• 17 Nisan 2017, Pazartesi 11:19
FatihGÖK

Fatih GÖK

Referandum ’un Getireceklerine Dikkat!..

Referandum seçim sonuçlarını dün akşam heyecanla beklerken, ilk gelen sonuçlar beni gerçekten kendi adıma endişelendirdi. Çünkü ekranda gördüğüm ilk veriler ‘’Evet’’: Yüzde 63-64 bandındaydı. Oysa bu oranı yakalayabilmenin bu konjonktürde imkansız olduğunu düşünüyordum.

Diyebilirim ki bu kadar açık bir hatayı nasıl yaparım diye içten içe kendimi eleştirirken, her dakika oylar düşmeye başladı, 59-54 arasındaki inişi tabir yerinde olursa: paraşütsüz bir çakılış olarak tanımlamak hiçte abartı olmazdı.

Özellikle Türkiye geneli açılan sandık yüzde 85’lere ulaştığında biraz olsun bu iş bitti derken başka bir endişelenme daha da baskın olmaya başladı: Yüzde 51 bandı, yeni bir krizi ‘’fay hattını’’ hareketlendirip –meşruiyet krizine- dönüşür gibi bir havaoluştu sanki.

Umarım hata yapıyorumdur ve endişelerim yersizdir! Belki durduk yere denmez ama karşıda ne yazık ki karşıda yaklaşık yüzde 49’luk politize olmuş bir kesim oluştu. Bu kesim, sosyal medya vasıtasıyla ötekileştirilip toplum iki büyük kutba ayrıştırıldı.

Belki siyasetin yada demokrasinin doğasında bu türden ayrışmalar vardır ama bizim sloganımız birlik değil miydi? Özellikle bulunduğumuz coğrafyada, çatışmayı değil; diyaloğu ve birliği biz temsil etmiyor muyduk?Bunları yazma nedenim: Sonuçların açıklanmasından birkaç saat sonra CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu başta ‘’Hayır’’ tarafında yer alan ve temsilci durumundaki insanların aşağılanmalarını gereksiz ve yersiz bulmamdır. Bizim derdimiz Kılıçdaroğlu’nun Genel Başkanlık’tan ayrılması değil; bir sistem ve zihniyetin nihayete ermesidir.

Şunu da unutmamak gerekir: Bu ülke içerdeki taşeronlarla mücadeleyi her daim yapmıştır ve yapacaktır da. Artık başımızı kaldırıp, dışardakilerlebizi yüz yıllardır esaret altında tutanlarla yüzleşme zamanımız gelmedi mi?

Unutulmaması için bir örnek vermem gerekirse: Bir çağ açıp başka bir çağ kapatan Fransız İhtilali organize gelişmemişti. Kardeşini, kurtarmak için cezaevi duvarına tırmananın amacı ihtilal değildi belki ama toplumun fay hattını harekete geçirmeye yetti de arttı bile.

Kısaca benim gördüğüm: Kutlamaları, ivedilikle durdurup; Olağanüstü hal’in daha sıkı uygulanması sağlanmalıdır. Önümüzdeki bir yıllık sürede Gezi Parkı gibi eylemlerin ve hatta daha organizelerinin oluşacağı kanaatindeyim.

Cahillikle, bu türden kalkışmaların oluşmasını kolaylaştırmayalım. Yani kaş yapalım derken; göz çıkarmayalım. Sağduyulu ve metanetli olmada yarar vardır.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık