• 16 Aralık 2016, Cuma 10:34
FatihGÖK

Fatih GÖK

Halep Düşerken Türkiye’nin Yükselişi

Halep, Suriye devriminin başlangıcından buyana en kötü günlerini yaşıyor. Tabi bu durum, devrimciler (muhalifler) için, şimdilik, kaybetmek anlamına geliyor. Onlar kaybediyorsa peki kim kazanıyor? Elbette Türkiye.Diğer yandan ulusal ve de küresel medya skoru, rejimi galip ilan edecek gibi. Diyeceksiniz ki biz Suriye rejimine (Beşar Esed’e) muhalif değil miydik? Aklınızdan bu soru geçiyorsa normaldir; zaten herkes aynı şekilde düşündürülüyor. İyi de problem ne? Buradaki problem, benim düşünce tarzım sanırım. Belirtmeden geçemeyeceğim, demokrasiyle de aramdaki soğukluk: Demokrasi çoğulculuk demek-bence bilmeyenlerin veya sonradan anlayanların sistemi- bense düşünce olarak genelde yalnızım. Yani düşüncemin iktidara gelmesi -gerçekler ortaya çıkıncaya kadar- biraz zaman alır.

Hadi Başlayalım!

Ajanslara düşen iki haber, ülkemizin geleceği için oldukça önemli ve ikincisi daha da önemli diyebiliriz.

Bir: ABD Dışişleri Bakanlığı, Halep’in doğusunda ateşkes sağlanmasına ABD’nin müdahil olmadığını, bunun Türkiye ile Rusya arasındaki çabaların bir sonucu olduğunu bildirdi. “ABD bu sürecin tamamen dışında mı tutuldu, artık bu görüşmelerin dışında mı duracaksınız?”şeklinde bir soruya ise Kibry ’’Böyle bir durumu tamamen reddediyorum. Bu konuya ilişkin etkimizin sona erdiği, ABD’nin liderliğinin bittiği söz konusu değil’’ cevabını verdi.

İki: Rusya’dan İran ve Esed rejimine“Sizi vururuz!’’ şeklinde uyarı yapıldı.Yani “Türkiye ile yapılan Doğu Halep ateşkes anlaşmasını sabote ederseniz, muhtemelen Türkiye ile bir olur sizi vururuz” deniyor. Bu haber kesinlikle resmi kaynaklardan gelmez. Zaten Türkiye’den bu stratejiyi planlayacak birini tanımıyorum. Ama yine kesin Rusya’dan ve resmi olmayan kanallardan sızdırılmış, gerçek bir stratejinin parçasıdır. Esed, sözde kendi ülkesinde tehdit ediliyor. İran’ın, Suriye’de bir ayağı çukura girmiş durumda. Sanırım ÖSO tek ses değil, yani tamamen Türkiye’nin kontrolünde değil. Rejim Halep’i kontrol altına aldığında ÖSO da Türkiye’nin kontrolüne girmiş olacak. Türkiye’nin Fırat Kalkanı Harekâtı ile rejimle El Bab’dan sonra komşu olacak.Sabotajlar dışında Türkiye-Rejim ile çatışmaya girmeyecek. Ama her iki kesimde DEAŞ ile çatışacak. DEAŞ Suriye’den sürüldükten sonra, rejim doğrudan PYD ile çatışıp son görevinide tamamlayacak. Dikkat edilirse Suriye’de Rusya ve Türkiye dışında aktör kalmayacak. Yani diyebiliriz ki, ABD-Rusya ikilisi Suriye’de Türkiye’nin önünü açıyorlar.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık