• 11 Nisan 2016, Pazartesi 10:01
Mustafa Kemal ŞAHİN

Mustafa Kemal ŞAHİN

Profesyonel/Bedelli Askerlik

Her dönemde sıkça bedelli askerlikle ilgili sorunlar, beklentiler ve talepler oluyor. Bu konu ile ilgili benden, belki de askerliğimi 1999 depremi sonrasında çıkan bedelli askerlik yasası ile yapmış olmam dolayısıyla, sıkça yazı yazmamı isteyen arkadaşlarım, kardeşlerim oldu.

Yüksek lisans ve sonrasında doktora yapmam münasebetiyle 30 yaşında, evli ve bir çocuklu olarak, kara kara düşünüyordum, nasıl yapacağım askerliğimi diye. Bedelli söylentileri bugünkü gibi her daim gündemde idi, ben de dört gözle onu bekliyordum. 99 depremi sonrasında depremzedelere yardım amaçlı çıkan yasayla, doktoramı bırakıp hemen yazıldım ve 28 gün yaptım, askerliğimi. Yıllarca hep düşünmüştüm, “ hayatlarının en verimli çağında askerde 12- 18 ay kalan gençlerimizi neden profesyonel olarak askere almıyoruz” diye.

Türk Silahlı Kuvvetleri'mizin ve tabii ülkesini seven her vatandaşın isteği eminim dünya üzerinde etkin ve vurucu gücü yüksek bir orduya sahip olmaktır. Bu amaca ulaşmak için de izlenecek yolun ordunun profesyonelleşmesi olduğunu birçok platformda yüksek rütbeli komutanlarımızın belirttiğini biliyoruz. Ayrıca son zamanlarda, ordunun profesyonelleşmesi yönünde atılan adımlar olmuş ve bu da dillendirilmeye başlanmıştır. Profesyonelleşen ordunun hareket kabiliyeti artmakta ve ayrıca vurucu gücünü de artırarak savaş ortamından önce barış ortamında caydırıcı bir güç konumuna getirebilmektedir. Zorunlu askerlik kapsamında gençlerimize harcanan paralarla, kaliteli teçhizatlara sahip daha profesyonel bir ordu kurulabilir diye düşünüyorum. Bütün ülkesini seven vatandaşların da isteği ve arzusu da bu yöndedir eminim ki.

Bu konu üzerinde çok konuşulması ve tartışılması gerekir ve üstünkörü popülist yaklaşımlarla değil, akılcı ve yapıcı fikirler ekseninde yapılmalıdır. Çünkü askerlik meselesi, 20 milyon genci ve ekonomik, sosyolojik ve güvenlik gibi birçok düzlemde ülke menfaatlerini etkileyen bir konudur

Hali hazırda yükseköğrenim görmüş gençlerimiz 5 ay “kısa dönem” er ve 12 ay “uzun dönem” yedek subay olarak, diğer gençlerimiz ise 12 ay “uzun dönem” er olarak askerlik hizmetini yapmaktadır. Fakat yükseköğrenim görmüş gençler, 12 ay yedek subay olarak askerlik yaptıklarında ayrıca Türkiye şartları için iyi sayılabilecek bir maaş da almaktadır. Yani yükseköğrenim mezunları her iki durumda da diğerlerine göre çok avantajlı şartlarda askerlik yapmaktadır. Ayrıca memleketinde çalışmayıp, yurtdışındaki ülkeler için değer üreten “beyin göçleri” bedelli askerlik uygulamasından sorgusuz sualsiz faydalanmaktadır. Bir nevi, hep engellenmek istendiği söylenen “beyin göçü”, aslında teşvik edilmektedir.

Askerlik konusunda, yükseköğrenim gören - görmeyen, yurtdışında çalışan – çalışmayan, herkesi eşit şekilde kucaklayacak uygulamaların yapılması ekonomik anlamda da ülkenin menfaatine olacaktır. Bu eşit yaklaşımında günümüz şartları göz önünde bulundurularak siyasilerimiz tarafından değerlendirilmeli, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin görüşleri alınarak yeni bir yapılanma içine girilmelidir.

Sonuç olarak, askerlik hizmetinin toplumdaki her kesime daha eşit yaklaşacak şekilde düzenlenmesi tabii ki Türk Silahlı Kuvvetleri’nin değil, yasa yapma hakkına sahip TBMM’nindir. Giriş kısmında dediğimiz gibi konuya popülist yaklaşımla “bedelli askerlik” gibi kısa süreli çözümlerle değil uzun vadede ekonomik olarak avantajlı hale getirecek ve tabii ki toplumsal eşitliği göz önünde bulunduracak çözümler getirilmelidir.

Son çıkan bedelli yasasında yararlanmak isteyip başvurusunu yapan ve parasını yatıramayan gençlerimize bir imkan sağlanmalı ve süre uzatılmalıdır. Şu anda bakaya durumunda olan 700.000 gencimizin ve her sene de askerlik çağına gelen 1.370 bin gencimizin sorunlarına çözüm sağlayacak gelişmeler bir an önce hazırlanmalıdır.

Hassas bir dönemde böyle bir yazı yazdığımın farkındayım. Gün geçmesin ki şehit haberi almayalım. Aslında tam da bunun için yazılmış bir yazı. Tüyü bitmemiş, yeni yetme 3-4 ay acemilik döneminden sonra askere alınan gençlerimiz, operasyona gitmek zorunda. Profesyonel askerlik ile bu durumun çözülebileceğini, daha güçlü bir ordumuz olabileceğini, gençlerimizi daha verimli kullanabileceğimizi düşünüyorum.

Saygıdeğer büyüğümüz, başbakan yardımcımız Sayın Numan Kurtulmuş ile siyaset yaparken, kendisi hep şunu söylerdi “Yeni anayasa, ekmek kadar, su kadar acile ve gereklidir”. Askerlikten ticarete, ekonomiden spora yeni anayasa şarttır ve bir an önce yapılmalıdır.

Kalın sağlıcakla…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık