• 14 Temmuz 2016, Perşembe 21:16
ErolERDOĞAN

Erol ERDOĞAN

Ufuk Uras, Kutluğ Ataman ve İyimserlik

Suriye'den ülkemize gelmiş misafir (göçmen, mülteci, sığınmacı, muhacir vb.) kişilere vatandaşlık verilmesiyle ilgili tartışmaların, kör döğüşüne dönüşerek can sıkıcı ve zaman zaman ırkçılık boyutuna ulaştığı anlarda rastladığım bir paylaşım beni üç (3) defa mutlu etti. Mutluluğuma vesile bilgi Ufuk Uras ve Kutluğ Ataman’ın Twitter paylaşımlarıydı. Ufuk Uras “Eşim Suriyeli çocuklara gönüllü dil dersi veriyor. Biraz zaman ayırıp o çocukları tanısaydınız ırkçılığınızdan utanırdınız” şeklinde yazmıştı. Kutluğ Ataman ise Uras’ın paylaşımın altına onu destekler ve över görsellerle birlikte “Biz de bu yaz Erzincan'da Afgan mültecilere Türkçe dersi vermeye başlıyoruz” diye not düşmüştü. Böyle onlarca, yüzlerce, binlerce insan var. Her biri çevresindeki insanlarla ilgili güzel şeyler yapıyorlar. CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, HDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ve çok sayıda önemli insanın Suriyeli mülteciler konusunda kafa karışıklıkları ayan beyan ortada iken, yine toplumca bilinen biri siyasetçi ve bilim adamı, diğeri sanatçı ve yönetmen iki kişinin mültecilerle ilgili olumlu paylaşım yapması beni mutlu etti. İlk mutluluğum bundandı. İkinci mutluluğum ise, bu iki kişi, mültecilerden yana olmayı sadece söz ile ortaya koymakla yetinmiyorlar, işe yarar davranışlarıyla duruşlarını zenginleştiriyorlardı. Uras’ın eşi Suriyeli çocuklara dil dersi veriyordu, Ataman ise aynı çabayı Afganlı misafirlerimiz için yapacağını duyuruyordu.

Üçüncü mutluluğum ise, ikilinin twitlerini fotoğraflayarak Facebook duvarımda paylaştıktan sonra yaşadım. İlgili dijital platformdaki 10 bine yaklaşan arkadaş ve takipçilerim arasında her siyasi çizgiden insan olmakla birlikte dindarlar çoğunlukta. Uras ve Ataman’ın paylaşımlarını paylaşır paylaşmaz bir anda çok sayıda beğeni, paylaşım ve yorum geldi. Uras’ın insani duruşunu alkışlayan bu insanların çoğunluğu ondan siyasi olarak farklı bir cephedeydiler. Ufuk Uras, geçmişinde DEV-YOL geleneği olan ÖDP- Özgürlük ve Dayanışma Partisi'inde genel başkanlık, Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) ile Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi’nde siyaset yapmış bir solcu. Onun davranışını beğenenler ise ya AK Partili, ya Saadet Partili idi. Yani Ufuk Uras ile birçok siyasi konuda aynı cümleyi kurmayacak kadar ona uzaktılar. Öyle olmasına rağmen onun insanlık ve erdemlilik barındıran davranışını, hiçbir siyasi şerhe gerek duymaksızın alkışlamışlardı. Ne güzel, değil mi?

İyilik güzeldir. İyilik insanları kalbinden yakalar.

Mutlu oldum, bunu da sizinle paylaştım.

Yazımı bitirirken Zeynep Karataş’ın “Bir toplum ‘mağduriyet dili’ ile konuşmaya başladığı andan itibaren, bildiği tüm sahih dilleri unutur” cümlesine rastladım. Ne güzel bir cümle; okudum ve düşündüm. Diyeceğim şu: Ey Türkiye’de yaşayan dostlarım, ey Türkler. Elbette bizim de sıkıntılarımız var ama şu an asıl mağdur olan Suriyeli Arap, Kürt ve Türkmen komşularımızdır. Dilimizi ve kalbimizi fıtrattan, asaletten, kardeşlikten, insanlıktan yana tutalım. İtirazlarımız olmasın mı, olsun tabii. Ama itirazlarımızı nefretten arındıralım, onları kalbimizde yoğuralım. Ayrıca insan olduğumuzu, üzerinde konuştuklarımızın da ‘insan’ olduğunu unutmayalım.

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık