• 26 Mart 2016, Cumartesi 13:28
ErolERDOĞAN

Erol ERDOĞAN

Kendine Müslüman Gâvurlar

Her türlü iyi, faydalı, güzel şeyleri kendisine layık gören bencil kişileri eleştirmek için “Kendine Müslüman” tabiri kullanılır. Zulmeden, haksızlık yapan, adil olmayan, merhametsiz kişilere de “Gâvur” deriz. Gâvurluğu gayr-i müslim anlamında kullananlar olsa da yanlış bir kullanımdır; gâvur zalim demektir. Onun için Müslümanlar, haksızlık yapan dindaşlarına “Gâvurluk yapma” derler.

Hepimizim çevresinde lakabı ‘Gâvur’ olan insanlar vardır.  Adı Ahmet, Mehmet, Hasan da olsa zalimlik-haksızlık yapıyorsa Gâvur Ahmet, Gâvur Mehmet, Gâvur Hasan demekten çekinmeyiz. Gâvur kelimesinin etimolojisine dair farklı görüşler olsa da, halk nezdindeki kullanımını göz önüne aldığımızda, “Gâvurluk inançla ilgili değil hak-haksızlıkla ilgili bir kavramdır.” diyebiliriz. “Kendisine Müslüman, başkasına gâvur” kıyaslamasında Müslümanlık, iyilik, adalet, güzellik ile eş anlamlı kullanılmıştır.

Son dönemin “Kendisine Müslüman, başkasına gâvur” örneğini Belçika ortaya koydu. Anlatayım.

Biliyorsunuz 22 Mart Salı günü Belçika’nın başkenti Brüksel'deki Zaventem Havalimanı ile Maelbeek metro istasyonunda 3 patlama oldu. Patlamalarda çok sayıda kişi öldü ve yaralandı. Bombalı saldırıları IŞİD üstlendi.

Bu arada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Belçika'nın başkenti Brüksel'de saldırı düzenleyenlerden birinin, Türkiye tarafından geçen yıl Haziran ayında Gaziantep'te yakalanıp sınır dışı edildiğini duyurdu. Açıklama dünya gündemine bomba gibi düştü. Tayyip Erdoğan açıklamasında şu bilgilere de yer verdi. “Belçika, bizim kendilerine teslim ettiğimiz bu kişiyi (Brahim el Bakraoui) serbest bırakmıştır. Bu kişinin terörist olduğu şeklindeki uyarımıza rağmen, Belçika terörizmle ilişkisini tespit edememiştir. Burada Hollanda’da da söz konusudur. Kendi isteği üzerine Hollanda’ya da iade etmişiz ve nota ile oraya da bildirilmiştir."

Sonradan öğrendik ki, Türkiye bu kişiyi hem de iki kez sınır dışı ederek Avrupa’ya teslim etmiş. Ama ne Belçika ne de Hollanda mezkûr terörist hakkında bir işlem yapmamış.

Aslında bir işlem yapılmış. “Terörist” diye değil “Hırsız” diye.  Brahim el Bakraoui, Ocak 2010'da Brüksel'de bir döviz bürosuna soygun girişiminde bulunmuş. Kalaşnikofla bir polis memurunu yaralayan Bakraoui hapse atılmış.

Olay ne kadar net: Hırsızlık Belçika’da olunca, Belçika devleti Bakraoui’yi hemen yakalayıp hapse atıyor. Terörist olunca “Ne de olsa bize zararı yok, Türkiye veya bir Ortadoğu ülkesine zarar verir.” diye ilgilenmiyorlar. Üstelik, iki defa Türkiye’nin kendilerini uyarmasına rağmen.

“Terörist sana zarar veriyorsa bundan bana ne” demesin kimse. Terör, insanlık suçudur ve çoğu kere hiç birimizi ayırt etmeksizin hepimizi hedef alır. Terör hiç birimizin dostu değil, hepimizin düşmanıdır. Unutmayalım ki, dünyanın güçlü devletleri, terörü gerçekten insanlık suçu kabul etmedikçe ve terör örgütlerine silah satışından vazgeçmedikçe terör azalmaz.

Kendimiz için değil hepimiz için barış, merhamet ve iyilikten yana olalım. Sadece kendine merhametli olan zulme yakındır. 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık