• 10 Nisan 2017, Pazartesi 10:47
Mustafa ALBAYRAK

Mustafa ALBAYRAK

Son Düzlüğe Girerken EVET...

#Evet'ler çantada keklik değildir, diye ilk yazanlardan biriyiz sosyal medyada...

Bu yazı, çalışmak ve tarafımızı motive etmek içindi,  iyi de oldu...

Şu an da hepimizin malumu ki Biiznillah #Evet çıkacak...

Buna şüphemiz yok ama bu yetmez...

Açık ara #Evet çıkarmalıyız bunun için son hafta...

Daha çok çalışmalıyız ve üstlerinde nüfuzumuz olan sevdiğimiz saydığımız-ayni şekilde mukabele gördüğümüz herkesi aramalıyız #Evet için...

Hani Avrupa kupası maçlarında olur ya?

İlk defa çıkılan bir üst tura deriz ki filanca takımımızın tarihindeki en mühim maçı diye?

Aynı o hesap...

Bir üst referandum ve seçime kavuştukça ne diyoruz? Bu tarihimizin en mühim referandumu veya seçimi ? Şimdi denilebilir ki, yahu her seçime bu en mühimi, her referanduma bu en mühimi diyorsunuz ? Hani bir evvelki de öyleydi diye ? Zahir de haklı bir soru gibi... O zaman somut hale getirelim ve günümüz spor müsabakalarından UEFA'daki Beşiktaş'ımızın maçlarından emsal gösterelim ?

Şu an da BJK'nin tarihteki en mühim maçı önümüzdeki Lyon maçı ya,  eğer inşallah elerse Beşiktaş ki inşallah eler, o zaman bir üst turdaki yarı final de olan maçı Beşiktaş'ımızın en mühim tarihteki maçı olacaktır...

Yine elerse o zaman final maçı tarihteki en mühim maçı olacaktır! Şimdi 2007'den beri yapılan seçimleri ve referandumları bir bir hatırlayalım... Ne demek istediğim daha net anlaşılacaktır! Sabih  denilen ucube Hukukçusu 367 sapkın fikrini ortaya atınca o günkü TBMM sayın @cbabdullahgul'ü seçememişti ve erken genel seçime gitmiştik.  % 47 alınca sayın @cbabdullahgul'ü tekrar aday gösterdik ve her zamanki gibi MHP'nin lideri sayın @dbdevletbahceli'nin destekleri ile TBMM'de sayın Gül'ü 11. Cumhurbaşkanı olarak seçmiştik. Ancak bunu kafi ( yeterli ) görmemiş ve bundan sonra da benzeri vesayete dayalı krizler olmasın diye Referanduma gidilmişti, zannediyorum 2007 Ekim'inde...

Büyük milletimiz de olaya el koymuş ve Referandumda artık Cumhurbaşkanını ben seçeceğim demiştir...

O zaman da #Evet vermiştik şimdi vereceğimiz gibi... O gün için tarihin en mühim referandumu da bu idi ! Ama bu da yetmemişti... Zira 367 Sabih gibileri temizlemek gerekiyordu Türk Hukuk sisteminden... Ki artık garabetler olmasın... Bunun için de bir Referandum gerekiyordu... Zira tek başına AK Partinin anayasayı değiştirecek ve HSYK'daki vesayeti yıkacak sayısal kifayeti yoktu!

12 Eylül 2010'da o zamana kadarki en hayati Referanduma gidecektik, millet olarak... Ve çok ehemmiyet veriyorduk... Zira Kemalist vesayeti yıkacaktık... Seyfi Dede'nin, Moğultay ın binlerce militanını yerleştirdiği HSYK temizlenecekti...? Çok mühimdi bu 2010 Referandumu...

Hani Pensilvanya'daki Şarlatanın ''mezardakileri bile kaldırın ki #Evet rey i kullansınlar" dediği Referandum... Hep birlikte #Evet verdik ... Fakat o da ne ? Seyfi dede ile Moğultay'ın militanları temizlenirken yerine Fetullah'ın militanları gelmiş ve Türk Hukuk sistemini hem de  en alttan en üste kadar ele geçirilmişlerdi!

Önce anlamadık neler döndüğünü taa ki 7 Şubat 2012'de MİT'e operasyon çekilene kadar !

Evet artık Yargı Kemalistlerden kurtulmuş ama ondan çok farkı olmayan başka bir pislik güruhun, Gülenistlerin eline geçmişti!

Çok kötü ve geri dönülmez bir yola girilmişti... Ne yapacaktık. Bu pisliklerden nasıl kurtulacaktık? Arada 2011'de yapılan ve AK Partinin % 50 Rey  aldığı seçimler de yeterli olmuyordu... Zira mevcut vesayet darbe anayasası Milletin egemenliğine değil bir grup asker sivil bürokratın bilhassa Yargı vesayetine imkan tanıyordu, daha çok! Bu değişmeliydi ama nasıl olacaktı ki?

% 50 de Rey alsanız yetmiyordu sayınız ! Mutlaka bir parti daha destek vermeliydi... Ama MHP'de dahil hiçbiri destek vermiyordu ...

Derken 17-25 Aralık sivil yargı darbe teşebbüsü gelmişti sayın @RT_Erdogan'ın kendini yalnız hissettiği ve herkesin masa altına kaçtığı sivil darbe... Onu da milletin desteği ve namuslu bir kaç Bürokratın çabası ile atlatacaktık ama bir seçim ve güvenoyu şarttı...

İşte tarihteki en mühim seçim dedik ve 20 Mart 2014'teki yerel seçimlerde % 45 oy alarak güven tazeledik...Ama Level'lar yükseldikçe iş de zorlaşıyordu... Tıpkı Avrupa'da tur atladıkça takımlarımızın daha güçlü rakiplerle karşılaşacak olması gibi...Şimdi de tarihin en mühim seçimi 2014'te, 10 Ağustos Cumhurbaşkanlığı seçimleri gelecekti ! O seçimden de bu millet yüzünün akı ile çıktı...

Reisimizi o gün % 52 Rey ile Cumhurbaşkanı yaptık... Ama bitmiyordu Level atlamalar...  E Reis de Cumhurbaşkanı olunca yeni Genel Başkanımız ile ilk seçimlere girdik ve 7 Haziranda ilk defa TBMM'de tek başına güven oyu alamayacak bir Rey'le muhatap olmuştu AK Parti....Türk Milleti kendince Rey'ini vermiş ve bu Başkanlığa gidecek yoldaki en mühim seçimde % 41 ile tek başına  iktidar şansı vermemişti... Hükümet kurulamayınca 1 Kasım 2015'te tekrar sandığa gittik ve koalisyon ihtimaline izin vermemek için millet bu kez % 49,5 ile AK Partiyi tekrar başa getirmişti... Ama çift başlı sistem krizden yine kurtulamıyordu... Bu sistemde değil Hoca ile Reis, karı ile koca bile Başbakan ve Cumhurbaşkanı olsa, Baba ile Oğul olsa yine kavga ve ihtilaf çıkabilirdi... İşte o da oldu ve Başkanlığa karşı yeterli desteği vermeyen , bunun için yani Başkanlık için çalışmayan ve CB ile bir çok konuda ters düşen Hoca gitti, yerine TC tarihinin en başarılı icracı Bakanı olan sayın Binali Yıldırım gelmişti... Ama bu da yetmiyordu... Çünkü bu sistemde her zaman Binali bey ve Tayyip bey gibi uyum içinde olan iki kişiyi bulamayabiliriz... Yeni bir Hoca vakası, yeni bir 7 Haziran vakası olmayacağı ne malum...? Hem sayın Erdoğan  da bir fanidir, her zaman Erdoğan başımızda kalacak değil ki? Artık koalisyonlar devrini ebediyyen kapatmak lazımdı... Çünkü koalisyon çok seslilikten ziyade çok başlılık ve karar mekanizmasının gecikmesi binaenaleyh hizmetlerin aksaması ve geç yapılması yahut da hiç yapılamaması demekti,  o halde bu düzen değişmeliydi...Tek başına iktidarı mecbur bırakacak bir sistem gelmeliyi...Bu da ancak bir referandumla sağlanacaktı. Artık bu en üst Level idi... En azından bugüne kadar olanların... Nasıl ki 17 Mayıs 2000 de  Kopenhaggen'de Galatasaray Sk - Arsenal   @GalatasaraySK'ın tarihindeki en mühim maçı idi. Nasıl ki 13 Nisan perşembe günkü Lyon maçı @Besiktas için en mühim maçtır, bu Referandum da Türk Siyasi tarihinin en mühim sandık seçimidir... O yüzden bu referandumda sandığa gidecek olan yaklaşık 60 milyon vatandaşımızın neyi seçeceğini, tercih edeceğini iyi bilinmesi lazım. Bu Referandum Türk Milletinin geleceğini tayin edecektir...

200 yıllık Batı tahakkümüne devam mı diyeceğiz yoksa dur deyip tekrar 1000 yıllık asli fikriyatımıza tam istiklalimize geri mi dönüş yapacağız...?

1839 Tanzimat'ından beri süren makus talihimimizi yenecek miyiz?

O yüzden daha çok çalışmalıyız. artık bizim için sadece #EVET,  evet değildir. İstikbalimizdir...

Öyle bir #EVET demeliyiz ki sesi taa Strazburg'dan Brüksel'den duyulmalıdır!

Bunların idrakinde olarak Rey'imizi kullanmalıyız!


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


SON DAKİKA HABERLER

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık