• 05 Mayıs 2017, Cuma 10:49
SevdaTÜRKÜSEV

Sevda TÜRKÜSEV

Ah Bu Kavgaların Gözü Kör Olsun...

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan resmen Ak parti’ye üye oldu ve 21 Mayısta yapılacak kongre ile Genel Başkanı olacak. Türkiye artık yeni sistemi ile yoluna devam edecek.

Günlerdir bizim mahallenin kavgasını seyrediyoruz, seyrederken de içimiz “cız” etmiyor değil. İşin garip ve acı tarafı kavganın tarafları bu aynı tarafta ve birbirlerine demediklerini bırakmadılar.

Karşıdan bakıldığında herkes sanki Cumhurbaşkanın sözcüsü yad en yakın arkadaşı gibi yorumları havada uçuşturdu. En sonunda Cumhurbaşkanı noktayı koydu ve  “  Benim adıma sadece Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü konuşabilir; ondan başka kim benim adıma konuştuğunu söylüyorsa FİTNE üretiyordur!” dedi.

Aslında kısaca adeta “BİR SUSUN ARTIK” demiş oldu…

Gerçekten artık bir susun…

Davanın amacından saparak kendi kişisel egolarına esir olup “ben daha çok Erdoğan’cıyım” yarışına giren koca koca adamlara pes diyorum…

Sanki hiç başka derdimiz yok bir de kendi içimizdeki kavgalarla uğraşacağız.

Ülke dört taraftan saldırıya uğrarken bide kendi kavgamızı mı ekleyeceğiz bunların üstüne…

Şunu gördük; Cumhurbaşkanı “yalnızlığımın farkındayım” darken ne kadar haklıymış meğerse…

Bu kavgalarla Reis’in yanında olunacaksa hiç olmayın daha iyi…

Evet, artık yeni bir dönem açılıyor ve Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde yeni bir Ak parti ile yola devam edilecek…

Bu temizlik öyle kolay bir temizlik değil…

Sadece Fetö’cülerden öte parti içinde belki de yıllarını vermiş isimlerde saha kenarına çekilecek ve mutlaka çekilmeli…

Ak Parti içinde işletme körlüğü içinde olanlar, makamın havasına girenler, üretmeyenler, hazıra konmuşlar ve bundan sonar çıkılan bu yeni yolda aslına dönmeyenlerin bir bir temizlenmesi lazım…

Bu çok kolay bir iş değil…

Hem duygusal hem de akılcı bakıldığında bu köklü temizliği yapacak ismin çok kuvvetli bir karakter olması gerekiyor. Sadece FEFÖ temizliği değil Ak parti Teşkilatlarının bu bağlam da dizaynını yapacak ismin partinin yıllardır içinde olan birisi değil sonradan partiye girmiş kuvvetli bir ismin olacağını düşünüyorum…

Bence de öyle olmalı…

Asıl Fetö temizliği yeni başlayacak: kriptolar, aleni Fetöcüler vs… bunların daha çok azı deşifre oldu…

Haksız tahliyeler malumunuz…

Bu hareketlerin içerde huzursuzluk yaratmak ve özellikle milletin güvenini sarsmak için yapılmış hareketler olduğunu unutmayalım.

Her türlü olayı denediler milleti harekete geçiremediler sokağa dökemediler, milletin hassas olduğu FETÖ üzerinden iç huzursuzluk çıkarma taktiğini uyguluyorlar.

Haksız tahliyelerin kimler tarafından yapıldığı da ortada…

Meydan okurcasına biz hala buradayız dercesine FETÖ’cülere verilen tahliyeler durumun ne kadar ciddi olduğunu da gösteriyor. Işte durum böyle ciddiyken birde bizimkiler bir birini yeyiyorlar…

“Ah bu kavgaların gözü kör olsun” günlerdir dalaştınız da ne oldu?

Cumhurbaşkanı çıktı adeta “kesin sesinizi” dedi…

Ha şimdi oturun oturduğunuz yerde ve egolarını bir tarafa bırakarak 15 temmuzda sokaklarda canını ortaya koymuş insanların önünde gerçek dava adamı gibi davranın arkadaşlar.

Referandumu almak önemliydi fakat bundan sonrası daha da önemli.

Önümüzdeki günlerde Ak Parti ciddi bir revizyondan geçecek ve olacak ilk seçimlere hazır hale gelecek. Zaten %51 Ak Parti’ye oyun verdiği açık mesajda bu: yenilen, toparlan, gerekenleri yap ve yoluna devam et dedi millet…

Tabi bu süreç Ak Parti’nin kuruşundan daha da yorucu geçecek. Neden mi? Partiyi kurmak adam toplamak çok zor değildir de, yıllardır siyaset yaptıkların arasından saha kenarına adam çekmek daha zordur.

Bu süreçte Süleyman Soylu İsimin önem taşıyacağını ve etkin olacağını düşünüyorum.  Soylu, 15 Temmuz gecesi ve sonrası sergilediği tutumuyla milletin teveccühünü kazandı.

Dışarıdan sonradan partiye gelmiş kuvvetli bir karekter olarak bu süreçte etkin ve önemli rol oynayacaktır.

Evet, birde Abdullah Gül olayı var…

Fitne Gül’ün %48 “hayır” vermiş tarafın adayı olsun algısını yayma çalışmalarında.

Abdullah Gül bu fitneye ne kadar uyar bilmem ama bu millet Abdüllatif Şener, Erkan Mumcu gibi isimleri de gördü ev unutmadı.

Ve bu millet Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, zamanında “Kardeşim Abdullah Gül Cumhurbaşkanı adayımızdır” dediği o sahneyi de unutmadı…

Abdullah Gül bunları unuttu mu, onu bilmem ilerleyen günlerde göreceğiz.

Sadece şunu kimse unutmamalı ki: Recep Tayyip Erdoğan gibi bir kişinin karşısına çıkmak ancak yel değirmenleri ile savaşmak olur o kadar…

Donkişot olmak isteyen varsa buyursun…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


SON DAKİKA HABERLER

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık