• 14 Nisan 2017, Cuma 11:29
SevdaTÜRKÜSEV

Sevda TÜRKÜSEV

Gölgelerin Gücü Adına Değil “VATAN AŞKINA”

Vay arkadaş! İçimizde ne çok “vatan” ruhundan kopmuş köleliği ve düşmanların gölgesinde yaşamayı meziyet bilmiş kuklalar varmış.

16 Nisan yaklaştıkça içerden dışarıdan kudurdular...

15 Temmuz öncesinde “ yok artık bir daha darbe olmaz” diyenlere “siz öyle zannedin bunlar her şey yapar” dediğimde bana gülüp geçiyorlardı. Hatta bu yüzden “dik konuşuyorsun” diye çok dışlandım. Lakin maalesef 15 Temmuz’u yaşadık işte...

Keşke olmasaydı ama oldu!

Madem oldu o halde şunu kimse unutmasın: Yine ellerine fırsat geçerse en ufak bir açıkta darbenin kralını yapar, milleti yine kurşun yağmuruna tutarlar...

Malum hepimiz şaşırdık: Kemal Kılıçdaroğlu'na, Balıkesir 6.Ana Jet Hava Üssü'nde askeri karşılama yapıldı, selamlar çakıldı. Böyle bir karşılama teamüllere aykırı bir karşılanmadır ve TSK’nın ve Cumhuriyet savcılarının gereğini yapmasını bekliyoruz.

Aslınsa basına servis edilen o fotoğraflar millete, askere, hükümete ve Cumhurbaşkanı'na adeta kafa tutmaktı.

“Siz yüzde kaç alırsanız alın biz kimi istiyorsak öyle olur” mesajı değildi de neydi?

Zaten hep böyle olmamış mıydı, evet yıllardır hep öyle oldu.

Ardından Deniz Baykal çıkıp “referandumda sınır %70 olmalı” diye Sabih Kanadoğlu’nun 367’si kıvamında” bir açıklama yaptı.

Bunların kafa bu ve demokrasiye basmaz...

Çünkü bunlar yıllardır azınlık oylarıyla çoğunluğu yani milleti ezip sömürerek siyaseten varlık gösterip bugün batının açıkça oynadığı oyunun bir parçası oldular.

Artık bu kimseler inkar edemez...

Bu halkı cahil bıraktılar, ezdiler, sömürdüler...

Bu halkı aşağıladılar, üçüncü sınıf muamele yapıp güldüler, kullandılar...

Bu halkı yok saydılar, kendileri efendi oldular millete köle muamelesi yaptılar.

Bu halka zulüm yaptılar, geçtiler karşılarına seyrettiler.

Bu halka 15 Temmuz'da kurşun sıkıldı: o gece hangi ruh halindeydiler bugün iyice ortaya çıktı...

Hala postaldan medet umarak nefes almaya çalışan bu zihniyetlerin neden 16 Nisan’dan korktuklarını anlamak için filozof olmaya gerek yok.

Deniz Baykal, %70 sınırı olmalı derken hangi siyaset bilimi veya dünyada ki hangi siyasi modele dayandı, kaynak aldı merak ediyorum.

Aslında %70 az %100 yapalım olsun bitsin...

Dünyanın her yerinde %50+1 ile gerçekleşen bir siyasi sistem sonucunu bu şekilde yorumlamak sadece ve sadece diktatör ve sömürgeci zihniyetlerin işidir...

Bize demokrasinin resmini çizer misiniz, Sayın Baykal!

15 Temmuz gecesi millete kurşun sıkan askerin Kılıçdaroğlu’na yol açmasından sonra dün selam çakmasıyla kim kiminle el ele kol kola artık gayet net görüyoruz.

Kendi gölgesinden korkanların başkalarının gölgesinde milletin karşısında bu kadar açıkça yer almasında da bir hayır var!

Milleti yıllardır kandırıp duranların, milletin seçme hakkına saygı duymadıkları gibi kendi istediğini seçmediği için millete söylemediklerini yapmadıklarını bırakmaları tarihe geçmiş bulunmaktadır.

“EVET” demenin önemi belki de hiç bu kadar önemli olmamıştı...

Gölgelerin gücüyle varlık bulan sakat siyasi sistemi bu millet 16 Nisan’da “EVET” diyerek değiştirecek.

Koalisyonlar, darbeler, erken seçimler dönemi geçti artık.

Her şeyden önemlisi bu millet artık yetkisini eline almanın ne anlama geldiğini öğrendi ve asla bundan vazgeçmeyecek.

Başkaları gölgelerin gücü adına yıllarca bu memleketin canına okudu ama artık Türk milleti “VATAN AŞKINA DEMOKRASİ AŞKINA” gerekirse canımı ortaya koyarım fakat bu ülkeyi geriye götürmem bilinciyle yumruğunu masaya vurdu.

“EVET” delirdiler, çıldırdılar ve paranoya ya bağladılar...

Yeni anayasa ile bunların durumu daha da ağırlaşacak lakin mevzu vatansa gerisi teferruat ne yapalım...

Her şeye rağmen, herkese rağmen, dahili ve harici bedhahlara rağmen, gölgelerin gücüne ve onların kölelerine rağmen 16Nisan akşamı bu millet yeniden uyanışını yaşayacak...

Gölgelerin gücü adına değil "VATAN AŞKINA” can vermiş 15 Temmuz şehitleri ve tüm şehitlerimizin kanı yerde kalmayacak.

Gölgelerin gücü adına değil "DEMOKRASİ AŞKINA” vatan, millet, bayrak, ezan ruhuyla sokaklarda canını ortaya koymuş insanların hakları zayi olmayacak...

Tankların önünde kendini siper edenlerle tankları alkışlayanların ve tankların yol açtıklarının devirleri son buluyor.

Millete kurşun sıkanların değil millete “millet” olma şuurunu yaşatan bir sisteme karşı çıkanların devri kapanıyor.

Kaliteli ve kaliteli siyasetçi olma zorunluluğu geliyor...

Eee. Tabi buda birilerinin işine gelmiyor haliyle...

Demek ki neymiş: Gölgelerin gücü adına değil “VATAN VE DEMOKRASİ AŞINA” 16 Nisan’da dikkatlice ve gururla “EVET” demeliyiz...

Tarihler boyu düşmanımız olmuş ve hiç dostumuz olmamışların, Müslümanları katledenlerin ve katline seyirci kalanların, ezanları susturmak isteyenlerin, terör örgütlerine arka çıkanların, darbelerden medet umanların “hayır” dediği millet için “EVET” demektir. 

Şunu hiç birimiz unutmayalım: Batı ve ABD hiç bir zaman bize dost olmadılar ve asla da olmayacaklar. Nasıl ki Osmanlı’yı yıktılar şimdi de güçlü ve gelişen Türkiye’nin önünü kesmeye çalışıyorlar.

Fakat bu sefer başaramayacaklar...

Çünkü artık bu millet uyandı ve bir daha da asla eskisi gibi bu milleti ezemeyecekler, sömüremeyecekler...

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


Adem düşüpek Adem düşüpek 21.08.2017 11:17

Cumhurbaşkanı “Ya gidin ya biz yollayacağız sonra insan içine çıkacak duruma gelemezsiniz" diyor da neden bu kişileri yargıya sevk etmiyor. Çekip gitseler yaptılarının üstü örtülecek öyle mi? Bu kabul edilebilir bi söylem değil.

Safa Akdağ Safa Akdağ 22.08.2017 07:07

Emeğine yüreğine kalemine sağlık Sevda Türküsev yine harika bir analizle deşarj oluyorum. İyiki varsın .

Halil Halil 23.08.2017 13:22

Yüreğine, kalemine sağlık Sevda Hanım!..

YAZARLAR

tümü
yukarı çık