• 11 Eylül 2016, Pazar 10:48
ErolERDOĞAN

Erol ERDOĞAN

Darbenin Siyasi Ayağı

Darbenin Siyasi Ayağı Nasıl Tasfiye Edilecek?

15 Temmuz 2016 tarihli işgalci terörist darbe girişiminin üzerinden neredeyse 2 ay, OHAL kararı üzerinden hemen hemen 50 gün geçti. Darbede suçüstü yakalanmış, darbe girişimine destek vermiş veya FETÖ ile ilişkisi olduğu kabul edilen insanlar gözaltına alındı, tutuklandı, açığa alındı, KHK’lar ile kamu görevinden ihraç edildi. Bir anlamda cuntanın aktif ve pasif tüm üyeleri deşifre edildi ve devletten uzaklaştırıldı. Bunlar içerisinde askerler, polisler valiler, kaymakamlar, öğretmenler, akademisyenler, müftüler-imamlar, hâkimler-savcılar var. Darbecilerin tasfiyesi her alanda devam ediyor. Bir vatandaş olarak bu tasfiyenin en adil, en hızlı, en şeffaf biçimde sürmesini ve sonuçlanmasını diliyorum.

Cuntanın siyaset ayağının deşifresinde gözle görülür bir çaba olmadığı da ayrı bir gerçek. Üstelik halkın bu gecikme haline tepki gösterdiği herkesin malumu. Adı darbecilerle yan yana anılan siyasetçilerle ilgili hukuki bir süreç başlatılmadığı gibi, ortadaki iddiaları yalanlayıcı dişe dokunur bir açıklama da yapılmıyor. Her alanda tasfiye-deşifre varken siyaset alanının es geçilmesi kabul edilemez. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Yıldırım başta olmak üzere darbeye doğrudan hedef olan kişi ve kurumlar, darbecilerin tasfiyesi konusunda kararlı olduklarına göre, darbecilerle ilişkili olduklarına inanılan siyasetçilerle ilgili deşifre ve hukuki süreç neden yavaş ilerliyor?

DARBE ve FETÖ'nün siyasi ayağına dair temizliğin gecikmesini iki şekilde yorumlayabiliriz.

Bir: Darbenin siyasi ayağının şu an deşifresi, sayısal olarak siyaseti zayıflatacağı, bunun darbeyle mücadeleyi olumsuz etkileyeceği endişesiyle en sona bırakılıyor olabilir. Yani ordu, emniyet, medya, bürokrasi, iş dünyası gibi alanlarda darbeciler ve örgütle ilişkili olanların tasfiyesi tamamlandıktan sonra siyasette darbe temizliğine başlanabilir.

İki: Darbenin siyasi ayağının tasfiyesi gözaltı, tutuklama, ihraç gibi yollarla değil ‘siyasi’ olarak düşünülüyorsa bunun için ‘seçim’ tercih edilebilir ki, bu durumda ufukta 'erken seçim' var demektir.

Ancak erken seçime gitmek için devlet ve hükümetin darbe temizliğinde ciddi bir başarı yakalamaya kendini şartlandıracağını düşünüyorum. ‘Erken seçim’ hemen bir seçim olmayabilir.

Peki, ‘Erken seçim’ kararı verilirse, hem genel hem de yerel seçim mi erkene alınır? Erken seçimin 'yerel' ile sınırlı kalması yüksek ihtimal. Çünkü darbe-siyaset ilişkisi daha çok yerel siyasetle ilişkilendiriliyor. Algı böyle oluştu ve medyada çıkan darbe-siyaset haberleri de daha çok yerel-belediye kaynaklı. Elbette erken bir seçim tartışması başlarsa, yerel-genel ayrımına gitmeden ikisi aynı anda da yapılabilir. Yeni seçimde de partiler, darbe veya FETÖ ilişkisi bilinen isimleri milletvekili, belediye başkanı ve meclis üyesi adayı göstermeyerek ‘siyasi’ tasfiyeyi gerçekleştirebilirler.

15 Temmuz sonrası ilk seçim, ne zaman yapılırsa yapılsın, siyasi partilerin ve sandığın ciddi değişimlere gebe olduğuna hiç kuşkum yok. 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık