• 30 Mayıs 2018, Çarşamba 13:43
Mehmet AĞAR

Mehmet AĞAR

Bir Devrim Masalının Önce Kendi Evlatlarını Yeme Hikayesi

Şimdilerde normal karşılanan, vakay-ı adiyeden sayılan, bazı durumlar, bazı kelimeler, bazı semboller, bazı giysiler; Türkiye’de bir zamanlar kavga sebebi idi. Yaka paça gözaltına alınma ve tutuklanma gerekçesi idi. Mesela içeriğine bakılmaksızın Kürtçe müzik dinlemek, Kürtçe konuşmak kamuya giren her alanda yasaktı. İnsanlar; ne yazık ki bir şekilde Türkçe öğrenemeyen, bilmeyen annesiyle, babasıyla, kardeşiyle telefonda konuşmaktan utanıyor veya korkuyordu. Hele inancından dolayı, velev ki siyasi bir amaçla olsun, başörtüsünü takmak, üniversitelerden, kamu kurumlarından ve cemiyet hayatından kovulmak sebebi idi. Büyük trajediler yaşandı. Ancak AK Parti iktidarı döneminde bu problemler birer birer çözüldü.

Her nedense şimdilerde, AK Parti veya Recep Tayyip Erdoğan aleyhinde nerede bir oluşum varsa, nerede bir muhalefet varsa özellikle görsellerinde, ince ayarlanmış başörtülü bir hanım abla, bir teyze ya da bir genç kız dikkatleri çekiyor. Bütün muhalif platformların fotoğraflarına bakın, dediklerimi göreceksiniz. Topluma karşı ne mesaj verilmek isteniyor, diye düşünüyor adam! Daha düne kadar, bu hanımlara, genç kızlara, kadınlara örümcek kafalı gözüyle bakan, onlara ikinci sınıf vatandaş muamelesi yapan beyaz Türklere ne oldu da, tiksindikleri bu insanlarımızla birden canciğer kardeş oldular? Bildiğimiz kadarıyla geçmişte yaptıkları hatalar nedeniyle özür dilemişlikleri yok. Baskıcı, yasaklayıcı zihniyetlerinden pişman olduklarına dair bir emare de yok. Peki, nedir işin aslı astarı? Bu durumda anlaşılıyor ki “devrim” olarak gördükleri, “Erdoğan’ı devirmek” planında birinci safta bu safdil insanları kullanıyorlar. Erdoğan’ı, Erdoğan vesilesiyle varım diyenlerle ve varlığını onun sayesinde beyaz Türklere kabul ettirenlerle yenmek istiyorlar.

İnkılaplarda acı ve değişmez bir kural vardır: Her devrim ilk önce kendi evlatlarını yer.  Erdoğan karşıtlığında başörtülerine düşman olanlarla güzel güzel fotoğraf çektirenler! Kat’i surette biliniz ki ilk kurban edilecek olanlar sizsinizdir. “Hakikî vukuatı (gerçek olayları) kaydeden tarih, hakikate en doğru şahittir.”  Nice örnekleri kalın tarih kitaplarında bir ders ve ibret olarak durmaktadır.

Şayet olurda Erdoğan’ı yenerlerse, siz zannediyor musunuz ki sizi bu şekilde kabul edecekler? Onlar mecbur kaldıkları için sadece tahammül ediyor gibi gözüküyorlar size karşı. Bu laikçilerin hastalığı, fırsatını bulduğu an hemen nükseder. O zamana gelindiğinde, sizin zamanında başörtülü olduğunuz halde size bu serbestiyi getirene karşı laikçilerle beraber boy attığınız fotoğraflarınız işe yaramayacaktır. Hatta size ezik ve yaranmaya çalışan zavallılar muamelesi yapılacaktır. Eskimez eskiler ne güzel demiş: “Menfaat üzere çarhı kurulmuş olan siyaset-i hazıra müfterisdir (yırtıcıdır). Aç olan canavara karşı tahabbüp (sevgi gösterisi) etsen, merhametini değil, iştihasını açarsın. Sonra döner gelir; tırnağının, hem dişinin kirasını senden ister.” Yani kısaca anandan emdiğin sütü burnundan getirir demek istiyor büyüklerimiz. Hem “Canavar vicdanı taşıyanlara karşı dalkavukluk etmekle zaaf göstermek, onları tecavüze sevk eder.”

Tarih denilen şu zaman cetvelinde büyük bir kararın verileceği bir hengamda, gelecek nesillere ve en önemlisi Hakk’a karşı mahcup olmamak adına kanaat-ı acizanem budur hatırlatmak istedim. Kalın sağlıcakla.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


SON DAKİKA HABERLER

yukarı çık