "Küreselleşmenin" markaları olarak kabul edilir. Küreselleşmeye açık, liberal politikaları benimsemiş, dış sermayeyi kendisine çekmek için dünya devletleriyle yarış halinde olan bir ülke olan Türkiye'nin, kendi ülkesinde finans, perakende, medya gibi fayda-zarar dengesinde "zarar" hanesinin ağır basacağı bir alanda değil de,  "üretim" alanında yatırım yapan bir dev firmanın açılışının devlet yöneticileri  tarafından yapılmasının tuhaf tarafı olduğunu kabul etmiyorum.

2-Liberal dünyanın en büyük özelliği,  "halklar kavga da etse, ekonominin serbest dolaşımını" öngörür olmasıdır.  Bizde bu politikaları kabul ederek dünya ticaret sisteminin içinde var oluyoruz. Buna rağmen, dünyada "izole" bir ekonomi talep etmek, bazı ekonomik kuruluşlara ambargo uygulamak en hafif tabirle eyyamcılıktır ve Milliyetçi-muhafazakar  toplumun "gazını" almak dışında bir şey ifade etmemektedir.

3-Küresel dünya, protesto ettiğimiz ABD-İsrail de dahil,  başta Arap ülkeleri olmak üzere, dünya ülkelerinin sermayesini ülkelerine almak için girmedikleri renk yoktur. Trump, Suudi Arabistan'da yaptığı dans karşılığı 300 milyar dolarlık silah sattı. Biz, bu protestolarla "doğrusunu" yapıyorsak, onların yaptıkları "yanlış" mı oluyor?

4-Ben bu tür kuruluşlara sadece "ekonomik" olarak bakıyorum. Buna rağmen,  bunları diyelim ki protesto edeceksek bile;bu protestonun yukarıdan aşağıya değil, aşağıdan yukarıya doğru yapılmasının daha akla yatkın olduğunu iddia ediyorum. Yani, devlet adamlarına "neden açılışını yapıyorsunuz?",  esnafa "neden satışını yapıyorsunuz?" ucuzluğu yaparak değil;ambargo uyguladığımız, uygulamak istediğimiz ürünü evimize ve soframıza almazsak hem protesto daha gerçekçi, hem de sonuca etki edici olacağını düşünüyorum. Çünkü, ne esnaf tüketilmeyen bir ürünü pazarlamak ister, ne üretici tüketilmeyen bir ürüne yatırım yapar, ne de devlet erkanı böyle bir açılış yapma imkanı elde eder. Sabahtan akşama kadar tükettiğimiz, iftar sofralarımızın bile "olmazsa olmazı" olan bir markayı protesto etmek riyakarlık olarak görülmelidir.

5-Bizler,  ABD-İsrail veya Siyonizm ürünüdür diye,  Coca Cola'yı protesto ediyoruz. O zaman tutarlı olmamız gerekmez mi? Bizim başımızı yıkadığımız şampuanlar, dişlerimizi fırçaladığımız macunlar, arkadaşlarımıza hava olsun diye masaya otururken ortaya fırlattığımız, satın almak için tereddütsüz kredi çektiğimiz "akıllı telefonlar",  "yeni oyuncağım" diyerek caka attığımız otomobiller vb. ; bizim Mısırlı, Suriyeli, Arabistanlı, Tunuslu "Müslüman kardeşlerimiz" mi, yoksa; Kayserili, Malatyalı, Antepli, Rizeli, Ordulu, Ankaralı "hemşehrilerimiz" mi üretiyor?

6-Biz üretmediğimiz / üretemediğimiz ürünleri "protesto" ederek, protesto etmek istediğimiz ülkelere zerre kadar zarar veremeyiz! Hatta, zarar vermek istediklerimizden daha çok zarar görürüz. Küresel dünya, ürettiği ve markalaştırdığı, reklamlarla hayatımızın "olmazsa olmazı" yaptığı ürünleri "satmam ha!" diye bizi birde tehdit eder güçtedir, neden bu gerçeği anlamaya çalışmıyoruz? ABD-İsrail ve onların yörüngesindeki dünya, problem yaşadıkları ülkelerle bu ürünlerle "ambargo" uyguluyor ve ülkeleri hizaya getiriyor.

7-O zaman bizim protesto etmemiz gereken şey,  "Neden Coca Cola fabrikasını açıyorsunuz?" basitliği değil; "Neden bizim Coca Cola'mız, otomobilimiz, şampuanımız, diş macunumuz, cep telefonumuz yok?" realizmi olmalıdır. "Neden biz sadece tüketen bir toplumuz?" diye protesto eylemi yapmak daha akıllıca değil mi?

8-Bizim zarar vermek için Coca Cola'yı protesto ettiğimiz ülkeleri gerçekten "rahatsız etmek" istiyor muyuz? O zaman "üreten" bir toplum olmak zorundayız.  Biz, Coca Cola fabrikasının açılışını protesto ederek değil; o fabrikaların onlarcasını-yüzlercesinin açılışını yaparak zarar verebiliriz. Biz gerçekten protesto ettiğimiz ülkelere hadlerini bildirmek istiyorsak, slogan atmayı bırakıp iş yapmalıyız; GSMH'ımızı  10 bin dolardan, 20-30 bir dolara nasıl çıkarırız, onu tartışmalıyız. Emin olun o zaman, bugüne kadar hiç olmadığı kadar kendi ülkemize iyilik, söz konusu ülkelere "kötülük" yapmış oluruz.

Bu arada, konuya dair Süleyman ÖZIŞIK bir yazı yazmış ve Coca Cola'nın açılışını desteklediğini ifade etmişti. Buraya kadar normal fakat, normal olmayan sayın Özışık,  "Cumhurbaşkanı bir günah işlemedi" diyebilmek için nerede ise Coca Cola'yı "Zemzem suyu" olarak bize tavsiye ediyor olmasıydı. Bu tenakuz "çaresizliğimizi" resmeden enteresan bir fotoğraf olarak hafızalarımıza kazınmalıdır.

"Hayır!", Coca Cola asla "Zemzem suyu" değildir, fakat;biz, Coca Cola'yı ABD-İsrail güçlensin diye değil, Ispartalıya "ekmek kapısı açılsın" ve Türk ekonomisine destek olsun diye desteklemeliyiz. Ve mümkünse, Ispartalının ekmek yiyeceği, açılışını yapacağımız Coca Cola'nın bizim markamız olması için enerji harcamalıyız.

Bu "ekmek kapısı" için ya kendimiz Coca Cola'lar üretelim, ya da susalım!. . Artık iş komikleşmeye başladı. Onlarca yıldır biz Coca Cola'yı protesto ettikçe Coca Cola'nın pazarı büyümeye, İsrail'in Filistinlilere zulmü çoğalmaya, ABD'nin dünyayı sömürmesi artmaya devam ediyor.

Çözüm;üretmek, ürettiklerini dünya pazarında pazarlamak ve ekonomik olarak güçlenmektir. "Tüketimi yavaşlatmak" çağımızda gelişmemiş ve gelişmekte olan ülkeler için bir "yaptırım" aracı olabilir, fakat; "dünyaya üreten" ve ürettikleriyle "dünyayı doyuran" ülkeler için bunu söylemek çok doğru değildir. Zira çoktan toplumlar "Tüketim makinesi" haline dönüştürülmüştür. Tüketim artık bir yaşam biçimidir, toplumu bu "yaşam biçiminden" vazgeçmeye davet etmek intihar sebebi olur!. . Düşünsenize bizim facebook'umuz, akıllı telefonumuz yok!. . Düşünsenize banyoda saçlarımızı "killi toprak"la yıkıyoruz;saçlarımız hiç "ahenkle dans eder" mi o zaman? Etmezse bizim halimiz nice olur?!

Gerçekçi olalım;her sorunumuzu "geleneksel" yöntemlere başvurarak çözmek imkansızdır.

"Gençlik" deyince MTTB ve MGV'yi örnek göstererek bugünün gençlerinin sorununu çözmemiz ne kadar imkan dahilinde ise; Coca Cola fabrikasının açılışına karşı gelerek, Filistin Davasına, Mescid-i Aksa'ya sahip çıkmak o kadar mümkündür.

Türkiye, AK Parti hükümetleri sürecinde "Savunma Sanayi"nde uçuşa geçmesine rağmen;yıllık yatırım miktarı 10 milyar dolarlarda dolaşırken, yok etmeye çalıştığımız, protesto ederek ekonomisini çökertmeye çalıştığımız ABD'nin yıllık yatırım tutarı 1 trilyon dolardır. Bizim ülkemizde daha taşın altına elini sokup yerli bir araç üretecek "bir babayiğit" aranıyorken, onlar her şeyi üretmek için devlet-millet el ele gece gündüz çalışıyorlar, üretiyorlar.

Şüphesiz Allah bizim düşmanımız, onların dostu değil; bu dünya da çalışan herkesin "çalıştığı kadar hakkını veren" Rahman sıfatı tecelli ediyor.

İki şey yapacağız;bir, çok çalışacağız. İki, söylediğimiz her şey de çok "samimi" olacağız. Yoksa sözümüzün tesiri, işlerimizin bereketi olmaz.

Muhabbetlerimle. . .


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


SON DAKİKA HABERLER

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık