• 24 Ekim 2016, Pazartesi 10:49
ErdemKOÇOĞLU

Erdem KOÇOĞLU

Yedi Hilal Derneği ve Kültür Sanat

Gündelik siyasetin dışında,daha  çok sosyal hayatımızı, geleceğimizi yazmak istiyorum.  

Özellikle Tarık Akan'ın vefatından sonra kültür-sanat üzerine yazı yazmak istemiştim lakin, siyasi hayatımızın hızlı akması, gündemin çok çabuk değişmesine ve tabi yazacaklarınızın belirlenmesine  sebep oluyor. 

Aslında değineceğim konular direk siyasal hayatımızı da ilgilendiren, ötesi şekillendiren/şekillendirecek olan konulardır. Anadolu insanı olarak tanımlanan, muhafazakar kesimin Kültür-sanatla alakasını değerlendirmek istiyorum. 

Kültür-sanat, ne yazık ki bizim mesafeli durduğumuz  ama hayatın çok ama çok büyük gerçeği olan ve en az siyaset kadar toplumlara yön veren, şekil veren bir alandır. 

Tarık Akan'ın vefatı üzerinde toplanan "sanatçılar", Tarık Akan'ı ve sanatını konuşmaktan çok,Tarık Akan üzerinde siyasi mesajlar vermeyi tercih ettiler. Zaten ne yazık ki Tarık Akan da yaptıklarından çok söyledikleriyle,verdiği siyasi mesajlarla hafızalarda yer edindi. 

Benim meselem bu değil;meselem bizim, Anadolu insanının Kültür-sanata mesafeli durması, ilgi duymaması ile alakalı duyduğum rahatsızlıktır. 

Tabi bunun bir çok nedeni var: Birincisi,Kültür-sanatın son iki asırdır bu toprakların değerleriyle barışık olmaması en önemli sebeplerden biridir. İkincisi ise, özellikle Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte ülkenin bütün nimetlerini "mutlu azınlık" elde ederken, ülkenin külfeti ise Anadolu insanına kaldı. Bu yükün altında kalan Anadolu insanı karnını doyurmanın derdine düştü. Karnı aç olan insanların önceliğinin Kültür-sanat olmayacağı muhakkaktır. 

Buna rağmen bu kesimin siyaset ve ekonomide aldıkları mesafe ile Kültür-sanatın paralel gitmediğini de söylemeliyiz. 

Oysa Kültür-sanat bir ülkenin gelişmişlik düzeyini göstermesinin yanında; siyasi bir malzeme olarak da kullanılan temel bir enstrüman konumuna çoktan gelmiştir. Uluslararası küresel güçler, Kültür-sanatı bir propaganda aracı olarak görmek; siyasetin ve dolayısı ile ekonominin aracı olarak kullanmak konusunda son derece başarılı olmuşlardır. 

Artık bir çok algı oluşturma operasyonları Kültür-sanatın marifetiyle oluşmaya başlanmıştır.Algı oluşturma psikolojik bir süreçtir fakat,amaç daha çok siyasi ve ekonomik sonuçlar almak içinidir. 

Türkiye'de yapılan da bundan farklı bir şey değildir.Yıllarca sinema ve tiyatroda işlenen temel konuları göz önünde bulundurursak bal gibi siyasete araç olarak kullanıldığı görülecektir.Örneğin iş yerinde,ya da devlet dairelerinde çalışan mini etekli hanımların nitelikli konumda olmaları da, başı örtülü hanımların çaycı olması da boşuna değildir. 

Sakallı hacı amcanın odunları sulayarak sahtekarlık yapması da,kiracısı olduğu kadına sarkıntılık yapması da "film icabı" değildir.Bunun örneklerini çoğaltmak son derece mümkündür. 

En son Gezi Olaylarıyla başlayan süreçte, meşhur "mesele ağaç değil arkadaş sene hala anlamadın mı" ifadesi ile gündeme gelen Mehmet Ali Alabora, bize bir sanatçının bir tek tweetinin bir siyasetçinin günlerce yapacağı mitinglerden daha çok etkili olabileceğini göstermesi anlamında çok değerlidir. 

Bütün bu ifade ettiklerimi göz önünde bulundurarak "neden biz, bizim değerlerimizle barışık Kültür-sanatla ilgilenen,ulusal,hatta uluslararası arenada marka olmuş insanlar çıkaramıyoruz" diye sormadan edemiyoruz? 

Dini açıdan bakarsak,meşru zeminden sapmadan bu alanda;özellikle sinema ve tiyatroda başarılı olmak nerede ise imkansıza yakın bir durumdur.Fakat,yine dini bakımdan, bir alanda yetişmiş insanınız yoksa,o alanda bütün herkesin sorumlu olduğunu da, "Düşmanın silahı ile silahlanmak" gerektiğini de biliyoruz. 

Bütün bu sorularla konuya dair yazı yazmak istiyorken,dün;dört sene önce bütün bunları mesele edinmiş bir grup insanın bir araya gelerek kurduğu Yedi Hilal Derneğinin 2.Olağan Kongresine davet edildim.Burada gördüm ki, benim kafamda oluşan bütün soruları düşünen ve bunun çözümü için harekete geçen insanlar olmuş... 

Yedi Hilal Derneği,salt bir dernekçilik yapmıyor.Dernekçilik yapmanın en zor olduğu bir dönemde,geleceğimiz için,gençliğimiz için yola baş koymuş ve dünün tecrübesini bugünün bilgisiyle buluşturmaya gayret ederek; gençleri müzikle,sinemayla,sanatla,tiyatroyla buluşturmanın mücadelesine girişmişler.Bunu yaparken de bütün çalışmalarını "Camii merkezli" olarak yapmışlar. 

Bunun için "Hoca camide,gençlik cami de" konseptiyle gençlerin ruhuna hitap ederken,okuma kampları düzenleyerek de geleceğimiz olan gençlerin Kültür-sanat ve sportif faaliyetlerine katılımını sağlamayı başarmışlar.Ülkemizin en önde gelen gönül,sanat ve edebiyat dünyamızın duayenleri ile gençleri tanışık kılmakla yetinmemişler; Gönül Coğrafyamızla  irtibat sağlayarak da "fiziki coğrafyamız" ile "Gönül coğrafyamızı" oturtma gayreti içine girmişler. 

Biliyoruz ki,Türkiye'de dahil,bütün Gönül Coğrafyamızda toplumsal hayatımıza yön everen bütün liderler böylesi gençlere hizmet eden gençlik hareketlerinin içinden çıkmışlardır. 

Balkanlarda gelen misafirlerin hemen hepsi,bütün İslam Dünyasının Türkiye'ye baktığının altını çizerek bizim omuzlarımıza biraz daha yük yüklemiş oldular.Bu yükün altında,ancak Kültür-sanatla;şiirle,edebiyatla,tiyatroyla,sinemayla ilgilenen;kendisini yetiştirmiş,"Ümmet" diye bir derdi olan;dünyaya "bir şey olmaya" değil, "bir şey yapmaya" geldiği şuuru ile bilenmiş gençlerle kalkılabilinir. 

Yedi Hilal'i izlemenizi isterim;geleceğin Hasan El-Benna'ların,Seyyid Kutup'ların,Zeynep Gazali'lerin,Şule Yüksel Şenler'lerin,Necip Fazıl'ların,Adnan Menderes'lerin,Turgut Özal'ların,Necmettin Erbakan'ların ve Recep Tayyip Erdoğan'ların orada çıkacağını göreceksiniz. 

Yedi Hilal Derneği ve benzeri derneklere sahip çıkmak gençliğe sahip çıkmaktır.Gençliğe sahip çıkmak ise geleceğimize sahip çıkmak demektir. 

Unutmayın!.. 

Gençlik kimin elinde ise,gelecekte onun elinde olacaktır. 
Gençleri inşa etmek demek, geleceği inşa etmek demektir. 

Desteklerinden dolayı Üsküdar Belediye Başkanı Sayın Hilmi Türkmen'e teşekkür etmezsek vefasızlık yapmış oluruz. 

Desteğiniz için,Teşekkürler Sayın Başkanım...  


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


SON DAKİKA HABERLER

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık