• 16 Şubat 2018, Cuma 10:00
FatihGÖK

Fatih GÖK

İran PYD/PKK’ya Neden Saldırıyor?

Türkiye’nin Afrin’e başlattığı Zeytin Dalı Harekâtı sonrası, ABD’li üst düzey bürokrat ve siyasetçilerin ülkemize yaptıkları ziyaretler, oldukça önemli gelişmelerin arifesinde olduğumuza işarettir.

İki önemli NATO Müttefikini karşı karşıya getiren konu gerçekten Türkiye’nin bölünme sendromundan mı kaynaklanıyor(?/!) Yoksa ABD’nin hesabı çok daha farklı ve karmaşık mı?

Bence ABD, Türkiye’ye durması gereken çizgiyi göstermek isterken; Türkiye, bunu parçalanmanın ya da bölünmenin başlangıcı olarak okumaktadır. Burada ülkemizin yönetim kademesindekilerin haklı oldukları tek doğru: Sizinle ilgili konulara tepki göstermediğiniz takdirde, hemen herkes sizin için tehdit oluşturmaktan geri durmayacaktır.

Bugün ülkemizi ivedilikle ziyarete gelen ABD Dışişleri Bakanı’nın açıklaması:

 ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson, Ankara'ya varması öncesinde, ABD'nin YPG'ye asla ağır silah vermediğini iddia etti. Tillerson, ''Dolayısıyla onlardan geri alınacak bir şey de yok'' dedi. Diyeceksiniz ki buna ne demeli?

Bu Coğrafyada popüler olup çekim merkezine dönüşebilmek için, İsrail ve ABD ikilisiyle hasım olmak ya da en azından politikalarına muhalif olmak ilk şarttır. Bizim açımızdan olayları bu eksende değerlendirmek elzemdir.

 

İran PKK'yı Vurunca ABD Bombardımanı Başladı!..

Bugün ajanslara düşen haberde: Suriye'nin doğusunda ABD ve müttefiği PYD/PKK ile İran güçleri arasında enerji sahaları üzerinde mücadele –çatışma- devam ediyor. İran güçleri, enerji zengini Deyrizor'da PYD/PKK'nın işgalindeki Koniko gaz sahasını ele geçirmek için saldırı başlattı.

Suriye'de Beşar Esad rejimi saflarında çatışan İran güçleri(milis güçler), Deyrizor'da terör örgütü PYD/PKK'nın işgalindeki enerji sahalarına ilerleme çabalarını sürdürüyor. PYD/PKK İran güçlerine sert biçimde karşılık verirken, ABD de hava saldırısı başlatmada çekince görmemiştir.

Aslında çatışma geçen haftaya dayanıyor.

Çünkü geçen hafta İran güçleri, enerji zengini Deyrizor'da PYD/PKK'nın işgalindeki petrol ve gaz sahalarını ele geçirmek için saldırı düzenlemiş, ABD’de yoğun bombardımanla karşılık vermişti.

Sonuç olarak… Şu soruya cevap bulmak, durumu anlamak için önemlidir: Türkiye, Fırat Kalkanı Harekatı’yla başlayıp Zeytin Dalı Harekatı’yla devam eden akabinde Münbiç operasyonuyla sürecek olan PYD/PKK operasyonlarında ABD’den hiçbir şekilde askeri karşılık görmezken; neden İran ve milisleri ABD tarafından askeri hedefe dönüştürülüverdi?

Cevabınız: NATO Müttefikliği nedeniyle ise benimle farklı düşünen bir beyne sahipsinizdir…

Hamlelere bakarsak aslında devletlerarasında bir rekabetten ve ittifaktan ibaret olan simetrik hareketleri görebiliriz.

İktidar ve hükümetler üstü bir aklın hakimi süreç içinde olduğumuzu fark etmemiz gereklidir. Demokrasilerdeki çıkmaz sokaklarla sonuçlanan siyasi süreçlerin bilinci içinde…

Ve yapılacak Münbiç operasyonu önemli bir dönüm noktasından geçmekte olduğumuzun işaretidir. Görünürde hiçbir neden yok iken İran’ın, PYD/PKK’ya saldırması: İran Derin Devleti ya, benim makalelerimi okuyup önlem alıyor ya da ben Dünya’nın dönüşünü iyi tahmin edebiliyorum…

Israrla üzerinde durduğum tespitim: PYD/PKK’nın hedefinin Türkiye olmadığına olan inancım ve buna karşın, PYD/PKK’nın ilk hedefinin IKBY (Barzani Yönetimi), sonrasında ise İran’ı hedefleyecek olmasıdır. Tabii Münbiç üzerindeki devletler arası pazarlık konusunu ve bize yapılacak dayatmayı belki sonraki yazımda ele alırım…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


SON DAKİKA HABERLER

telekom site alt
yukarı çık