• 06 Haziran 2017, Salı 9:42
FatihGÖK

Fatih GÖK

Savaş Habercisi: Katar Krizi!..

Şimdiye kadar yedi ülke Katar’la diplomatik ilişkilerini kestiğini bildirdi. Bu ülkeler şunlar: Suudi Arabistan, Bahreyn, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri, Yemen, Libya ve Maldivler. Saydığım devetlerin, kendi ülke güvenliklerini gerekçe göstererek Körfez İşbirliği Konsey (KİK) üyesi de olan Katar’a karşı son derece ciddi sonuçları olabilecek böylesine bir karar almaları, bütün dünyaya sansasyonel haber olarak  yansıdı. Bunun üzerine, Katar Dışişler Bakanı Şeyh Muhammed Bin Abdurrahman Al Sani, yaptığı açıklamada ‘Haksız şekilde alınmış karardan üzüntü duyduklarını’ belirtti.

Katar’a karşı alınmış olan bu kararın gerekçesi "EAŞ ve El kaide fikirlerini yayma’" olarak belirtiliyor.


Peki Katar neden böylesine önemli bir ülke?

Katar, 3 Eylül 1971’de bağımsız oldu. Önceleri gelir kaynağı inci ve balıkçılıktı. Ama bugün dünya doğalgaz rezervinde ilk sıralardadır. Doğalgaz ve petrol gelirleri, Katar’ı satın alma gücü paritesine göre kişi başına düşen milli geliri 129 bin 726 dolarla 189 ülke içinde ilk sıraya yerleştirmiştir. Daha iyi anlaşılması açısından söyleyelim: Türkiye: 21 bin 146 dolarla 63 üçüncü sıradadır. Katar'da yönetim, temelde klasik ‘Arap Monarşisi’ olsa da bir çok yönden diğerlerinden farklılık gösterir. Örneğin açık toplum özelliği göstermesi, insan haklarına saygılı politikaları, uluslararası işbirliklerine açık olması gibi... Katar'ın önemli bir özelliği de, vatandaşlarına verdiği eğitim desteğidir. Bunun yanı sıra Katar, 2.167 milyonluk küçük ama akıllı diplomasiyle oldukça etkili bir körfez ülkesidir. Göz ardı edilemeyecek Al Jazeera faktörü de, Katar’ın belli başlı diplomasi kartlarındandır.


Kıvılcım Nerede Başladı?

Suudi Arabistan, son yıllarda Mısır’dan aldığı Arap liderliğini Katar’la paylaşmak istemedi. Suudi Arabistan-Mısır rekabetinde, Mısır’ın içine düştüğü yönetim kriziyle birlikte ibre Suudi Arabistan lehine dönmüştü ki Katar, beklenilmeyen bir hamle yaparak ben de varım dedi. Özellikle Arap Baharı sürecinde Suudi Arabistan’dan farlı bir strateji yürüterek değişimi-baharı destekledi. Bu süreç Türkiye-Katar ittifakını da oluşturdu diyebiliriz. Katar'ın özellikle Hamas’a verdiği destek, Halit Meşal’e topraklarını açmaya kadar vardırdı. Ek olarak Yusuf El Kardavi konusunda hemen hemen aynı bütünün parçalarıydı. Ama yine de her şeye rağmen Katar, Arap ittifakından uzak durmadı, Arap Birliği’nde her zaman temsilci bulundurdu.

Suudi-İran rekabetinde durum göstermektedir ki artık vesayet (örgütler) savaşı son bulmaktadır. Donald Turamp’ın, son Riyad ziyareti, "Ya bizdensin ya karşıdan (West or rest)" sürecine girildiğini göstermektedir. ABD ile Suudi Arabistan’ın yaptığı silah anlaşmasının boyutunun yaklaşık üç yüz milyar dolar tutarında olması; İran konusunda karar verildiğini göstermektedir diyebiliriz. Oysaki Katar, İran konusunda hep ortada durabilmeyi başarmıştı. Durum gösteriyor ki, İran’a karşı oluşacak bir savaşta Katar ikna edilemedi. Ve artık ABD’nin, Katar’a karşı harekete geçirilmesinin zamanı gelmişti. Katar Emiri Şeyh Temim Bin Hamad Al Sani’ye atfedilen ‘’ABD’ye rağmen İran’ı destekleyici’’ açıklaması basına servis edildi. Katar bu açıklamayı yalanlasa da, ikna etmekte başarılı olamadı. Daha önceleri Arap Birliği'nin İran’a karşı aldığı yaptırım kararına o zaman Mısır dahil olmamıştı. Ancak, Mısır, Katar’a karşı alınan tavırda öncü olmuştur.

Burada bir dakika düşünelim; Arap Baharı, Katar’ı belki etkilemezdi ama Suudileri etkileyeceği yadsınamazdı.
Peki neden sırada Suudi Arabistan varken ‘bahar’ bir anda durduruldu? Bu sorunun cevabını verebilen umarım vardır!..


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık