• 22 Ocak 2018, Pazartesi 23:47
FatihGÖK

Fatih GÖK

Hedefi İran Olan Afrin Operasyonu

Günlerdir beklenen ‘Afrin Operasyonu’  19 Ocak 2017 tarihinde, saat 17.00’de başladı.

Operasyonun adına, askeri literatürde barış anlamına da gelen  ‘Zeytin Dalı’ harekatı verildi. İlk savaş uçaklarının yoğun bombalamasıyla başlatıldı.

Öncelikle bütün dualarımız harekata katılan kardeşlerimiz Mehmetçikler içindir; Allah yar ve yardımcıları olsun!..

Bazıları için II. Fırat Kalkanı gibi değerlendirilse de amacı ve sürekliliği itibariyle bir çok konuda oldukça farklı bir operasyon/ harekâttır. 

Çünkü Fırat Kalkanı, uluslararası koalisyonun bir gerekliliği, talebi ya da hedefi doğrultusunda yapılmıştı.

Zeytin Dalı ise sözde uluslararası koalisyona karşı yapılan bir operasyondur.

Daha önceki yazılarımda da sık sık anlatmaya çalıştım, Afrin’nin bizim için pek bir anlamı yokken ABD için hiçbir anlamı ya da önemi yoktur. Eğer mesele ulusal güvenlikse, Afrin 2013’ten bu yana kanton olarak ilan edilmiş bir bölgedir. Burada cevaplanması gereken soru: Müdahale için neden bu kadar beklendi? Ya da müdahale için, neden ABD’nin dört bin tır dolusu askeri yardım yaparak PKK/PYD’nin güçlendirilmesine müsaade edildi?

DEAŞ’a oranla PKK/PYD, bizim için daha da ciddi bir tehditken öncelik neden DEAŞ’a verildi?

Eğer medyada yer alan siyasi açıklamalara göre bir anlayış oluşturuyorsak; bilinmelidir ki, eksik ya da hatalı bir bakış açısı kazanmışız demektir.

Peki, ABD, PKK/PYD verdiği onca desteğine rağmen; PKK/PYD’ye karşı yapılan Zeytin Dalı Harekâtına neden engel olmadı? Olamadı diyen varsa, beni hiç anlamamış ve anlamayacaktır da.

Bütün dünya, Türkiye’nin yapmış olduğu askeri harekâta öyle ya da böyle sessiz kalaraktan da olsa destek olmuştur. Aslında dünya, bugünün Türkiye’sine olmasa da yarının Türkiye’sine göre hareket etmektedir.

İngiltere’den yoğun olarak destek gören Zeytin Dalı Harekâtı; Rusya tarafından, Lavrow’un açıklamasıyla ifade edecek olursak: ‘’ABD’nin Suriye ve PYD politikası Türkiye’yi kızdırdı’’ savunulma aşamasına dönüşmüş durumdadır.

Son olarak Fransa’nın, BM Güvenlik Konsey tutumu kaygı verici olarak değerlendirilmelidir.  Durumdan da anlaşıldığı gibi “Zeytin Dalı, Zeytin Dalı” olmaktan çıkmıştır.

 

Süreç Nereye Gidecek?

Süreç şöyle gerçekleşecektir: ABD, PKK/PYD’ye şunu söyledi. Fırat’ın batısında size destek vermedim ve sizinle işim doğuda, önce Barzani Yönetimi sonrasında ise size verdiğim ve vereceğim silahlarla uygun zamanda ve uygun ortamda İran’dır. ABD, Fırat’ın batısında başta Afrin ve sonrasında Münbiç’te suni olarak Türkiye’ye direnç gösterip “Fırat’ın Doğu’sunda işin yok, hatta aklından bile geçirme” demektedir. Hatta Türkiye’nin yaptığı Afrin ve yapacağı Münbiç operasyonları PKK/PYD’nin güçlerini daha doğuya kaydırması içinde mantıklı bir gerekçe gibi durmaktadır da.

Yani durumdan anlamamız gereken ABD Devleti ile Türk Devleti’nin anlaşmış olmasıdır. Siyasilerse işin sadece pazarlama ‘PR’ kısmında bulunmaktadır. Hiçbir zaman ABD bize karşı politika izliyor demedim; düşüncelerim doğrultunda da zaten böyle bir şey söyleyemem.

Türkiye güçlendirilecektir, Afrin Operasyonu gibi girişimler bize askeri ve siyasi alanda deneyim kazandırmaktadır.

Diğer önemli bir konu da Türkiye’nin bu türden operasyonlarının siyasi ve güvenlik eksenli olduğudur. Eğer bir gün ekonomik nedenlerle operasyon yapmaya başlarsak artık farklı bir aşamaya geçtiğimiz söylenebilir. Tabii kastım sınırlarımıza yakın alanlar için geçerlidir.

Örneğin, Türkiye’nin sınırları dışındaki Katar üssü gibi yerler ya ekonomik gerekçelere  ya da Somali konusunda olduğu gibi kültürel ve tarihsel gerekçelere dayandırılarak elde edilmiştir. Bu konuyu emperyalist güçlerin askeri operasyonlarının gerekçesiyle karşılaştırabilirsek daha kolay anlayabiliriz.

Son söz olarak ise şunun altını çizmek gerekir: Rusya’nın, Türkiye’ye olan ihtiyacı ise bizim onlara duyduğumuzdan çok daha fazladır. Rus Üssüne yapılan İHA’lı saldırılara bakarsak durum oldukça açıktır. Sonraki aşama Türk-Rus müdahaleleri aşamasıdır.

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


SON DAKİKA HABERLER

yukarı çık