• 18 Nisan 2016, Pazartesi 8:03
Hija.Be

Hija. Be

Erbakan Hoca -1

"Mesele, Türkiye'nin şeftali yerine motor üretmek istemesiydi." demişti, merhum Erbakan. Ardında bıraktığı Milli Görüş davasının izleri tamamen silinmiş miydi, eski coşkulu gençlerden kaçı kalmıştı hala bilinmiyor.Yazılıp çizilen onca şeyin gölgesinden kaçıp, varolan sis perdesini aralayacağız.Beraberinde götürdüğü davasını ve anlatmak istediği asıl meseleyi yol arkadaşından dinleyeceksiniz.

Çok eskilere giderken, hala akıllarda olan ve bize söylenen bazı söylemlerden çok uzak bir davayı anlamaya çalışacaksınız.

Uğrunda feda edilenler, pişmanlıklar ve bugün gelinen noktaya kadar bir çok gerçeği, İl Üniversitesi (University of I. Life) yönetim kurulu başkanı olan Dr. İsmail Yetiş'ten dinleyerek kaleme aldım.

Ve anladım ki, bugünün idealist ve coşkulu gençleri, aslında kır saçlı olanlarmış...

 

Peki İsmail Kim?

İsmail, okul dördüncüsü olduğu halde sınıfta kalmayı başaran bir çocuk. Tabii ki bu durum çok geçmeden babasının kulağına geliyor.

Baba dava adamı. Durumu sükunetle karşılaması bundan, ya da oğlunda kendini görüyor oluşundan...

Çünkü İsmail, okuldan kaçıp gazeteye gidiyor, yazıyor, muhabirlik peşinde koşuyor.Tüm gününü gazetelere gidip "Ben burada çalışmak istiyorum" diyerek harcıyor.

Yaşıtlarından bambaşka bir hayal dünyası var ve elinden gelse o dünyayı fotoğraflamak isteyecek kadar da tutkulu.

Yolunun Milli Görüş ile kesişmesi...

Cami cemaatinden bir arkadaşına danışan babası, oğlunun elinden tutup o zamanın Yeni Devir gazetesine götürür.Onu Ömer Faruk amcasına teslim eder.

İsmail'in bir huyu vardır. Her namaz vaktinde toplantı falan dinlemeden odaya dalar, kim olduğuna bakmaksızın sakallı olan herkese namaz vakti geldi der. Hatta o yıllarda Doğu Perinçek'e bile sakallı diye namazı hatırlatmış, herkesi güldürmüştür genç çocuk. Buna Erbakan hoca bile dahildir :)

Böylece bu delikanlı, Erbakan ile o yaşlarda tanışır.

O yıllarda tohumu namaz vakti ile atılan dava arkadaşlığı, Erbakan hocanın vefatına dek sürecektir.

Devamını kendisi anlatıyor...

 

O Zamanların Milli Görüş'ü

"Erbakan hoca Türkiye'de İslami bir parti kuramayacağımız gibi dini görüşümüzü de ifade edemeyiz demişti. Aslında "Milli" Arapçada "dini" anlamına gelir. Adı Milli Görüş olsun, biz dini görüş anlayalım diyerek başladı. Amaç dava adamı olarak dünyada ezilen tüm Müslümanlar için tek bir ses olarak hizmet etmekti. Din adına her şeyin yasak olduğu zamanlardan bahsediyoruz.İnsanların yargılanmadan idama yürüdükleri zamanlardan. Bir nokta daha var ki insan hakları adına ayırım yapmadan bu teşkilat, ezilen herkesin yanında olma misyonunu da üstlenmişti.

 

Günümüz Milli Görüş Teşkilatının Durumu

"Milli Görüş" ülkemizde ideolojik ve organik olarak iki şekilde mevcut. Esasen tam organik yapılanma, Avrupa'da teşkilat olarak yaygın durumda. Avrupa'da AK Parti çizgisinde devam eden teşkilat, Ankara'da Saadet Partisi ekseninde devam ediyor. Bu şekilde süregelen yapının ikiye ayrılmasını istemeyenler Almanya'da yeni yapılanma çalışmalarına başlamış olsalar da, zayıf kaldılar. Davaları aynı, politik yolları ayrı bir teşkilat var günümüzde.

 

28 Şubat Döneminin Çocuğu AK Parti

"28 Şubat döneminde de aynı yasaklar vardı. Milli Görüş'ün zayıflamaya başlaması, dinini yaşamak isteyen insanlara karşı yapılan zulümleri hepimiz hatırlarız. Halk oy verse bile, demokrasi bir yere kadardı.O dönem nasıl Milli Görüş'e ihtiyaç hasıl olduysa, 28 Şubat döneminin de çocuğu AK Parti olmuştur.

Devamında, herkesin gözü önünde yaşananlardan sonra, perde arkasında olanları dinleyeceğiz.Ve zihinlerde takılı kalan soruların cevaplarını kendisinde bulacağız.

Hastalığını bile bile yerine kimseyi neden tayin etmedi?

Milli Görüş'ün kepengini nasıl indirdi?

Abant'ta gerçekte neler oldu?

Gerçekten sayın Recep Tayyip Erdoğan ile arası bozuldu mu?

Pişman mısın?

 

İsmail Yetiş'ın, bu sorulara yanıtı ikinci yazıda yer alacak.

 

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık