• 16 Nisan 2016, Cumartesi 11:54
ErdemKOÇOĞLU

Erdem KOÇOĞLU

İslam Birliğine Doğru...

Birinci Dünya Savaşı sonrası dağılan / dağıtılan Osmanlı İmparatorluğundan sonra İslam Coğrafyası'nda kan ve gözyaşı hiç eksik olmadı.Teodar Harzl daha o günde Haçlılara kürsü de ,elinde ki Kur'an-ı Kerimi göstererek;  "Müslümanların elinde bu kitabı almadıkça,onları yenmemiz mümkün değildir" diye sesleniyordu.

Gerçekten de önce İslam ülkelerini bölük pörçük ettiler,sonra Kur'an-ı hayatımızdan çıkardılar,dini bir ritüel olarak yaşanacak bir töreye indirgediler.

Birinci Dünya Savaşı öncesinde dünyanın hegemon gücü olan İngiltere 19.yüzyılda gücünü kaybetmiş,savaş sonrasında ise ABD'ye mahküm bir pozisyona gelmişti.1929'da  kıta Avrupası'nda yaşanan ekonomik bitiş hegemon güçlerin hepsini paniğe sevk etti.

Bunun üzerine 1944'de ABD'nin  Bretton Woods  kasabasında toplanan batılı güçler ABD'nin önderliğinde ki bugünkü Küresel Dünya Sistemini kurdular.Alınan en önemli kararlar arasında Dünya Bankası,IMF ve GATT (Gümrük Tarifeleri Birliği)'in kurulması olmuştur.

Bu tarihten sonra başta İslam Ülkeleri olmak üzere,gelişmemiş ve gelişmekte olan ülkelerin hemen hepsi bu çark içinde hegemon,küresel  güçlerin emellerine,politikalarına hizmet etmek zorunda kaldılar.

Nerede ise bu hadiseden altmış sene sonra,bu kez İslam Ülkeleri İslam İşbirliği Teşkilatının 13.İslam Zirvesi için 14-15 Nisan 2016'da İstanbul'da İslam Ülkeleri toplandı.

İslam İşbirliği Teşkilatı 1969'da kuruldu lakin, bugüne kadar nerede ise bu coğrafyanın hiç bir derdine merhem olamadı.Zira, böyle bir girişim için "deli gömleği" giymiş bir lidere ihtiyaç vardı.Erbakan Hoca yıllarca İslam BM,İslam Bankası,İslam NATO'sundan bahsedip durdu.Ama sözünü duyuracak iletişim kanalları da,kulaklar da o dönemde daha kapalıydı.

İslam İşbirliği Teşkilatı 13.İslam Zirvesi bu sefer bir çok ilke sahne oldu.Dönem Başkanlığı iki yıllığına Mısır'dan Türkiye'ye geçti.İslam İşbirliği Teşkilatı Lideri sıfatı ile Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyib Erdoğan'nın konuşması damga  vurdu.

Cumhurbaşkanı konuşması Besmele ve Ashab'a selat ve selam ile başladı.

Konuşmanın tamamı bir manifesto niteliğindeydi.Tıpkı 1944'de batı dünyasının aldığı kararlar gibi; İslam Ülkeleri arasında askeri,ekonomik,siyası konularda bir birlik oluşturulması,İslam Ordusu ve İslam Bankasından bahsedildi.İslam Ülkelerinin yaşadığı en karanlık dönemde Cumhurbaşkanı bugün birbirine düşman olan İran ve Suudi Arabistan'ı aynı masa etrafında topladı ve, "benim dinim Şiilik de değildir, Sunnilik de değildir.Benim Dinim İslam'dır.Bizim için en derin problem mezhep çatışmaları ve nifaktır." diyerek de oynanmak istenen tehlikeye dikkat çekti.Bu toplantının en önemli konularından biri oldu.

Terör konusunda ise,"Sözüm ona İslam adına hareket ettiğini söyleyen terör örgütleri hep Müslümanları katlediyor,hep İslam ülkelerine saldırıyor.Neden bu problemleri biz kendimiz çözmek yerine başkalarına havale ediyor,başkalarından yardım istiyoruz.Onlar bizim huzurumuzu sağlamak için değil,petrol için geliyorlar" dedi.

Bana kalırsa bu Sayın Cumhurbaşkanını ikinci Davos'u oldu...

Yine Sayın Cumhurbaşkanı,"Dünya nüfusunun dörtte birini oluşturan İslam Ülkelerinden neden bir tane daimi üye yoktur.İçinde Müslümanların olmadığı,kendisi adaletsizlik üzerine bina edilmiş bir yapı adaleti sağlayabilir mi? Unutmayın dünya beşten büyüktür" diyerek, o vicdanlara dokunan hissiyatının bir kez daha altını çizdi.

Açıkcası ben ilk defa İslam İşbirliği Teşkilatında böyle bir kararlılık gördüm.Hiç şüphe yok ki bunun en büyük sebebi kan gölüne dönüşmüş coğrafyamızda Sayın Cumhurbaşkanı gibi bir Karizmatik Liderin varlığı idi.

Bu,bir çok insan için "macera" olarak görülebilir ama,sizin maceralarınız,rüyalarınız yoksa yelkeninizi şişirecek rüzgarınız yok demektir.

Sayın Recep Tayyib Erdoğan bir "sefere" çıkmak istiyor,hem de "zafer" için bütün argümanları kullanarak.

Sayın Cumhurbaşkanı sadece ülkemizde değil, dünya da bir dönüşüm yapmak gibi çok zor; zorluğundan çok daha büyük bir ulvi çabanın içinde olmak istiyor.Zaten hem içimizde ki gezici zihniyetin, hem de batılı fikir babalarının operasyon üzerine operasyon yapmalarının sebebi de budur.Sayın Cumhurbaşkanına karşı başlatılan savaşın sebebi yeni den  "Veda Hutbesi"ne vurgu yapması,yeni den; "Müslüman Müslümanın kardeşidir ve Müslümanların kanı birbirine haramdır" dediği içindir.

Şüphesiz Sayın Cumhurbaşkanı İslam'a zerre kadar değer katamaz ama; İslam ve Kur'ana yaptığı hizmet oranında hem Allah katında,hem de Müslümanların yanında değeri artmakta,kalplerde makes bulmaktadır.

Peki bu hedefi gerçekleştirebilir mi?

Vallah bu tamamen O (cc)'nun takdirindedir.Önemli olan o yolda olmaktır ve önemli olan o yolda ölmektir

Hepimizin tek çabası "tekerleğin tümsekte kalmaması" için yeni Recep Tayyib'ler için mesai harcamak olmalıdır.

"Zalimler istemese de Allah nurunu tamamlayacaktır."

Amenna ve saddekna... 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık