• 06 Ağustos 2017, Pazar 9:31
ErolERDOĞAN

Erol ERDOĞAN

FETÖ Tavırlı Olmamak

Fethullah Gülen Terör Örgütü… Kısaltılmış adıyla FETÖ.

“FETÖ nedir?” diye sorulduğu zaman kısa cevap olarak sanıyorum “15 Temmuz terörist işgalci darbe girişimini yapanları organize eden yapı.” şeklinde tanımlarız. Uzatmak istersek, örgüt başının ABD’de yaşadığını, otuz-kırk yıldır devlete sızmak için çalıştıklarını, eğitim ve hizmet gibi araçlarla toplumda yaygınlaştıklarını, din gibi önemli değerleri istismar ettiklerini anlatırız. Vaktimiz varsa, pek çok özelliklerini daha sıralayabiliriz. Çünkü artık FETÖ’nün yapısına ve mensuplarına dair kitaplar dolusu bilgiye sahibiz.

FETÖ mensuplarından pişman olana pek rastlanmıyor olsa da, sanıyorum, bugünkü haliyle, kimse FETÖ gibi yapılara dâhil olmak, o yapıların mensubu-üyesi olmak istemez. “Bugünkü haliyle” dedim, çünkü artık onların “cemaat” veya “hizmet” değil darbeci, terörist ve işgalci dostu bir yapı olduğuna ekseriyetin kuşkusu yok. Peki, üç-dört sene öncesinde de öyle miydi? Eskiden de kimse FETÖ’ye yanaşmak istemiyor muydu? Hayır, aksine, üç-dört sene öncesine kadar çok sayıda insan onların içinde olmak için uğraş veriyordu.

O zaman buradan şöyle bir soru çıkarmalıyız.

“Bugün herkesin düşüncelerini, inançlarını, hal-hareketlerini eleştirdiği bir yapıya, zamanında devlet ve toplum olarak nasıl davrandık ki insanlar onlara ilgi gösterdi, içinde olmak istedi?”

Bu soruya vereceğimiz cevaplar aynı zamanda, bu tür yapılara karşı siyaset, devlet ve toplumun bundan sonra izlemesi gereken stratejiyi de gösterecektir. Öyleyse, buyurun soruya çalışalım. Hayat devam ettiğine göre, yeni örgütlerle, yeni gizli yapılarla, yeni işgal girişimleriyle karşılaşacağız demektir.

 

FETÖ TAVIRLARINIZ VAR MI?

Bu süreçte sormamız gereken başka sorular da var. Bazılarını soralım. FETÖ’ye hepimiz karşıyız ama onların inançlarına, tavırlarına, hal-hareketlerine sahip miyiz? FETÖ’de olduğu için kıyasıya eleştirdiğimiz özellikler bizde var mı? Hal ve hareketlerimizle FETÖ’ye ne kadar benziyoruz?

Soruları somutlaştıralım.

* Üyesi olduğumuz yapıyı/grubu/cemaati tek doğru kabul edip diğer tüm oluşumları batıl sayıyor ve her yapıya düşmanlık içinde miyiz?

* Gayretimizi din, millet, vatan, insanlık için değil sadece kendi yapımız için mi gösteriyoruz?

* Başımızdakinin sözlerini, insanlığın ortak değerleri, ayetler, hadisler ve yasalardan daha çok mu önemsiyoruz?

* İşlerimizi, çalışmalarımızı gizli gizli yapıp, herkese karşı tedbir/takiyye mi uyguluyoruz? Sıkça yalana başvuruyor muyuz?

* Kendilerine yardımcı olduğumuz gençleri, çocukları ve ihtiyaç sahiplerini ailesinden ve çevresinden koparıp sadece kendimize mi bağlamaya çalışıyoruz?

* Tüm insanlara, ailemize, dindaş ve soydaşlarımıza kapalı iletişim-haberleşme hatlarımız, toplantılarımız, buluşmalarımız oluyor mu?

* Mesela, gireceğimiz bir sınavın soruları bize daha önceden gelse “Bu yanlış, haksızlık!” diyerek bize geçilmek istenen iltiması ret mi ederiz yoksa bu kayırmacılığı kabul mü ederiz?

* Muhalif olduğumuz bir kişiyi devirmek için yabancılarla, düşmanlarla, başka devletlerle işbirliği yapar mıyız?

* Kendi grubumuzun menfaati için din, devlet, memleket düşmanları ile ortak organizasyonlara girer miyiz?

FETÖ hem bir örgüt adıdır hem de bir tavır, zihniyet, iş yapma biçimidir. Her ikisi (örgüt ve tavır) de yanlıştır. Sadece FETÖ’den değil FETÖ tipi yaşamdan, tavırdan, düşünceden, işten, amelden, huydan da sakınmalıyız.

 

 

Kaynak: 6 Ağustos 2017, Yeni Birlik Gazetesi, Erol Erdoğan

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


mühim değil mühim değil 09.08.2017 13:34

İnsanlara balık vermekten vazgeçip (armut piş ağzıma düş), balık avlamayı öğrettiğimizde kötü, hain niyetli örgütlerden (fetö vb.) kurtuluruz Allah'ın izni ili.

mühim değil mühim değil 09.08.2017 14:54

Devletimiz eğitim ve öğretimin önündeki her türlü engeli kaldırdığında, gelecek ve istikbal endişesi ile birilerinin kolu kanadı altında yükselmenin engellendiğinde, geleceğimiz olan çocuklarımızı çakallara kaptırmadığımızda daha iyi yarınlar yaşanabilir kanaatindeyim.

SON DAKİKA HABERLER

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık