• 01 Şubat 2016, Pazartesi 15:17
ErdemKOÇOĞLU

Erdem KOÇOĞLU

Kürt Sorunu -4-

Bu ülkede PKK sorununu çözmeye çalışmak siyaseten bir intihardır. Çünkü PKK sadece PKK değildir. PKK bütün Uluslararası güçlerin üzerinde hesapları olan bir proje örgüttür. Bir örgüt düşününki yıllarca dağda binlerce militanı yaşıyor, bunların çoluk çocuklarına-ailelerine bakılıyor, en ağır silahlarla donatılıyor.

Ayrıca Ulus Devlet öğretileriyle yetişmiş bir toplumun anlamasının da, kabulünün de çok zor olduğu bir mesele…

Buna rağmen AK Parti bütün bu risklere rağmen çok samimi bir adım attı ve barış sürecini başlattı.

Hatırlatalım, bugün, “AK Parti (Devlet) katliam yapıyor” diyenler, o gün “AK Parti PKK ve Kürt halkını muhatap alarak şımartıyor” diyerek eleştiriyorlardı.

AK Parti bu konuda o kadar samimi idi ki; bu samimiyeti hem Kürt haklarını savunduğunu söyleyenleri hem de onların mühendislerini çok telaşlandırdı.

Şunu hemen ifade edelim; eğer Abdullah Öcalan Türkiye’nin elinde olmasaydı bu sürecin başlamasına müsaade edilmeyecekti. Öcalan isteseydi bile ya engel olacaklardı, ya da ortadan kaldıracaklardı. HDP çizgisindeki Kürtlerin üzerindeki Öcalan etkisini bilenler hem bu sürecin yürümemesi, hem de deyim yerinde ise Öcalan’ın karizmasının çizilmemesi gerektiğini düşündüler ve bugünkü ortamı oluşturdular.

Barış sürecindeki Habur ve Uludere skandallarının bu amaçla yapılan operasyonlar olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

Barış Sürecinin başından beri AK Parti Hükümetlerinin yaptıklarının hepsinden çok daha kıymetli olan şeyin bu süreci başlatması olduğunu o günlerde de hep dile getirdik.

Burada AK Partinin belki eleştirilecek olan tek yanı, "Barış Süreci adına neden bu örgütün şehir merkezlerine yerleşmesini görmediniz?" sorusudur.

Bu soru doğru ve yerinde bir sorudur ama, ben şunun da sorulmasını talep ederim; bugün teröristler şehirlerde hendekler kazıp cephaneler kurup Mehmetçiği Şehit etmesi karşısında TSK’nın yaptığı operasyonlara bile, “Katil Devlet” diye höyküren sizler; o gün, Barış Sürecinde Hükümet dağdan inen teröristlere operasyon yapsaydı alkışlayacak mıydınız?

Çok daha büyük kıyamet koparacağınızdan; 1100 akademisyen sayısının 11.100’e çıkacağından şüphem yok!

Gelinen Nokta

Bugün gelinen nokta da Devletin yaptığı 0 doğrudur. Yıllarca Devletin yapması gereken şeyin bugün yapılıyor olması bizi fazlası ile mutlu ediyor.

Devlet ne yapıyor?

Devlet ilk defa bir vatandaşının burnunu kanamaması için ilmik ilmik halı dokur gibi titiz davranıyor. Teröristlere karşı şiddetli olduğu kadar vatandaşına müşfik davranıyor.Deyim yerinde ise halkını sırtında taşıyor, bütün zararlarını karşılayacağını söylüyor, yıkılan tüm evlerin devlet tarafından yeniden yapılacağını ilan ediyor.

Bölge halkı da bu kadar sıkıntılı bir süreç yaşamasına rağmen; terörün bitmesi için her türlü katkıyı devlete sağlıyor, yerinden yurdundan olmayı göze alıyor.

Bugün, "Devlet katliam yapıyor" diyenlere şunu hatırlatmak isterim. 90’lı yıllarda bölge halkı bütün tehditlere karşı devletin yaptığı yanlışları haykırıyor, devletin kendilerine dışkı yedirdiğini, kadınların ırzına geçtiğini söylüyor ve bunu AİHM’e taşıyarak Türkiye’yi mahkum ediyordu.

Bugün ise, terör tamamen şehir merkezine yerleşmesine rağmen HDP’liler hariç, hiç kimse hak ihlallerinin olduğunu söylemiyor.Aksine bölge halkı Kürtçe lisanıyla Mehmetçiğe dua, PKK’ya beddua ediyor.

Ben hep Devletin Kürtleri PKK’nın insafına bırakmasını eleştiriyordum. Halktan kahramanlık bekleyemezsiniz, halkın kahramanlığını anacak halkın can, mal ve namus güvenliğini sağladıktan sonra test edebilirsiniz.

İddia ediyorum; devlet aynı politikaları devam ettirsin PKK kendiliğinden eriyecektir.

Devlet, halkına sonuna kadar bağrını açacak, bir anne şefkatiyle bağrına basacak, terörle sonuna kadar ve kesintisiz mücadele edecek…Tıpkı şu anda yaptığı gibi…

AK Partinin yaptıklarından sonra ülkemizde kesinlikle bir “Kürt Sorunu” yoktur, terör sorunu vardır. Bu da eğer etrafımızdaki ateş çemberi söndürülürse çok kısa sürede sona erecektir.

Bugün artık PKK kırsalda başını kaldıramayacak durumdadır, şükürler olsun…

Öcalan’ı bir katakulli ile bay pas eden güçler, PKK eliyle kontrol ettikleri Türkiye’nin zapt edilemez yükselişinden çok rahatsız durumdadırlar.

PKK Ne Yapmak İstiyor?

PKK, Uluslararası güçlerin üzerinde yatırım yaptıkları bir taşeron örgüttür. Hiç bir yatırımcı “kar” etmeyeceği bir yatırıma girişmez. O zaman sonuna kadar hedeflediği “kar” için mücadeleye devam edeceklerdir.

PKK, Türkiye’ye 1 trilyon dolar yük, 35 bin cana mal olmuş bir örgüttür. IMF’ye borcunu ödemiş, PKK belasından kurtulmuş bir Türkiye uykularını kaçırıyor…

“PKK ne yapmak istiyor?” sorusunun cevabı hayati önem arz ediyor. Zira Kürt Sorunu olarak Ulus Devlet projesinin ürettiği bu meselenin çözümü de bu soruya verilecek cevapla çok ilintilidir.

Gerçekten PKK, Kürtlerin sorunları için mi otuz üç senedir bu ülkeyi kan gölüne çevirmektedir?

Kürtler, PKK’nın hakları için verdiğini söylediği bu savaşta gerçektende bir fayda elde etmiş midir?

Önce PKK’nın bu “mücadelesinden” Kürtlerin ne kazandığına bakalım…

1-PKK’nın başlatmış olduğu bu ayaklanma karşısında Kürtler hiçbir hak elde etmediği gibi, uğradığı haksızlıkları meşru yollarla savunma, dile getirme hakkı da elinden alınmıştır. Zira kan ve göz yaşının olduğu bir yerde haktan söz etmek imkansızlaşıyor,belki de PKK taraftarı yaftası yeme noktasına getirebiliyor sözün sahiplerini...

2-Kürtlerin ekonomik olarak fakir, eğitim olarak geride kalmasına sebep olmuştur. Öte taraftan “PKK=Kürt Halkı” okumasına sebep olmuş, bu da önyargılara sebep olmuştur.

3-Hiç şüphesiz ki en önemlisi de on binlerce Kürt gencin bir hiç uğruna, uluslararası hesaplar uğruna heder olmasına sebep olmuştur.

PKK Ne Yapmak İstiyor?

Peki PKK’nın amacı nedir, ne yapmak istiyor?

PKK, bugün Ortadoğuyu kan gölüne çeviren DEAŞ gibi proje bir terör örgütüdür. Uzun vadedeki hedefi kendisini var edenlerin istekleri doğrultusunda bir Kürdistan Devleti kurmaktır, doğru. Ama bunun için öncelikle Kürtlerin Türklere düşman edilmesi gerekiyor. Bunun için de öncelikli hedefi Kürtleri İslamsızlaştırmaktır.

Bunun iki sebebi var:

1-Esas kuruluş amacı olan Türkiye’yi bölmek için İslam’ın “kardeşsiniz” hükmünü yok etmek.

2-Kurulacak ve Batının emellerine hizmet etmeyecek, İslam Dininden kopmamış bir Kürdistan’ın işlerine yaramayacağı gerçeğidir.

Hemen belirtelim ki uzun vadedeki hedef için ortaya konan Kürtlerin İslamsızlaştırılması çok ciddi manada hedefine ulaşmış durumdadır.

Dün, Kürtlerin tek önceliği olan Din; bugün PKK/HDP çalışmalarıyla öncelik olmaktan çıkmış bir ritüel olarak kabullenme noktasına gelinmiştir.

Hatta, yeni nesiller için Din, Kürdistan’ı kurmanın önündeki en büyük engel olarak sunulmaktadır.Hakikaten de öyle…

Kürdistan’ın kurulmasının önündeki en büyük engel Din’dir.

Bu gerçeği çok iyi bilen proje sahipleri sürekli buraya ateş etmeye devam etmektedirler. Artık yeni nesil Kürtler İslam’ı “Arap Dini” olarak yorumlamakta ve asli görevlerinin ırklarına hizmet etmek olduğunu rahatlıkla söylemektedirler.

Şu soruyla konuyu nihayete erdirelim:

Peki, kimdir PKK?

PKK’nın içinde bir çok Kürt'ün olduğu, çoğunluğun Kürt olduğu bir vakıadır lakin. Kürt Ermenilerin olduğu da bir vakıadır.Yüz sene önce ihanetlerinden dolayı ülkede tutunamayan ve kimliklerini gizleyen azınlıkların yüz sene sonra ülkeden öç almak için kurulmuş gayri milli, gayri insani ve gayri İslami bir terör örgütüdür.

DEAŞ Ortadoğu’ya, PKK ise Türkiye’ye yeniden şekil vermek için aynı merkez tarafından kurulmuş, aynı merkez tarafından finanse edilen ve aynı merkezin emellerine hizmet etmekle görevli bir terör örgütüdür.

DEAŞ ne kadar Müslümanları temsil ediyorsa, PKK’da o kadar Kürtleri temsil ediyor. Ya da etmiyor ve edemeyecek!

Dua ile…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık