• 03 Ekim 2016, Pazartesi 10:06
Hija.Be

Hija. Be

Narsistler Çiçek, Gerçek Kadınlar İse Sadece İnsandır!

Bir aylığına her şeye muhalefet etmeye karar verdim.

Kendime muhalefet ede ede kendimi delirtecek, akabinde benim gibi kendisini anlatmaktan yorulan insanları depresyona sokacaktım.

Böylece hep beraber fenomen olacaktık.

Sosyal medyada “narsizm” kazandığından, “Benim neyim eksik?” diyerek coştuğumdan olsa gerek, hep kendimi paylaştım. Narsistliğin beş farzından ilki olan selfie(özçekim) çekmeyi atladım/başaramadım.

O insanüstü güzelliği, sayısız efekt programı indirerek yakalamaya çalıştım. Sanırım bunun için bir on yaş geriye gitmek gerekiyormuş.

Kurdeleli sunum hazırlamaya çalıştım, hazırlıksız yakalandım. Çok şükür ki çiçekli snapchat efektleri imdadıma yetişti ve cici kız imajımı kurtardım.

Beğeniler havada uçuşurken, araya sosyal mesaj içerikli, pek seçilmeyen bulanık bir fotoğrafımı da koydum.

Kobay olarak kullandığım ilk kişi, duvar kağıdımızı yapacak usta oldu. İşi bitince sordu, olmamış dedim. Desenler bütün olarak görünmüyor, vesaire. Ama adamcağız kendisini nasıl anlatmaya çalışıyor…

Usta ve eşimin yüzündeki ifade, Kerimcan Durmaz’ı ilk defa gören garip köylü gibiydi.

“Saçlarından tut şunu önce yerlerde sürükle” dedirtecek kadar çileden çıkardım insanları.

Kapıya gelen kargo görevlisine “Ben size pos makinesi getirin demiştim” diyerek geri gönderdim. Göndermeden önce de elimdeki parayı gösterdim, “Olmadığından değil, siz benim şikayetlerimi dinlemediniz, bunu da dinlemediniz”.

Baktım iyi gidiyorum, şu İnstagram’daki beğeni gruplarına katıldım.

Beğeniye beğeni, takibe takip.

Grup başkanı narsizmde çağ atlamış bir hatun. Soru soramazsın çünkü, kendisinin üstün zekasına sahip değilsen, fırçayı yersin ya da atılırsın. Ben hala atılmadım J

Çok zeki olduğumdan değil elbette, bilir gibi yapıp, internetten “Keşfete düşmek nedir” gibi şeyleri hemen arattırdım.

Böyle böyle bir ay geçti.

Yazılarımı yazamadım.

Öyle ya, günde üç vakit beğeniye beğeni, takibe takip vardı.

Kaşımla gözümle uğraşmalı, daha sık paylaşım yapmalıydım.

Mutfak eşyaları bulmalıydım en altın sarılısından, en süslüsünden.

Bana neydi ki Halep’ten? Suriye’den?

Ne de olsa kurdelesi yoktu hiç birinin.

Rafine bir hayat yaratmaya çalıştım.

Olmadı.

Beğenmemiştim.

Anlamlı bulduğum her şey, her like’a tıklandığında bir bir azalıyordu.

Sanal olan kazanıyordu.

Gerçek “Ben” kayboluyordu.

Ekho ve Narkissos efsanesindeki “Nergis” çiçeğine dönüşmeden, başkalarının cümlelerindeki son heceye muhtaç kalmadan ve sudaki aksime aşık olmadan vazgeçtim.

Kelimelerimin mürekkebi sızlamadan elime kalemimi aldım.

Pembe gözlüğümü çıkardım.

Çünkü narsistler çiçek, gerçek kadınlar ise sadece insandır!


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık