• 17 Nisan 2018, Salı 14:38
ErolERDOĞAN

Erol ERDOĞAN

28 Şubat Bitti mi, Bitmedi mi?

28 Şubat sürecinde, Orgeneral İsmail Hakkı Karadayı’ndan sonra Genelkurmay Başkanlığına atanan Hüseyin Kıvrıkoğlu, basın arşivlerinden anladığımıza göre, o dönem bir açıklamasında, “28 Şubat bin yıl sürecek” demişti. “Bin yıl sürecek” ifadesi darbecilerin kararlılığını ve planlı yola çıktıklarını gösteriyordu. Bundan dolayı, darbenin özellikle dindar mağdurları, sonraki yıllarda, 28 Şubat darbesinin aleyhine sayılabilecek her türlü yeni gelişmede “bin yıl” aforizmasına vurgu yapan cümleler kurdular.

Beş yıldır devam eden 28 Şubat davasında karar önceki gün çıktı. Dönemin Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı, Genelkurmay İkinci Başkanı Çevik Bir, eski YÖK Başkanı Kemal Gürüz’ün de bulunduğu 21 sanık ‘darbeye teşebbüs’ suçundan önce ağırlaştırılmış müebbet, ardından takdir indirimiyle müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Bu sanıklar için yaş ve sağlık durumları gerekçesiyle adli kontrol uygulanmasına karar verildi. Mahkeme, 68 sanığın ise beraatına hükmetti. Mahkeme sonuçları, 28 Şubat tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Sonuçlara dair dijital mecralarda yapılan yorumlarda, birbirine zıt iki ayrı cümle gördüm. İki cümle de dönemin mağdurlarına ait.

Şöyleydi cümleler:

“Bin yıl demişlerdi, yirmi yıl sürmedi; işte mahkûm oldular.”

“Sabredin, 28 Şubat’ın bitmesine 980 yıl kaldı.”

İşin gerçeği nedir; 28 Şubat bitti mi, bitmedi mi? 

Yazının bundan sonrasını, “28 Şubat bitti!” ve “28 Şubat bitmedi!” şeklinde farklı görüşleri savunan iki ayrı grubun münazarası şeklinde okuyabiliriz.

* 28 Şubat bitti! Çünkü 3 Kasım 2002 seçimleri ile 28 Şubat siyasi anlamda sona erdi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin müthiş manevrasıyla yapılan 3 Kasım erken seçimi, gizli ortağı darbeciler olan 28 Şubatçı koalisyonları sona erdirdiği gibi AK Parti’nin tek başına hükümet olmasını da sağladı. 28 Şubat’ın doğrudan hedefi olan Milli Görüşçülerin öncülüğünde kurulan AK Parti’nin tek başına iktidar olması 28 Şubatçılara karşı bir zaferdir. Hatta 28 Şubatçıların, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığından indirerek hapse attıkları Recep Tayyip Erdoğan’ın önce başbakan sonra cumhurbaşkanı olarak ülkeyi yönetmesi de 28 Şubat’ın bittiğinin delilidir.

* 28 Şubat bitmedi! Çünkü 28 Şubat süreci her yönüyle sona erseydi, sonraki yıllarda başımıza enteresan işler gelmezdi. FETÖ’nün bürokrasi ve devletin pek çok kademesinde hâkimiyet kurması ile dershaneler üzerinden eğitimde paralel yapı oluşturması 28 Şubat’ın bir şekilde kendini var ettiğinin işaretidir. Malum, 28 Şubat darbesinin ortaklarından biri de FG-FETÖ’dür.

* 28 Şubat bitti. Çünkü dönemin darbe ortaklarından ANAP, DSP, DTP gibi partileri halk sandığa gömdü. O partiler bir daha siyasette varlık gösteremedikleri gibi parti liderleri de (Mesut Yılmaz, Ecevit, Cindoruk) halkımızın zihninde darbeci olarak kaldılar.

* 28 Şubat bitmedi! Çünkü dönemin darbeye ortak olan siyasetçileri tasfiye olmuşsa da, ordu içindeki bazı darbeci gruplar, sonraki yıllarda, siyaseti tasfiye etmek ve halka nizam vermek için ellerinden geleni yaptılar. Bunlardan biri de 27 Nisan 2007 tarihindeki muhtıradır. 27 Nisan muhtırası, ruh olarak 28 Şubat darbesine çok benzemektedir.

* 28 Şubat bitti! Çünkü genelkurmay başkanlığı tarafından, cumhurbaşkanlığı birinci tur oylamasının sonrasında 27 Nisan gecesi yayınlanan ve içerisinde çok sert ifadeler bulunan açıklamaya sonraki gün siyaset (AK Parti) çok sert karşılık vermiştir. Bu sert çıkış, siyasetimizin ve halkımızın kendi gücünü fark etmesini de sağlamıştır. Siyaset yeni bir darbe ve muhtıraya yüz vermemiştir

* 28 Şubat bitmedi! Çünkü FETÖ öncülüğünde bu defa 15 Temmuz 2016’da yeni bir darbe girişimi oldu. Üstelik bu sadece bir darbe girişimi değil aynı zamanda işgal amaçlı uluslararası bir plandı. 28 Şubat’ta darbenin başında Kemalist cuntacı ekip vardı, FETÖ-FG ise onlara yardımcı oldu. 15 Temmuz’da ise FETÖ-FG işin başındaydı, bu defa ordu içindeki diğer darbeci unsurlar destek verdi. ABD, zaten ülkemizdeki her darbede yer aldığı gibi bunda da rolünü oynadı.

* 28 Şubat bitti! Çünkü 28 Şubat davasında dönemin Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı, Genelkurmay İkinci Başkanı Çevik Bir, eski YÖK Başkanı Kemal Gürüz’ün de bulunduğu 21 sanığa ‘darbeye teşebbüs’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi. Bundan daha açık delil olamaz. Hem yargı 28 Şubat’ı darbe olarak tescil etti.

* 28 Şubat bitmedi! Çünkü darbeci askerler yargılanarak mahkûm edildi ama dönemin diğer darbe ortakları olan cuntacı sivillerden sadece biri bu yargı kararı ile ceza aldı. Darbenin medya, sendika, üniversite, bürokrasi ayağı ceza almadı.

* 28 Şubat bitti! Çünkü 21 sanığın ceza almasıyla birlikte, 28 Şubat’ın medya, sendika, üniversite, bürokrasi ayağı için de ceza imkânı ortaya çıktı.

* 28 Şubat bitmedi! Çünkü 28 Şubat darbecilerinin talimatlarıyla adil bir yargılanma olmaksızın mahkûm edilen insanlardan cezaevlerinde yatanlar var. Onlara hala yeniden yargı yolu açılmadı.

* 28 Şubat bitti! Çünkü darbecilerin en çok mağdur ettiklerinden olan İmam Hatip Liselerine uygulanan eksik katsayı sona erdirildi ve el konulan okul binaları iade edildi; okullarda ve kamuda kılık kıyafet yasakları sona erdirildi, mağdur edilen memurlar ve çalışanlardan isteyenler görevlerine döndü.

* 28 Şubat bitmedi! Çünkü o dönem siyaset ve topluma enjekte edilen kavgacı ve birbirini düşman görme tarzı devam ediyor.

* 28 Şubat bitti! Hatta ordunun kendi sınırlarını aşarak siyasete müdahalesini kolaylaştıran MGK gibi bazı konularda yapılan düzenlemelerle artık darbelerin önü de tıkandı.

* 28 Şubat bitmedi! Çünkü 28 Şubat başta olmak üzere 12 Eylül ve 15 Temmuz aynı zamanda ABD’nin de içinde bulunduğu darbelerdir. ABD bölgemizden uzaklaştırılmadan, Türkiye gerçekten çok güçlü ve lider ülke olmadan darbelerin sona erdiğinden emin olmamalıyız.

* 28 Şubat bitti! Çünkü hem siyasetimiz, hem halkımız artık darbeler konusunda bilinçli ve özgüvene sahip. Bunu 15 Temmuz'da gördük. Artık darbecilik bitmiştir.

 

Üç soruya vereceğim cevaplarla yazıyı bitireyim.

Soru: 28 Şubat çok mu önemli bir darbe?

Cevap: Evet önemli. Çünkü 28 Şubat, önceki darbelerden bir yönüyle farklı; bu fark 27 Nisan muhtırası ile 15 Temmuz darbe girişiminin de felsefesini oluşturmaktadır. Fark şu: Önceki darbeler siyaset ve bürokrasiye yönelmişken 28 Şubat siyaset ve bürokrasinin yanı sıra toplumun geneline yönelmiş; toplumun kültürünü, geleneğini, inancını düşman ilan etmişti.

 

Soru: “Bin yıl sürecek” cümlesi ne anlama geliyor?

Cevap: Cuntanın “28 Şubat bin yıl sürecek” cümlesi; İslamcı, dindar, milliyetçi, muhafazakâr siyasetçiler ve insanların “Biz bu topraklarda bin yıldır yaşıyoruz.” şeklinde söyleyegeldikleri 1071 Malazgirt Zaferiyle başlayan “Müslüman Anadolu” anlayışına meydan okumak olduğunu düşünüyorum. Adeta “Sizin bin yılınız bitti, bizim bin yılımız başlıyor” demeye çalıştılar.

 

Soru: Sizce 28 Şubat bitti mi?

Cevap: Sosyal, siyasi, kültürel olaylar aniden başlamaz, aniden bitmez. Büyük olaylar/krizler/durumlar şeklen sona ermiş gözükse de etkileri ve sonuçları belli süre devam eder. Uygun zemin bulursa kendini tekrar etmek ister. 28 Şubat siyasi olarak bozguna uğratılmıştır, başka alanlardaki sonuçları ve etkilerini de her yönüyle temizledikçe tamamen bitecektir. Başarmamız gereken budur.

Bir de, “post modern” diyenlerin ağzına biber süresim var. Başka kelimelere ihtiyaç duymayacak şekilde söyleyelim: 28 Şubat açık seçik darbedir.

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


SON DAKİKA HABERLER

yukarı çık