• 30 Ocak 2017, Pazartesi 10:53
SevdaTÜRKÜSEV

Sevda TÜRKÜSEV

Birisi “MAHALLE BASKISI MI” Dedi...

AK Parti iktidara geldiğinden bu yana olmasa da özellikle 2007 yılından bu tarafa bir “mahalle baskısıdır” ortaya attılar ha bire pişirip pişirip milletin önüne koyuyorlar. Milleti “mahalle baskısı üzerinden” galeyana getirmek isteyenler ise asıl mahalle baskısının alasını yapıp duruyorlar. AK Parti iftarlarına giden sanatçıları nasıl topa tuttuklarını unutmadık. Aynı şekilde Cumhurbaşkanlığı resepsiyonlarına gidenlere neler yapıldı, hepimiz şahit olduk. En son Cumhurbaşkanlığı Kültür Sanat ödüllerinin de Şener Şen’e verilmesini dahi tahammül edemeyen baskıcı mahalle mensupları şimdi de referandum için itina ile her türlü baskıyı yapmaya başladılar bile.

Referandum için “ben de varım” diyen sanatçılar kendileri tarafından bir bir topa tutularak dışlanırken aynı zamanda Whatsapp sanatçı gruplarından millete “hayır” dedirtme taktik ve yöntemleri paylaşılmaya başlamışlar.

Sorsan kendileri mahalle baskısı görüyor...

Cumhuriyetin ilanından sonra bu ülkenin sanatçıları hiç olmadıkları kadar özgür ve rahatlar. Geçmişi ne  kadar da çabuk unutmuşlar; Cem Karaca, Melike Demirağ, Şanar Yurdatapan ve daha bir çok ismin neler yaşadıklarını bunlar bilmiyorlar galiba.

Soruyorum...

Acaba hangi filmi çekemiyorlar, hangi şarkıyı söyleyemiyorlar, hangi kıyafeti giyemiyorlar, hangi sahneyi oynayamıyorlar, hangi rollerine sansür gelmiş...

Diğer taraftan sanatçı olmayıp entel dantel takılanların hangisinin dekoltesini toplu iğne ile kapatmışlar. Kadınlar daha ne kadar dekolte giyinebilir acaba? Sokaklarda açığı da var kapalısı da ama nedense bunlar açıklara değil kapalılara takmışlar.

Cesur pozlar adı altında adına “icon can” dedikleri mesleğinin ne olduğunu henüz hala anlayamadığımız kişilerin nerdeyse çıplak pozlarını kim sansürlemiş. Kimin mini eteğine kanunlarla yasak gelmiş. Buna rağmen tesettürlü kadınları görmeye tahammül edemiyorlar.

Bu tek tip insan zihniyetindekilerin mahalle baskısı sendromlarından bıktık usandık.

Kimin kime baskı yaptığını millet o kadar iyi biliyor ve takip ediyor ki işte bu yüzden yıllardır mahalle baskısı var diye bağıran ama kendileri mahalle baskısının dibini yapan bu zihniyetleri sandığa gömüp duruyor.

Takmışlar din ve dindar insanlara modernlik adı altında bu insanları reddedip duruyorlar. Tabi eskiden işleri kolaydı milleti ezmiş borularını öttürüyorlardı. Şimdi demokrasi ve özgürlüklerin normal gereği idare ve mühür gerçek sahibine geçince afalladılar. Deve kuşu gibi kafaları kumun içinde her bir tarafları meydanda hala kendilerini millet üstü sanmaya devam ediyorlar.

Bu patolojik durumları düzelir mi bilmem ama şunu unutmasınlar: MÜHÜR MİLLETTE DEMOKRASİ ARTIK YÖNETİMDE...

Onların mahallesinde demokrasi geçerli midir (!)

Dileyen istediğini konuşur ama sadece “DENİLENİ YAPAR”.

Bunların demokrasi anlayışı bu!

Yesinler sizin küflenmiş baskıcı vesayetçi sözüm ona demokrasi anlayışınızı...

Tabi bencil ve narsist bir zihniyete alışık olanların bünyesine haliyle gerçek içeriği olan bir demokrasi ağır geldi...

Fakat  yapacak bir şey yok, ne dedik: Söz artık milletin ve mühür millette, sonuçları sandıkta hep beraber göreceğiz...

Netice: Ayılana gazoz bayılan limon...

***

Evet, Zalim Esed’in ağır hasta olduğu ve hayati tehlikesi olduğu haberleri yayılıyor. Doğrumu bilemem ama ihtimali bile vicdanlı insanları umutlandırmaya yetiyor... Ve şayet doğruysa bu şu demektir: “Üst akıl” dediğimiz Müslümanların başına çorap örenler Esed’i gözden çıkarttılar demektir.  Tabi bunlar söylenti olarak dolaşırken Rusya, Suriye’de bütün kilit noktaları birer birer eline geçiriyor. Bekleyelim görelim!

***

ABD'de Başkan Trump'ın mülteciler dahil İran, Irak, Suriye, Libya, Yemen, Somali ve Sudan vatandaşlarının ülkeye girişini engelleyen başkanlık kararnamesi kararının ardından ülke içinden tepkiler giderek artıyor. ABD'de 16 eyaletin başsavcıları, Trump'ın vize yasağına karşı ortak bir kınama yayımladı. Bu Trump’un seçim vaatlerinden birisiydi. İngiltere de dahil bazı ülkeler bundan rahatsız olduklarını açıkladılar. Fakat bana göre hepsi “istemem yan cebime koy” aklındalar. Trump’un bu çıkışı onlar için dünyaya karşı sözüm ona özgürlükçü olduklarını göstermek için bir fırsat o kadar.

Bu arada sanki Amerika derin bir tarihi olan ülke! Kristof Kolomb Amerika kıtasını bulmuş ve gelen mülteciler ile ülke olmuş bir ülkenin çiçeği burnunda başkanı kalkmış mülteci dersi vermeye çalışıyor. Müslümanlar üzerinden İslam karşıtlığı yaptığını söyleyelim daha doğru olur.

Ayrıca Trump istediği kadar konuşsun vaatlerinin bir kısmını hayat geçirsin lakin bir gün gelecek o da sisteme boyun eğecek.

Ya da hakkında sistem gereğini yapacak!

Ne demiştik: ABD’de sistem işler, seçilen başkanlar sistem tarafından yönetilir o kadar...

Bekleyelim görelim...

Ayrıca Trump’un Müslümanlara karşı tavrına tepki veren başta İngiltere olmak üzere Hristiyan AB ve Birleşmiş Milletlerin tepkileri de samimi değil ancak timsah göz yaşları olabilir.

Tersi olsaydı bunca Müslüman ölürken seyirci kalmazlardı...

***

EVET: Tüm bunlara baktığımızda yeni Anayasaya neden “EVET” demek gerektiğini bir kez daha idrak etmiş oluyoruz...

Bu zihniyetlerin istemedikleri her şey ülkenin ve milletin menfaatinedir “NOKTA”...


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık