TBMM İnsan Hakları Komisyonu Terör ve Şiddet olayları Kapsamında Yaşam Hakkı

İhlallerini İnceleme Raporuna göre son 30 yılda terör sebebi ile 35.576 kişi öldü.

15 Temmuz kalkışması ve son yaşanan terör saldırılarında hayatını kaybedenler bu

rakama dahil değil!

Bu raporda hangi taraftan kaç ölü olduğu da belirtilmiş.

Ben bunu yazmayacağım.

Çünkü çok öldük, çok…

İnsanlar ölüyor!

Yavaş yavaş düşmanlık ve nefret aşılanıp, ilk darbe genç beyinlere yapılıyor.

Öyle bir inanmışlık düşünün ki, sizi dağlarda aç ve sefil yaşamaya ikna etsin. Halka

silah doğrulttursun, bombaları bağlatıp çoluk çocuğun arasında kendini patlattırsın!

Peki biz vatanseverliği, İslam dininin temeli olan hoşgörüyü neden anlatamıyoruz?

Neden en tahammülsüz ve katı insanların dindarların içinden çıktığı algısı var?

Düşünün…

Kendi hayatınıza dönüp bir bakın...

Dini bayramlarımızda, evimizi süslemiyoruz. Bilakis, evi dip köşe temizlemek için

kendini harap eden annelerin stresi, bayrama para ayırmaya çalışan babanın derdi

tasası sarıyor evi.

Sonra yılbaşı kutlamak günah vaazları verirken, Hicri yılbaşımızı bir defa bile

kutlamadığımız gerçeği var!

Ya dış dünyaya kapılarımızı kapatıyoruz, ya da Müslüman olduğumuz halde evden

tek bir Allah kelamı duyulmuyor.

Bir günahtır, cehennemdir gidiyor…

Kızlarımızın inancını, imanını güçlendirmek yerine önce giyimine odaklanıyoruz.

Erkek çocuklarımıza aldığımız ilk oyuncak silah!

Sosyal medyada gördükleri mutlu ve neşeli ailelerin yaşantısına sahip olmak için her

şeyi göze alacak insanlar haline geliyorlar.

Kızlar, ailelerine benzemeyen eşler peşinde.

Erkek çocukları, oyuncak tabancasının gerçeğini kullanmak için sabırsızlanırken biz

hala uyuyoruz.

Biz birbirimizi de sevmiyoruz ki onları inandıralım.

Tarikatlara, partilere, kökenlere, dış görünüşe göre ayrılıp, bölünüp duruyoruz!

Tüm peygamberleri sevmek zorunda olan bir Müslüman, kendi din kardeşini

sevemiyor!

Bugün “Vatan” dediğimiz kutsalın, dün şehitlerin kanı ile kazanıldığını idrak

edemiyoruz.

Yarın “Vatanım” diyebilmek için, yine fedakarlık yapmak zorunda olduğumuzu

anlayamıyor, anlatamıyoruz.

O kadar ayrıntılara takılmışız ki, hayatı kaçırıyoruz. Ve çocuklarımız da “Hayat”

zannettiği yerlere doğru kaçıyor.

Halbuki Müslüman akıllıdır. Kimseye evladını ve vatanını kaptırmaz!

Ben çoğu insanın aksine, yeni neslin daha zeki olduğuna inanıyorum. Ellerinde hiç

bir şey yoksa, sosyal medyanın gücünü kullanacak kadar akıllılar.

Eğlenmek için alkole, yılbaşı kutlamak için Noel’e, özgürlük için çıplaklığa ihtiyaçları

olmadığını kavrayacak kadar da kafaları çalışıyor.

Kafası çalışmayan biziz!

Hayırsız oğlunuzu, aklı bir karış havada kızınızı alın.

Düzeltmeye, akıl vermeye çalışmadan.

Önce gerçekten olduğu gibi kabul edip severek.

En sevdikleri şarkıyı sonuna dek açıp dinledikten ve yorulduktan sonra, evdeki

masanıza oturun.

Çay için, sohbet edin.

Sonra ne mi olur?

Bir sarhoş, bir ayık, bir çıplak ve bir başörtülü bu masaya oturur. Dünya barışı olur.

Hesabı da Noel Baba öder!


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.