• 02 Şubat 2017, Perşembe 11:47
SevdaTÜRKÜSEV

Sevda TÜRKÜSEV

Bu Milleti Sokağa Dökemeyeceksiniz!

Her fırsatta Atatürk ve Atatürkçülükten söz edenler ve haliyle güya demokrasi ve özgürlükler için mücadele ettiğini söyleyenler milleti aşağılamaktan bir türlü vazgeçmiyorlar.

Atatürk’ün hiç değilse bir ay dirilme imkanı olsaydı ne güzel olurdu öyle değil mi? Ne eğlenceli sahnelere şahit olurduk!

Millete  bunca hakareti ve aşağılamayı yapan ve kendi adını kullananların canına okurdu eminim. Tabi maalesef böyle bir şansımız yok ama en azından şunu bu millet gördü. Bugün “ATATÜRK” adını kullananlar asla gerçek Atatürkçü değil!

Onu bırakın Atatürk’ün hatırasına dahi saygılı değiller!

Bir önceki yazımda ve her zaman yazıp söylediğim gibi, bunların demokrasi anlayışı tek tip insan anlayışı sadece kendileri gibi düşünen insanlara yaşama hakkı verme anlayışı!

Vesayet darbe Anayasasından yıllardır kendileri de şikâyetçi değiller miydi? Fakat nedense konu yeni Anayasa yapmaya gelince ucundan köşesinden dahi tutmadılar.

Hayır, millet en azından şunu beklerdi: tamam itiraz edebilirler hatta bu Anayasa da yetersiz diyebilirler fakat ortaya bir fikir koyar kendileri de bir çalışma ile bu sürece dahil olabilirlerdi.

Hayır, bir katkıda bulunmak bir yana topyekun itiraz!

Millet bunu görmüyor mu sanıyorlar!

Yok, şöyle diyelim: Millet bunları görmeye başladığından ve “Sezar’ın hakkını Sezar’a” vermeye başladığından bu yana bu millete hakaret ederek saldırıyorlar.

Bekir Coşkun referandumda “Evet” oyu verecek vatandaşlara yine bir dizi hakaret ve aşağılamada bulundu. Aslında bu hakaret ve aşağılamaları milletin dikkate aldığı yok fakat Bekir Coşkun ve onun gibilerin amacı milletin sinir uçlarına dokunup milleti yollara çıkartıp bir kaos çıkmasını sağlamak.

Gezi olayları ve sonrasında sokağa dökemedikleri vatandaşları tahrik etmeye çalışıyorlar. Hükümete ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a karşı milleti sokağa dökemeyince bu sefer kendilerine karşı sokağa çıkartıp bir kaos için avuç ovuşturup duruyorlar. Referandum öncesi bir sokak hareketi başlasa onlar için biçilmiş kaftan olur.

Fakat boşa hevesleniyorlar havalarını alırlar!

Malum hatırlarsınız Gezi’de mikrofonu açık kalan spiker “bir kaç kişi ölse ne güzel olur” demekten çekinmemişti. Şimdi de Mart ayında tam da referandum öncesi milleti kışkırtmak için her türlü tahrik unsurunu deneyecekler.

Tabi şunu gözden kaçırıyorlar; bu millet bunları artık ciddiye almıyor ve millet sokaklarda dövüşerek hiç bir şey kazanılmadığını anladı ve öğrendi.

Eskilerde milleti kandırmak kolaydı, televizyon ve haberleşme araçları her yerde yoktu fakat şimdi en ücra köşede internet var, televizyon var.

Millet, takip ediyor, okuyor, kıyaslıyor ve görüyor.

Ayrıca millet her şeyin tam dört dörtlük olmadığını eksiklerin de olduğunu biliyor. Fakat aynı millet ülkede çalışmayan, üretmeyen, kavga eden, sürekli sorunun bir parçası olan bir ana muhalefetin ve onun yandaşlarının olduğunu da görüyor. 

Millet, eski Türkiye ile yeni Türkiye arasında ki farkı da çok iyi görüyor...

Millet, Referandumda “evet” çıkarsa bu bize karşı yapılmış bir harekettir “hayır denmeli” diyen PKK ile aynı safta olanları da görüyor.

Millet, kendini küçümseyen zihniyetlerin ellerine fırsat geçse yeni 28 Şubatların kapıda olacağını da görüyor.

Millet, 15 Temmuz gibi bir darbe girişiminden sonra bu ülkede hala milli birlik ruhundan uzak tiplerin ne kadar samimi olduklarının ya da olmadıklarının da gayet farkında.

Millet, huzur ve istikrar istiyor, hizmet istiyor...

Kısacası millet, neyin ne olduğunun farkında ama milletin farkındalığına varamamışlar hala kaos, kavga, çatışma ortamlarından nemalanmaya çalışıyorlar.

Sosyal medyada bazı hesaplar daha şimdiden algı operasyonuna başladılar. Hatta “referandum olmayacak” algısını yaymaya çalışan hesaplar var.

Millete hep bedel ödetmiş zihniyetlerin dünde geçmişte yaşamaları ve dünleri istemeleri normal çünkü onlar milleti ezip hep rahat yaşadılar. Fakat millet ise dünlerde geçmişte neler yaşadı ve bugün nelere sahip çok iyi biliyor. Ödedikleri bedelleri ve çektikleri acıları unutmadı.

Sanırım bugün malumların panik içinde olmasının sebebi milletin yani halkın artık onların hatırladığı gibi olamaması...

İşte milletin geldiği noktada bunların düştüğü çaresizlik sonucu ancak üretecek yapacak bir şeyleri olmayanlar gibi sadece hakaret ve aşağılama ile bir iş yaptıklarını sanıyorlar.

BU MİLLET ARTIK UYANDI...

Gerisini artık kafasını kuma gömmüş devekuşları ile siyaset ve demokrasi uykusuna yatmışlar düşünsün...

***

Ha! Bir de şu CHP’li vekillin 1 milyon 200 bin liralık iletişim faturası mevzusu var!

Erkekler günde 7.500 kelime kadınlar ise 22,500 kelime ile konuşurlar diye biliyorduk. Sanırım bu istatistik, bu vekil için günde 225,000 kelime olarak değiştirmeli...

Şaka bir yana, hangi partinin vekili olursa olsun bu tip harcamaların bir limiti ve sınırı olmalı. Bu miktarda bir rakamı hiç bir vatandaş helal etmeyecektir.

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


SON DAKİKA HABERLER

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık