• 07 Nisan 2017, Cuma 14:08
FatihGÖK

Fatih GÖK

ABD, Suriye’yi Vurdu!..

Trump'ın talimatıyla ABD, Esed rejimine ait Şayrat Hava Üssünü, 59 Tomahawk füzesiyle vurdu. Suriye'deki Şayrat Hava Üssü'nün Esed rejimi için kritik bir askeri merkez olduğu biliniyor.

Suriye'yi vurduktan sonra Trump'tan ilk açıklama geldi:

ABD Başkanı Trump, Beşşar Esed rejimine ait askeri bir üssün Amerikan füzeleriyle vurulmasına ilişkin, "Bu gece kimyasal saldırının yapıldığı askeri üssü hedef alan bir saldırı emrini verdim. Suriye'deki füze operasyonu ABD'nin güvenliği için elzemdi." açıklamasını yaptı. Globalleşen Dünya’da yakın tehdit yada uzak tehdit kavramlarının çöktüğü  bir süreci yaşamaktayız. Yani sadece silahlı tehdit değil, ekonomik ve sosyal belirsizlik önemsenmesi gereken olgu oldu artık. Bu saldırı Dünya’nın beklediği bir hamle değildi. Özellikle Başkan Obama’dan sonra ABD’nin yumuşak güç kullanacağı bekleniyordu. Çünkü birkaç gün önce yine ABD’den gelen açıklama: ‘’Öncelik Esed rejimi değil, Suriye’de akan kanın durdurulması’’ yönündeydi.  Saldırı sonucu Putin: ’’Uluslararası Hukukun ihlali’’ şeklindeki açıklaması aslında doğrudur. Çünkü Birleşmiş Milletler Güvenlik Konsey'i kararı gerekmekteydi. Ama ABD’de saldırı gerekçesini (humaniterrion intervention) yani insani müdahale gerekçesine göre yaptım diyebilir. Diğer yandan İran, ‘’saldırıyı şiddetle kınadı.’’ Durum göstermektedir ki, Rusya ve İran dışında Esed rejimi yanında hiçbir ülke yer almamaktadır.

Türkiye Ne Yapmalıdır?

Türkiye, Esed rejimine karşı her türden eylemi desteklemelidir. Tabi ki Rusya ile ilişkileri çok fazla germeden. Trump yönetimi ABD’yi fabrika ayarlarına döndüreceğe benzemektetir. Daha önce de bahsetmiştim ABD ve Rusya, Suriye’de Türkiye’nin önünü açmaktadırlar. Bugün de biz zaten Suriye topraklarındayız. Türkiye tehdit dilini bırakmalıdır ve büyük bir devlet gibi söylediğini de yapmalıdır. Kısaca savaş istememeli; aynı zamanda savaştan kaçmamalı!.. Devletlerarası ilişkilerde komşu devletler doğal müttefik ve doğal düşman bilinciyle hareket etmeli ve aynı zamanda komşu komşunun mirasçısıdır.

AK Parti'nin İç Kanaması!..

Bizim buralarda bir fıkra vardır: Genç bir adam çocuklu dul bir kadınla evlenir. Damadın arkadaşı hayırlı olsun ziyareti yapmak ister ve kahvaltıya randevulaşılır, ziyaretçi hediyelerle evli çiftte gelir. Ama damat bey huysuzlanır durduk yere eşini dövmeye başlar. Ziyaretçi araya girer ama kadın ziyaretçiye yalvarır ‘’bırak vursun’’ der, adam "neden vursun" diye sorar? Kadın ‘’ben kocasız lığın ne demek olduğunu biliyorum der.’’ Önceki makalemde vardığım bu teşhis yeterince anlaşılmamış: Ülkenin nerelerden geldiğini bilmeyen Recep Tayyip Erdoğan’ın kıymetini bilmez. Bunu kullanmaktaki maksadım: 29 Mart’ta ‘’paralel’’ yapı davasında tutukluların salıverilmeleri karşısında AK Parti Osmaniye Milletvekili ve İl Başkanı’nın salıverilenlere yaptıkları geçmiş olsun ziyaretlerine karşı bir tepkiydi. Benim köylüm, bir kısmı akrabam olmalarına karşı ben bunu yapmazken siz ziyaret yaptınız mı, yapmadınız mı? Öyle ya ben Fatih Üniversitesi ilk mezunlarındanım. Yani makam mevki için hiçbir zaman içlerinde bulunmadım şimdi de hakaret etmiyorum, eleştiri yapıyorum. Mesele adam olmak ve mesele tıynet meselesidir.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık