• 21 Şubat 2016, Pazar 15:34
Mustafa Kemal ŞAHİN

Mustafa Kemal ŞAHİN

Diyet

(I) İslam hukukuna göre, öldürme ve yaralamalarda suçlunun ödemek zorunda olduğu para veya mal, kan pahası, kan parası, kefaret. 

Mesela "Kolunun diyetini ben verdim. Yoksa çolak kalacaktın". Ömer Seyfettin

(II) Sağlığı korumak veya düzeltmek amacıyla uygulanan beslenme düzeni, perhiz, rejim.

(III) Günlük gıda alımını oluşturan maddelerin tümü. 

(IV) Rasyon. (Veteriner Hekimliği Terimleri Sözlüğü)

 

Bu günlerde ilgi alanım diyet. Artık yaş ilerliyor ve arızalar vermeye başladım. Şeker, tansiyon, kolestrol derken diyet zamanım gelmiş. Özel bir hastanenin, "Özel üniversiteden diploma almışsın, yaşın da çok genç, sen nereden anlayacaksın diyetten" diye takıldığım ama yaşına göre de epeyce başarılı gördüğüm doktorumun tavsiyeleri ile 7 kilo vermiş durumdayım. İslam hukukundaki diyet, nasıl olup da yeme-içmede diyete dönüşmüş, anlamadım. Çok yediğimiz için mi diyetini ödeyip yemeyi keseceğiz, yoksa gidici olduğumuzu mu vurguluyor?

Bundan 5-6 sene önce okuduğum bir yazıda, uzun yaşamın sırları ile ilgili bir araştırmanın sonuçları yer alıyordu.  Araştırma Amerika'da yapılmış. Özetle şunlar söyleniyordu:

 

İyi beslenmek, az beslenmek.

Düzenli spor yapmak.

Düzenli uyumak.

Kırsal ve yüksek yerde yaşam.

Meditasyon.

Evlenmek ve çocuk sahibi olmak.

Düzenli cinsel yaşam.

Arkadaş ve sosyal ilişkilere sahip olmak.

Bulmaca çözmek.

Gazete ve kitap okumak.

İnternetle meşgul olmak.

Hayvanlarla meşgul olmak.

İnanç sahibi olmak.

Kariyeri olmak. 

 

Amerika'da bugün 96 binden fazla 100 yaşın üzerinde insan yaşarken, bu rakamın 2050 yılında 6 milyon olacağı öngörülüyormuş. Rakamlarla meşgul etmeden dikkatimi çeken bir kaç bilgiyi paylaşayım.

100 yaşına kadar yaşayanların % 85 i kadınlarmış. 

25 yaşından önce doğum yapan kadınların çocuklarının 100 yaşına kadar yaşama şansı diğerlerine göre iki kat fazla imiş.

100 yaşına kadar yaşayan insanların % 95 i ibadetlerini tam olarak yapanlardanmış.

İlginç bir bilgi de şu; 100 yaşına kadar yaşayan kadınların yüzde 98’i 40 yaşından sonra anne olan kadınlarmış.

Bu kişiler az kalorili besleniyorlar ve yemek yemek onlar için tıka basa doymak değil, aksine öğünü hafif aç olarak bitirmekmiş

2000’li yıllarda yapılmış bu araştırma. Amerika, Amerikayı yeniden keşfetmiş. 600’lü yıllarda yaşayan önderimiz, peygamberimiz Hz. Mustafa (SAV), bu araştırmaların hepsini bizzat yaşamıştır. Bizlere de sağlıklı yaşamın koşullarını da söyleşmiştir. Sofradan aç kalmayı, aileye bağlılığı, çocukları, ibadetimizi, düzenli uyku ve yaşamı bizzat yaşayarak bize anlatmıştır. 

Yeni Türkiye, yeni medeniyet anlatımlarının sıkça yapıldığı günümüzde aslında yıllardır süregelen ama son zamanlarda bozulan, değişikliğe uğrayan medeniyetimizin değerlerine göre yaşayabilsek herşeyimiz düzenli olacak, hem kendimize, hem de etrafımıza daha faydalı olacağız. Sofradan doymadan kalkmaktır, medeniyet. Yemekte iş konuşmak değildir bizim medeniyetimiz. Düzenli yaşamdır, evliliktir, evliliği sürdürmek, sahip çıkmaktır bizim medeniyetimiz.

Diyetten nerelere geldik.

Muhabbetiniz bol olsun...


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık