• 20 Şubat 2017, Pazartesi 9:39
SevdaTÜRKÜSEV

Sevda TÜRKÜSEV

GIRGIR Gider “MIRMIR” Gelir...

Gün geçmiyor ki yeni bir hadsizlik yaşanmasın!

En son “Gırgır” dergisinin Hazreti Musa’ya hakaret eden berbat karikatürü gündem oldu. Tabi gelen tepkiler üzerine Sözcü Gazetesi sahibi, Gırgır Dergisini kapattı yani çalışanlarının işine son verip kapısına kilit vurdu.

Tabii Müslümanlar bu kapatma kararına kendi tepkilerinin de sebep olduğunu sanmış olabilirler fakat “acı ama gerçek” bir şey var ki o da Museviler’in yoğun tepkisi bu kapatma kararına sebep oldu desek, yanlış olmaz!

Neden yanlış olmaz çünkü: Geçen yıl Cumhuriyet Gazetesi peygamber efendimizin karikatürünü yayınlamıştı da ne olmuştu!

Hiç!

Hatta malum medya mensuplarından bazıları yayınlanabilir anlamında açıklamalar dahi yapmıştı.

Yani sizin anlayacağınız konu Hıristiyanlar ya da Yahudiler olunca aynı terör olaylarında verilen tepkiler gibi gereği aynen yapılır. Gırgır dergisi kapanmış kapanmamış çok umurumda değil çünkü gırgır gider “mırmır” gelir.

Keşke “gırgır” dergisi Müslümanların tepkisi üzerine kapanmış olsaydı ya da biz buna inanabiliyor olsaydık.

Malum İsrailli bir asker ya da bir kişinin burnu kanasa İsrail Filistin’i bomba yağmuruna tutar ve bunun adı “kendini savunma hakkı olur” fakat Filistin kendini koruma adına bir taş atsa adı terör olur...

Bu derginin kapanma mantığının da bundan hiçbir farkı yok!

***

Evet: Referandum için Cumhurbaşkanı ve Başbakan meydanlara inmeye başladılar. Meydanlar yine dolu ve milletin teveccühü hiç değişmeden devam ediyor. Neden “Hayır” diyeceğini bilmeyenlerin karşısında neden “Evet” diyeceğini bilen bir millet var. Hatırlarsınız rahmetli Türkan Saylan bir konuşmasında “ biz asılız bizim istemediğimiz bir şeyin bu ülkede olması mümkün değil. Menderes de bazı şeyler demişti ama ona ne oldu” demişti...

Yani anlayacağınız bu “Evet” diyecekleri, hala asıl görmeyenler milletin asıl olmasının hazımsızlığı ile her taraftan saldırıyor.

Yıllarca kendi istemediklerini gerek darbe gerekse idam ederek bertaraf etmiş bir zümre var ki bugün milleti aynı taktiklerle bastıramamanın şoku içindeler.

Evet efendim asıl mesele bu “asıl olmak” nerdeyse yüz yıldır kendini asıl görenlerin “asıl millete” tahammülsüzlüğü ile karşı karşıyayız.

Evet; “EVET” diyeceklerin en önemli sebebi “asıl olma” haklarının anayasa ile bağlanması...

Kaldı ki AK Parti teşkilatları kapı kapı dolaşarak 18 maddeyi ve getirilerini anlatırken CHP yine aynı kafayla sadece “Hayır” diyerek yetiniyor.

Algı operasyonları ile milletin kafasını karıştırmaya uğraşacaklarına kendi kafalarını biraz çalıştırsalar az biraz yol kat ederler.

Fehmi Koru “İnsanların eli kolay kolay “ Evet’e” gitmeyecek” başlıklı bir yazı kaleme almış. Kendisi de biliyor ki insanların eli kolay kolay “Hayır’a” gitmeyecek”.

Asıl trajikomik olan Bekir Coşkun!

Referandum öncesi halkı uyarmış: “Evet” çıkarsa Devlet Opera ve Balesi Diyanet’e bağlanır demiş...

Dinden ve diyanetten ne kadar uzak olduklarını bu yorumdan dahi anlamak mümkün!

Bizim dinimizin vecibelerini Kilise korosuyla karıştırmış olacak her hal!

Tabi camilerde Kültür bakanlığına bağlanır(!)

Güler misin, ağlar mısın!

Korkmayın Sayın Coşkun bu ancak sizin gibi zihniyetler iktidar olursa -Allah korusun- olur... Millet bu yorumunuzu okuduktan sonra sırf bu yorum için bile sandıklara “Evet” demek için koşa koşa gidecektir sayın Coşkun...

Diğer taraftan Uğur Dündar “Referandumda oyum “Hayır” olacak. Eğer taslağı okumasaydım oyum yine “Hayır” olurdu” demiş.

Bunların kafa bu!

Ülkem adına iyi bir şey yapan sevmediğim iktidarsa sonuna kadar “Hayır”...

Köprü, yol, baraj, tünel...

AK Parti yapıyorsa sonuna kadar “hayır” ... 

Zihniyet ortada!

Sorsan hepsi Cumhuriyetçi ve yenilikçi...

Çoookkk...

Bu gün hükümete oy vermemiş insanlar bile yeni bir anayasanın gerekli olduğunu kabul ediyor. Bu tip başlıklar hep yeni bir algı operasyonu fakat sanıyorum Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Yıldırım’ın meydanlarda topladığı kalabalığı görünce bunların pek de işe yaramadığını görüyorlardır.

Şunu asla unutmamamız gerekiyor: 15 Temmuz’u yaşadık, FETÖ’nün ve destekçilerinin neler yapmak istediklerini gördük. Bu anayasa aynı zamanda FETÖ ve terörle mücadelenin devamının da bir oylaması olacaktır.

Daha iki gün önce kapıdaki kediye süt veren 13 yaşındaki yavrucak terör kurbanı oldu!

İşte bu anayasa oylaması içimizdeki safraların pisliklerin atılmasındaki kararlılığın da bir oylaması olacak...

Birde şu %55 ile başkan olunuyor ama kalan % 45 ne olacak sorusu, pardon esprisi var ya!

Ben artık bu yoruma espri olarak bakıyorum çünkü dünya siyasetini bilen kimse bu yorumu yapmaz.

Seçimde bir başkan seçilir, ona oy veren vermeyen tüm halkın hakları korunur.

Genel sistem budur!

Demokrasilerde çoğunluğun dediği olur, azınlığın ise hakları korunur...

Ama tabi kendini asıl göreneler için “demokrasi” sadece bir kelimeden ibaret içi boşaltılmış bir şey...

Bir şey işte, öyle bir şey...

Devlet aklı ile milletin aklının bağdaştığı bütünleştiği bir anayasanın kimlerin işine gelip gelmediğini artık varın sizler tahmin edin.

Referandum sonuçları için yapılan bir sürü anket yapıla dursun lakin yıllardır kaç seçim geçirdik ve meydanlar hiç yalan söylemedi ve yanılmadı...

Meydanlar ortada!

Millet özellikle gezi olaylarından bu yana “ben buradayım, ben varım” dedi yani ortada!

Kimse hayıflanıp durmasın!

Oturduğu yerden siyaset yapanların devri geçti, yeni anayasa ile “oturan siyasetçi” devri de bitiyor...

O halde meydanların dilinden anlamayanların tarih olması da kaçınılamaz olacaktır...

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık