• 26 Mayıs 2017, Cuma 12:48
SevdaTÜRKÜSEV

Sevda TÜRKÜSEV

Bizim Mahallenin Süpermenleri

Son zamanlarda sosyal medyada yaşanan mahalle kavgasından daha önce söz etmiştik. Cumhurbaşkanı Erdoğan “benim sözcüm sadece açıklama yapar” açıklamasını yapmak zorunda kalmıştı. Fakat maalesef “kaş yapayım derken göz çıkaran” arkadaşları görünce “yahu biz nereye gidiyoruz” demekten kendimi alamıyorum.

Evet, belgeli görüntülü yazılanlara hadi bir şey demiyorum fakat maşallah herkes uzman olmuş ve herkesin istihbaratı en üst seviyede(!).

Herkes birer kahraman adeta herkes birer Süpermen olmuş...

Arkadaşlar birbirinizle “ben en iyi Erdoğancıyım ben en iyisini bilirim” yarışını yaparken bazı konuları fazla abarttığınızın farkında olmadığınızı düşünüyorum.

Evet, FETÖ operasyonları önemli ve AK Parti’nin içinde bunca yıldır yerleşmiş bu zihniyette insanların olduğunu da kimse inkar etmiyor. Ve bu temizliğin yapılmasına da çok az kaldı. Hatta önceki yazılarımdan birinde: parti içinde sadece FETÖ değil dava ruhundan kopmuş, makam sarhoşu olmuş, makamından güç alıp havalara giren, etkisiz kişilerin de bu dönemde eleneceğini yazmıştım.

Fakat yapılan yorumların bazıları öyle abartılı ki insanların üzerinde  AK Partinin nerdeyse tamamı FETÖ’cü algısı oluşturacak düzeye geldi.

Yarın bir eleme ve temizlik başladığında ise bu abartılı yorumları yapan kişilerin nerdeyse partinin tamamı gitmeden tatmin olmayacaklar diye korkmaya başladım.

Çok ciddiyim...

Bu ne yahu: gazeteciler birbiri ile kapışır o gazetecilerin arkadaşları ya da hayranları onları koruyacağım diye ona buna saldırır.

Ortalık küfür hakaret ve hatta birbirine iftira derecesinde söylemlerden geçilmez bir hal aldı.

Güya hepimiz aynı taraftayız hepimiz Reis’ciyiz öyle mi?

Bu kavgalar ve bu kavgaların geldiği nokta ne Reis’e ne de 21 Mayıs’ta başına geçecek olduğu AK Partiye bir fayda değil tam aksine zarar sağlar.

Tabi ki bende dahil tüm millet FETÖ konusunda önemli beklentilere sahibiz lakin bunu isterken akıllı davranmak lazım.

Kurumlarda ne kadar çok ve etkin olduklarını biliyoruz ama AK Parti içinde böyleymiş algısı oluşturduğunuzun farkına varın lütfen. 

Bakınız size daha iddialı bir şey söyleyeceğim: bence AK Partinin içinde bulunan FETÖ zihniyetli kişileri kafanıza takmayın çünkü onların çoğu biliniyor ve hepsi birer birer temizlenecek.

Asıl önemli temizlik 21 Mayıs’tan sonra AK Parti içinde hantallaşmış, tembelleşmiş, dava ruhundan kopmuşların, makam sarhoşu olmuşların temizliğidir.

Yıllardır iktidarda olan bir partide böyle insanların olması da çok doğaldır. Parti’nin yenilenme ve yapılanma sürecinde içinden yapacağı böylesi bir eleme de daha kuvvetlenmesini sağlayacaktır.

Asıl bunlara yoğunlaşmak lazımken olayları olduğundan daha büyük göstererek sanki partinin içi FETÖ’den geçilmiyormuş havası vermekten vazgeçin çünkü böyle bir şey yok...

Olsa zaten bu parti çoktan parçalanmıştı.

Katılıyorum, bazı isimler rahatsız edici ve toplum tarafından beklenti oluşturmaktalar fakat onlarında bir sırası var.

Şu geçiş döneminde daha dikkatli olmak lazım zira kaş yaparken göz çıkartmak kimsenin işine yaramaz.

Gereksiz yapılan tartışmalar neye kime fayda sağlayacak ki!

Tıpkı Atatürk ve annesi hakkında edepsizce konuşmalar yapılan programlar gibi...

O programı ve konuşulanları duyunca “acaba şimdi bunu neden ortaya attılar” dedim.

Evet neden?

Akıl yürüttüğümde böyle bir tartışmanın hiç bir dava adına akılcı bir savunmasını bulamadım.

Bir ara biri çıkacak “Atatürk’te FETÖ’CÜYDÜ” diyecek zannettim...

Sanıyorum televizyona çıkan bazı isimler ekranın sihrine kendilerini çok kaptırıyorlar ve ne dediklerini bilmiyorlar.

***

Diğer bir konu da Cumhurbaşkanı ve Başbakan ile seyahate giden gazetecilerin daha sıkı irdelenmesi gerekiyor diye düşünüyorum.

Sanırım her seyahatte aynı isimleri görmekten bence Sayın Cumhurbaşkanı ve Başbakan da artık sıkılmış olmalılar.

Her kanalda hemen hemen aynı yorumcular ve insanlar artık haber ve tartışma programlarına çok bağlı kalmadan farklı programlara yöneldiler.

Anlayacağınız bizim mahallenin tepeden tırnağa biraz silkelenmesi lazım.

Bu yanlış tavırlar ve tutumlar karşısında toplumun kafasını karıştırmaya kimsenin hakkı yok. TV ekranlarını aynı isimlerle doldurarak meslek dayanışması yapılması güzel de aynı isimleri her gün insanlar göre göre yapılan işin cazibesi ne kadar verimli olabilir acaba?

Bunu da başka bir iletişimciye sorarsınız artık...

Kısacası: kendimize gelelim...

Süpermen olmak güzel olurdu fakat unutmayalım ki gerçekte Süpermen diye bir karakter de yoktu... Hatta gerçek hayatta attan düşüp felç olup sonra da ölmüştü...

Bizim ülkece yaşadıklarımız da birer film olmadığına göre kendi gerçeklerimiz ile yüzleşip şu geçiş dönemimizde kendimize çeki düzen verirsek iyi olur diye düşünüyorum.

Unutmayalım: “ABARTI” kendini kaybetmiş hakikattir...

Yani “abartı” hakikattir, vardır fakat kendini kaybetmişliktir.

Anlayana...


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


Hattat Kamil Nazik Hattat Kamil Nazik 02.10.2017 23:33

Yazar Sevda Hanımefendi 

SON DAKİKA HABERLER

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık