• 29 Mayıs 2017, Pazartesi 13:09
OkanÖZDEMİR

Okan ÖZDEMİR

Ulû'l Emre İtaat Edip, Verdiğimiz Sözü Destekleyecek miyiz?

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla!

"Gerek sıkıntı ve darlıkta ve gerekse refah ve sevinç halinde söz dinlemek ve itâat etmek başta gelir. Ve sen bizzat, bizim üstümüzde bir tercihe sahip olacaksın ve senin hiçbir iyi hareketinde sana karşı itâatsizlik etmeyeceğiz."

Bu söz; gecenin bir vaktinde, üzerlerine çevrilen tüm tehditlere rağmen gözlerden ve kulaklardan uzak, dar bir dairede cesaretle verilmiş ama belki de o an için küçük bir sözdü, sene 622'de. Maddi çıkar ve menfaat gözetmeksizin bu sözü verenler, verdikleri söze bağlı kalarak geleceğin dünyasını ne denli etkileyeceklerini tahmin edemezlerdi. Dünya hayatının sonuna kadar sürecek bir mücadelede, önce toprakları değil gönülleri fetheden bir hareketin istikbâli için omuzlarına söz yüklendiler. Hicretin, yüklendikleri söze itaat ettikleri için başarıyla gerçekleşeceğinden ve ardından kazanılacak o kutlu, o mübarek zaferlerden ise habersizlerdi.

Bedir'e yürüyen bir avuç aslanın, arkalarından gelecek yüzlerce nesile vereceği cesareti,
Mekke'nin o yürek aydınlatan silahsız fethini,
Medine'den başlayan bu kutlu yürüyüşün kıtalara yayılacağını,
"işte kefenim!" diyen Sultan Alparslan'ı,
İstanbul'u feth eyleyen o müjdelenmiş Fatih'i ve kutlu ordusunu,
bırakmış oldukları emanetlere asırlar sonra sahip çıkacak Yavuz'u,
dünya iklimine barışı, huzur ve refahı getirecek o mübarek hükümdarları
ve o hükümdarların adalet ve merhamet çizgisinden ayrılmamasını sağlayacak (temeli İslâm olan) o muhteşem devletleri,
nereden bileceklerdi?

Onlar sadece söz verdiler ve verdikleri söze itaat ettiler!

O sözden bugüne asırlar geçti ve yaşanan tüm olaylar iyisiyle, kötüsüyle tarih sayfasında yerini aldı. Bugün tarih sayfalarından gururlanarak okuduğumuz tüm olaylar, alınan bir kararın ardından verilen bir "söz" ile başlamıştı halbuki. Sahi bu dünyaya gelişimiz de bir söz üzerine değil miydi? Hani zürriyetlerimiz öz benliklerimize şahit tutularak sorulmuştu
bize; "Ben sizin Rabbiniz değil miyim?" diye ve söz vermiştik, "Sen bizim Rabbimizsin!" diye.


Bu söz ile bir erkek ve dişi üzerinden insan yaratıldı ve ardından birbiriyle tanışması için kavim ve kabileler haline getirildi. (Hucûrat/13)  Bugün ise dünya üzerindeki uğraşımız, fıtratımızda olan uygarlığa ulaşmak için kökümüzdeki göçebelikten sıyrılarak gövdemizi devlet ile oluşturup kent yaşamını düzenlemeye çalışıyoruz. Tüm bunları İbn Haldun'un belirttiği asabiyye'ye dayanarak gerçekleştiriyoruz.

Maksadım; toplumların düzen içinde yaşamasının en uygun halini anlatmak veya bu düzeni sağlayacak devletin, en kusursuz nasıl işleyeceğine dair teoriler üretmek değil. Zira bu işi hakkıyla ifâ eden insanlar zaten mevcutlar ve mevcudiyetlerinide devam ettirecekler. Benim dikkat çekmek istediğim nokta, zaten tüm bu yaşanmışlıklara rağmen ayakta kalma mücadelesi veren devletin, ayağa kalkma sürecinde yaşanan kargaşa! Sancak değişimine sayılı günler kala oluşturulan algılarında büyük etksiyle, kimin sözüne itibar edemeyeceğimizi bilememe kaygısı!

Kabîle Devleti Değiliz!

Cennetmekân Sultan Abdülhamîd Hân'ın dediği gibi tekerrûr eden tarih değil hatalardır ve biz (en azından) millet olarak 15'inci hatamızı tekrar etmeme sınavı ile karşı karşıyayız. Solcular, Sağcılar, Ulusalcılar, FETÖCÜLER, Milliyetçiler, Muhafazakârlar ve daha nicesinin (ayrı ayrı) devlet içinde kadrolaşma çabası derken bugün devlet nezdinde kime, niye inanacağımız konusunda şüpheye düşer olduk. Ayrı ayrı diyorum zira tüm bu yapılar vatandaşlık ve ümmet şuurunu bir kenara bırakarak (neredeyse) "nesep asabiyyet"lerine bağlı hareket ediyorlar. Hâl bu olunca "sebep asabiyye"sine (çoktan) vardığımız halde birbirimiz ile mücadeleden vazgeçmeyerek devlet mekanizmasını tahrip ediyor ve toplumun dinamikleri ile oynamaktan öteye geçemiyoruz. İşte bu noktada tüm yapı, klik ve cenahlarımız şunu kabul etsin ki; "bünyesinde kadrolaşmaya çalıştığınız devlet, Kabîle Devleti değildir!"

Sizler,
kendine denk olan devletlere nazaran daha fazla milleti, etnik grubu, inancı ve mezhebi kusursuz bir mozaik misali bünyesinde barındıran Türkiye Cumhuriyeti Devleti, tüm vatandaşları için geleceğin Türkiye'sini dört dörtlük inşa etmeye çalışırken; kendi nesebinizi, cemaatinizi, bağlı bulunduğumuz grubun menfaatlerini ön plana çıkarırsanız bu iş nereye gider? Ben peşinen söyleyeyim; 17'inci Devlete!

Bütün Yük Devlet Yöneticilerinde mi?

Öncelikle şunu kabul edelim; "Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin tek bir sahibi var, o da Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşları!" Bu düstûrun bilincinde olan devlet ekâbiri, yukarıda belirttiğimiz gibi kendi önceliklerini göz önünde bulundurmadan, vatandaşına hizmeti vazîfe bilerek görevini ifâ ettiği takdirde geriye tek bir mesele kalır: "vatandaşının ulû'l emre itaat etmesi ve verdiği sözü desteklemesi." İşte bu meselede, her sivil vatandaşın ve görevi başındaki her devlet memurunun üzerine ağır bir yük biniyor. İç dünyasında savunduğu dünya görüşü, inancı, kendini bağlı hissettiği mezhebi, tarikâti, cemaati veya grubu ne olursa olsun, ekâbirinin her iyi hareketinde ona karşı itâatsizlik etmemesi ve kendini Musâ, ekâbirini ise Hızır olarak görmesidir.

İlk verdiğimiz sözden bugüne ve bugünden son sözümüze kadar; dünya üzerinde kazanılmış her başarının arkasında verilen bir söz ve bu söze itaatin yatmakta olduğunu bilelim. Her nasıl ki; kâlûbelâ'da, kelime-î şehâdet parolasında, bir gece vakti Akâbe'de, Malazgirt meydanında, İstanbul'un surlarında bir söz verdik ve bu sözümüzü desteklediysek, 2023, 2053 ve 2071'in o muhteşem Türkiye'sinde buluşmak için bugün bir söz vermek ve verdiğimiz söze itaat etmek zorundayız.

İnşaallah o zaman AhzabSûresinde yer alan o övünce mazhâr oluruz!

"Mü'minlerden öyle adamlar vardır ki, Allah'a verdikleri söze sadık kaldılar. Onlardan kimi (Allah yolunda şehid edilmek suretiyle) adağını yerine getirdi, kimi de (şehid olmayı) beklemektedir. (Ahidlerinde) hiçbir değişiklik yapmamışlardır. "

Nefsimizi kudret elinde tutan Allah, tüm sözünde duranlara, milletimize ve ümmetimize bereketli bir Ramazan nasîb etsin!

Allah'ın selâmı üzerinize olsun!


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


SON DAKİKA HABERLER

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

  • S.Lig
  • 1.Lig
  • 2.Lig Kırmızı
  • 2.Lig Beyaz
    Takımlar O G B M Av P
1 Galatasaray 5 4 1 0 10 13
2 Beşiktaş 5 4 1 0 6 13
3 Göztepe 5 3 1 1 3 10
4 Kayserispor 5 3 1 1 2 10
5 Medipol Başakşehir 5 3 1 1 1 10
6 Akhisar Bld. Genç. 5 3 1 1 0 10
7 Bursaspor 5 3 0 2 4 9
8 Fenerbahçe 5 2 2 1 3 8
9 Trabzonspor 5 2 2 1 2 8
10 Kasımpaşa 5 2 1 2 0 7
11 Medicana Sivasspor 5 2 0 3 -2 6
12 Karabükspor 5 1 2 2 0 5
13 Yeni Malatyaspor 5 1 1 3 -3 4
14 Aytemiz Alanyaspor 5 1 1 3 -4 4
15 Atiker Konyaspor 5 1 0 4 -3 3
16 Antalyaspor 5 0 3 2 -4 3
17 Gençlerbirliği 5 0 1 4 -7 1
18 Osmanlıspor FK 5 0 1 4 -8 1
Şampiyonlar Ligi
UEFA
Alt Lig
    Takımlar O G B M Av P
1 Giresunspor 5 4 1 0 7 13
2 Çaykur Rizespor 5 4 0 1 5 12
3 Ümraniyespor 5 3 1 1 4 10
4 Vartaş Elazığspor 5 3 1 1 2 10
5 Adanaspor 5 3 0 2 -2 9
6 Balıkesirspor 5 2 2 1 1 8
7 Altınordu 5 2 1 2 3 7
8 İstanbulspor 5 2 1 2 0 7
9 Adana Demirspor 5 2 1 2 -1 7
10 Manisaspor 5 2 0 3 -1 6
11 Erzurum BB 5 1 3 1 -1 6
12 Gazisehir Gaziantep FK 5 1 2 2 2 5
13 MKE Ankaragücü 5 1 2 2 0 5
14 Boluspor 5 1 2 2 0 5
15 Samsunspor 5 1 2 2 -3 5
16 Gaziantepspor 5 1 1 3 -7 4
17 Eskişehirspor 5 0 3 2 -3 3
18 Denizlispor 5 0 1 4 -6 1
    Takımlar O G B M Av P
1 Menemen Belediyespor 2 2 0 0 5 6
2 Keçiörengücü 2 2 0 0 4 6
3 Amed Sportif 2 1 1 0 7 4
4 Afjet Afyonspor 2 1 1 0 2 4
5 Sivas Belediyespor 2 1 1 0 2 4
6 Tokatspor 2 1 1 0 2 4
7 İnegölspor 2 1 1 0 1 4
8 Bucaspor 2 1 0 1 2 3
9 Sancaktepe Belediyespor 2 1 0 1 1 3
10 Etimesgut Belediyespor 2 1 0 1 1 3
11 Bodrumspor 2 1 0 1 0 3
12 Hatayspor 2 1 0 1 -1 3
13 Kocaeli Birlik Spor 2 1 0 1 -2 3
14 Tuzlaspor 2 0 1 1 -3 1
15 Sarıyer 2 0 0 2 -3 0
16 Kastamonuspor 2 0 0 2 -4 0
17 Eyüpspor 2 0 0 2 -5 0
18 Mersin İdmanyurdu 2 0 0 2 -9 0
    Takımlar O G B M Av P
1 Altay 2 2 0 0 5 6
2 Bandırmaspor 2 2 0 0 4 6
3 Sanliurfaspor 2 2 0 0 4 6
4 Gümüşhanespor 2 2 0 0 2 6
5 Kırklarelispor 2 1 1 0 1 4
6 Karşıyaka 2 1 1 0 1 4
7 Fethiyespor 2 1 1 0 1 4
8 Konya Anadolu Selçukspor 2 1 0 1 1 3
9 Nazilli Belediyespor 2 1 0 1 -1 3
10 Zonguldak Kömürspor 2 1 0 1 -3 3
11 Sakaryaspor 2 0 2 0 0 2
12 Bugsaşspor 2 0 1 1 -1 1
13 Hacettepe Spor 2 0 1 1 -1 1
14 Pendikspor 2 0 1 1 -2 1
15 Fatih Karagümrük 2 0 0 2 -2 0
16 Kahramanmaraşspor 2 0 0 2 -2 0
17 Silivrispor 2 0 0 2 -3 0
18 Niğde Belediyespor 2 0 0 2 -4 0

BURÇLAR

(21 Mart - 20 Nisan)

Koç Burcunun 22.09.2017 Günlük Yorumu

(21 Nisan - 21 Mayıs)

Boğa Burcunun 22.09.2017 Günlük Yorumu

(22 Mayıs - 22 Haziran)

İkizler Burcunun 22.09.2017 Günlük Yorumu

(23 Haziran - 22 Temmuz)

Yengeç Burcunun 22.09.2017 Günlük Yorumu

(23 Temmuz - 22 Ağustos)

Aslan Burcunun 22.09.2017 Günlük Yorumu

(23 Ağustos - 22 Eylül)

Başak Burcunun 22.09.2017 Günlük Yorumu

(23 Eylül - 22 Ekim)

Terazi Burcunun 22.09.2017 Günlük Yorumu

(23 Ekim - 21 Kasım)

Akrep Burcunun 22.09.2017 Günlük Yorumu

(22 Kasım - 21 Aralık)

Yay Burcunun 22.09.2017 Günlük Yorumu

(22 Aralık - 21 Ocak)

Oğlak Burcunun 22.09.2017 Günlük Yorumu

(22 Ocak - 19 Şubat)

Kova Burcunun 22.09.2017 Günlük Yorumu

(20 Şubat - 20 Mart)

Balık Burcunun 22.09.2017 Günlük Yorumu

NAMAZ VAKİTLERİ
yukarı çık