• 25 Ocak 2016, Pazartesi 13:42
ErolERDOĞAN

Erol ERDOĞAN

Doğu Türkistan’da Yeni Bir Şey Var Mı?

Uygur Türkleri başta olmak üzere Kazaklar, Kırgızlar, Özbekler, Tatarlar gibi Doğu Türkistan’da yaşayan Müslümanlara yönelik Çin’in uyguladığı süregelen ayrımcılık politikaları son birkaç haftadır yoğun şekilde gündeme gelmeye başladı.

Bunun iki nedeninin olduğunu tahmin ediyorum. İlk neden şu; Çin yıllardır uyguladığı baskılara her Ramazan ayında yenilerini ilave ediyor. Ramazan sebebiyle dükkânlarını veya lokantalarını açmayan Müslüman esnafa dükkânını açık tut baskısı ile çocuklarına Kur’an eğitimi veren ailelere yönelik yıldırma politikaları gibi.

Sadece bu yıl değil her Ramazan ayında Doğu Türkistan’da artış gösteren ayrımcılık uygulamaları ve insan hakları ihlallerine dair haberler yoğunluklu olarak gündemimize girer. Bu sene de öyle oldu. Ancak sosyal medyada konuyu gündeme getirenlerin bir kısmı, Doğu Türkistan’la ilgisi olmayan fotoğraflar kullandı. Ben de bazı yanlış görsel kullanımlara rastladım, hatta bazı tanıdıklarımı da kullandıkları fotoğrafların yanlışlığı konusunda bilgilendirdim.

 

Bu arada yanlış kullanılan fotoğraflar üzerinden öyle bir hücum yapıldı ki, adeta Çin'in Doğu Türkistan'da ayrımcılık yapmadığına inanmamız istendi.

Adaletten şaşmamak lazım: Evet kullanılan fotoğrafların bir kısmı gerçekten abartılıydı ve yanlıştı; ama bu yanlışlık Çin’in o bölgede yürüttüğü ayrımcılık, asimilasyon, insan hakları ihlalleri ve demografik yapıyı değiştirmeye yönelik baskıcı uygulamalarını görmezden gelmemizi gerektirmez.

Maalesef Suriye, Mısır, Bangladeş gibi kriz bölgeleri için de zaman zaman yanlış görseller kullanılıyor. Yanlış fotoğraf kullanımı sadece Doğu Türkistan’la ilgili değil. Altını çizerek söyleyelim; kimse emin olmadığı bilgiyi ve görseli kullanmamalı.

 

Maalesef ‘sosyal medya çağı’ hepimize ‘ne bulursan paylaş’ gibi kötü bir alışkanlık kazandırıyor.

Kişinin her duyduğunu yayması ona günah olarak yettiği gibi, işimize yarıyor zannıyla yalan-yanlış her şeyi sosyal medyada paylaşmak da günah olarak yeter. Dikkat etmeliyiz. Gerçeğin yalancı şahide ihtiyacı olmaz.

Doğu Türkistan’la ilgili haberlerin yoğunlaşmasının ikinci nedeni şu olabilir. Filistin’den Mısır’a, Suriye’den Bosna’ya, Irak’tan Somali’ye kadar tüm kriz bölgeleriyle ilgilenen ve bu bölgelere insani yardım götüren Türkiye Hükümeti ile STK’ların Uygur halkıyla da hak ettiği şekilde ilgilenilmesi isteği. Böyle bir ilgi isteğinde haklılar. Doğu Türkistan coğrafya olarak uzak kaldığı için çoğu zaman yeterince haber alamıyoruz ama orada Çin’in ayrımcılık içeren uygulamaları sürüyor.

 

Doğu Türkistanlılarla konuştum. Mesela şunları istiyorlar.

- Doğu Türkistan’da Kur’an eğitimi özgür değil. Kur’an Kursu, Medrese ve benzeri yerler açılamıyor. Bu durum inanç hürriyetine aykırıdır. Bu yasak kalkmalı.

- Doğu Türkistan-Urumçi’de Türkiye konsolosluk açmalı. Ne kadar haklı bir istek, değil mi? Üstelik bugüne kadar orada konsolosluk açılmamasını eksiklik saymalıyız.

- Diğer ülkelerden Türkiye’ye gelen öğrencilere ve göçmenlere verilen imkânlar, Doğu Türkistan’dan gelenlere de verilsin. Talebimiz ayrıcalık değil eşitlik.

- Çin, Doğu Türkistan’ın nüfus yapısı ile oynuyor, demografisini değiştiriyor, bunun önüne geçilsin. Asimilasyon sona ersin.

- Dilimizi unutmak istemiyoruz.Dinimizi özgürce yaşamak istiyoruz.

Ve diğer bazı talepler. Bunların hepsi uluslararası hukuk, demokrasi ve insan hakları açısından makul istekler.

Bildiğimiz kadarıyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 28 Temmuz'da Çin'e gidecek. Tayyip Erdoğan'ın Çin yönetimiyle yapacağı görüşmelerde Uygur Türklerine yönelik baskıları gündeme getireceğini düşünüyorum. İnşallah, Cumhurbaşkanımızın ziyaretinden güzel haberler alırız.

Şunu da not edelim. Güncel krizler üzerinden ancak güncel çözümler üretilir. Doğu Türkistan meselemiz hâlbuki güncel bir mesele değil. Anlık-dönemsel krizleri çözmenin yanı sıra uzun vadeli stratejilerimiz olmalı.

Doğu Türkistan, Bosna, Gazze, Suriye, Mısır, Ermenistan, Yunanistan… Evet, tüm kriz bölgelerimiz için uzun vadeli, serinkanlı, akıllı stratejilerimiz olmalı.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


SON DAKİKA HABERLER

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık