• 04 Eylül 2017, Pazartesi 11:21
SevdaTÜRKÜSEV

Sevda TÜRKÜSEV

Dün “Bidon Kafalı” Bugün “Sapık” Ha!

Hürriyet Gazetesi yazarı Melis Alphan, öz yeğeni ile ensest ilişki yaşayan Murat Başoğlu’nun yaptığını, sanırım doğallaştırmak için “Türkiye’nin %40’ı ensest ilişki yaşıyor niye şaşırıyorsunuz” türünden sakat bir yazı kaleme aldı.

Öncelikle böyle bir rakamı vermek için ortada somut ve bir bilimsel veri olması gerekir. 2014 yılında hiçbir bilimsel alt yapısı olmayan bireysel yapılmış bir sözüm ona araştırmayı orta atarak yazılan bu yazının tek amacı topluma kara bir leke çalmaya çalışmaktan başka bir şey olamaz!

Evet, böyle bilimsel bir veri yok ve zaten böyle bir rakam da yok!

Peki neden ülkenin %40’ını sapık ilan edercesine bir yazı kaleme alınıyor.

Aslında ortaya attığı rakama detaylı bakarsak: nüfusun %20’sinin çocuk olduğunu düşünürseniz ve yaşlıları da ayırırsanız o söylediği %40 rakamı toplumun yetişkinlerinin tamamı demek oluyor.

Yani toplumun tamamı sapık öyle mi!

Bu durumda kendileri de sapık oluyor!

Ne toplumun tamamı sapık ne de bu kafaların ortaya attığı rakamlar doğru!

Murat Başoğlu olayını neden abartıyormuşuz!

Kendilerine sormak lazım: siz neden abartmıyorsunuz acaba?

Sizi rahatsız etmiyor galiba!

Burada amaç tamamen yine Müslüman halk üzerinden bir algı operasyonu yapmak. Yüzde %98’i Müslüman olan bir ülkede ve yıllardır dindar insanları aşağılayan bu kafaların tek derdi dindar insanlar üzerinden kara propaganda yapmaktan başka bir şey değil.

Ensest ilişki evrensel bir suç  kabulü ile tüm dünyada görülebilecek iğrenç bir eylem fakat maalesef inanç ve ahlak zafiyeti olan insanların içine düştüğü bir durum.

Fakat bu kafalar öyle bir algı operasyonu yapıyorlar ki sanki dünyanın hiç bir yerinde yok sadece bizim ülkemizde var!

Böyle iğrençliklerin her ülkede olması bizim için bir teselli mi, tabii ki hayır yani anlayacağınız her milletin başındaki bir bela.

Murat Başoğlu’nun yaşadığı bu ensest ilişki üzerinden bu durumu normalleştirme çabasına bakalım biz!

Ne yani Murat Başoğlu’na “Ne yapsın adam zaten ülkede böyle ilişkiler var o da yaşamış mı” dedirtmeye çalışıyorlar.

Veya özgürlükler adına “adamın cinsel tercihi size ne mi” dedirtmeye çalışıyorlar!

Bu konuyu bu şekliyle ortaya atmanın altındaki kötü niyeti hepimiz hemen anladık ama iyi bir niyet olmadığı da ortada!

Ayrıca bu Murat Başoğlu olayı patladığında aynen yazmıştım: magazin basını ve malum bu kafadakilerin medyası bu olayı şöylece üstünden geçercesine geçiştiriverdiler.

Halbuki arzu edilmese de hayatta olabilen bu tip bazı olaylar başka mecralarda olduğunda dindar insanların tümünü karalamak adına nasılda köpürtülüyordu.

Fakat pisliği kendi kafalarından birisi yaptı mı üstünü örtmek için ölü taklidine yatmasını pek iyi bilirler.

Şimdi de Türkiye’nin %40’ını sapık ilan etmeye çalışıyorlar...

Yıllardır bu ülkeyi modernlik adına öyle bir hale getirdiler ki değerleri elli numara genişletip insanların bir değersizlik boşluğunda kaybolmasını sağladılar.

Yıllardır muhafazakar insanları kötülemek için yapılan algı operasyonunu bu kez Murat Başoğlu olayı üzerinden yine muhafazakar insanları karalamak için kullanıyorlar.

Biz buna “TERS ALGI” diyoruz...

Ve bu yazar hanım adeta zenginleri ahlaklı fakirleri ahlaksız ilan etmiş. Ensest ilişki ekonomik olarak zayıf ailelerde yani yoksullar da daha çok görünürmüş ve genelleme zenginler değil yoksullar üzerinden yapılmalıymış!

Yani kafa aynı kafa : VUR GARİBANA! Dün göbeğini kaşıyan bidon kafalı diye aşağıla ama tutmayınca şimdi de “SAPIK” ilan et!

Onlar seçilmiş, onlar ahlaklı, onlar eğitimli, onlar pürüpak!

Her zamanki kafa!

Hatırlatmak isterim “Halk plajlara akın etti vatandaş denize giremedi” manşetini yıllar önce atan kafalar bu kafaların aynısı!

Kendileri gibi düşünen, giyinen ve yaşayanları “VATANDAŞ” diğerlerini “HALK” olarak tanımlayan “YOBAZ” kafalar bunlar!

Şimdi de kendileri ahlaklı ama yoksullar, sapık ha!

Bitmedi!

Bu yazar hanım tepkileri alınca bu kez kendini savunmak için kuzen evliliklerini de ensest ilişki ilan etmeye çalıştı.

“Zorla yapılan kuzen evliliklerini onaylıyor musunuz” deyiverdi...

Bakınız Hanımefendi (!) Öncelikle kuzen evlilikleri uygun bir ilişki şeklidir. Sonrasında ise ister kuzen ister yedi kat yabancı biz tüm zorla yaptırılan evliliklere karşıyız efendim.

Evet, durum gayet açık ve net ortada!

Kafa aynı kafa: kendilerinden birinin yaptığı pisliği normalleştirmek için bütün ülkeyi kurban edecek kadar “VATANDAŞ” (!) veya “HALKÇI” olan bu kafaların tek bir derdi var o da: dindar muhafazakar insanlar!

Kim yaparsa yapsın her türlü sapıklığa karşıyız fakat bu çirkinliklerin çözülmesi için gerçek bilimsel çalışmalar yapılması gerekir.

Nasıl ki bu çirkinlikler suç ve bir sorun ise, bu çirkinlikleri toplumun tamamına mal etmek veya sadece bir kesimin üzerinden genelleme yaparak açıklamakta suç ve önemli bir sorundur!

Bunların çözülmesi için toplumu günah keçisi ilan etmek değil gerçek günahkarları yargılamak gerekir.

Ayrıca inanç ve değerlerimizi öncelikle aile içinde sonrasında okullarda çocuklara iyice işlemek lazım ki işi kökünden halledelim.

Yoksa olduğumuz yerde patinaj çeker dururuz...


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık