Ceviz kabuğunu dolduramayan onca boşluğun, bir sebepten tüm âlemi sarması ne büyük ibret… Tüm kavgalarımızın merkezinde olan, o koca anlamsız boşluklara tutunmuş yaşıyoruz. Hepimizde mevcut bulunan nitelikli/niteliksiz didinme potansiyeli, herkesi bir taraf olmaya zorluyor. 

‘Hayır, ben yapmıyorum’ derken bile bir başka safına düşüyoruz bu karmaşanın.

İçinden atomun çekirdekleri çıkartıldığında, tüm ebadı bir minik küp şekere dönüşecek insanoğlu için, kavga etmek ne acayip bir hal. Birbirini yemeye kalksan bile, aç kalacaksın. Ama mücadelen var, ne acayip.

İnsanın koca bir boşluktan ibaret olması sizi endişelendirmiyor mu?

Beni endişelendiriyor vallahi. Bu boşluğu düşünmeden edemiyorum. Sırf bu boşluğun idraki için gönderildiğimiz şu yeryüzünde, kendimi daha büyük boşlukların içinde debelenir bulmaktan duyduğum utancı da tarif edemiyorum…

Köşe başında haraca kesen irade eşkıyası kesilmiş gibiyiz hepimiz. İddiamız ve ispatımız ne kadar büyük olursa olsun, tamamı boşluğa yayılacağı halde direniyoruz. Deniz köpüğünden zayıf olduğumuz halde, dağlardan bile heybetliymiş taklidi yapıyoruz. Heybet vehmettiğimiz koca bir gölge. Gölgeler âleminde her birimiz kendimizi kral zannediyoruz.

Ben yoruldum kavga etmekten.

Artık bunu ‘Allah için yapıyorum’ demekten de mutmain olamıyorum. Çünkü bunu hakkı ile yapamıyoruz. Hak ile iştigal eder zannettiğimiz kalbimiz, korku ve tereddütlerimizin sığınağı olmuş. Allah için varlığını iddia ettiğimiz tüm zanlarımız gelip kişisel vehimlerimize dayanmış.

Kendine olan yolculuk için, her ibreti birer vasıta kılmış olan ve tüm boşluklardan yol yapan Allah’a kalben ulaşamamanın verdiği dertten başımı kaldıramamam gerekirken, eğemiyorum bile ben. Derdinizi biliyor musunuz, biliyor muyum? Bilgi dediğimiz ne ki, o da koca bir boşluk.

Her şeyin üstüne giydirilmiş suretler ambalajından boğulmak üzereyiz.

Evet, belki de tek meselemiz bu. Suret giymiş boşlukları hakikatle doldurmaya olan tembelliğimiz. Büyük bir boşluğun, bomboş neferleriyiz.

‘Hakk ilmine bu âlem bir nüsha imiş ancak,

Ol nüshada bu Âdem bir nokta imiş ancak.

Ol noktanın içinde gizli nice bin derya,

Bu âlem o deryadan bir katre imiş ancak.

Ademliğini kim bulduysa odur Adem,

Yoksa görünen suret bir gölge imiş ancak

 


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

    Yazara Ait Başka Makale Bulunamadı.
ÇOK OKUNAN HABERLER