• 02 Ocak 2017, Pazartesi 10:30
SevdaTÜRKÜSEV

Sevda TÜRKÜSEV

Katil, Olay Mahallini Terk Etmezmiş!

2017’nin ilk saatlerinde İstanbul’un en ünlü eğlence mekanlarından biri olan “REİNA’da” meydana gelen olay milletçe içimizi yaktı.

“Bir gece kulübü, okul, pazar yeri veya bir ibadethane” hiç fark etmez, katledilenler masum insanlar, katledenler terörist ve canidir.

Evet, 2013 yılında gezi olaylarının başlaması ile birlikte yaşanan süreçte hep şunu söyledik “asla vazgeçmeyecekler”!

Peki; kimler asla vazgeçmeyecekti?

Dünya üzerinde özellikle Müslüman ülkeleri sömürmeye, kullanmaya alışmış ve İslam dinine karşı bir algı operasyonu başlatmış “ÜST AKIL” dediğimiz milletler topluluğu...

ABD, İngiltere, İsrail ve Alman ülkelerinin de içinde bulunduğu bu “üst akıl”,  gelişen ve küresel bir güç olma yolundaki Türkiye’nin önünü kesmek etkisiz hale getirmek için kurgu terör örgütleri ile topyekun saldırıyorlar.

Türkiye'yi  ve İslam dinini, terörle bağdaştırmaya çalışarak “İslam kötüdür, Türkler ve Müslümanlar katildir” algısını oluşturmaya çalışıyorlar. Tabi bu şimdi başlatılmış bir oyun değil! Bu yüzyıllardır oynanan fakat herhangi bir şekilde bu üst aklın işine karışan ve “hayır” diyen birileri çıkmadığı için sürüp giden bir oyundu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu oyunlar karşısında “One minute” demesiyle, üst akıl her türlü şer ve telin edilesi yollardan saldırmaya başladı.

Halkın seçimiyle gelen bir Cumhurbaşkanı’ndan ve İktidardan demokratik yollarla kurtulamayacaklarını anlayınca bu sefer halkı içerden kaosa sürükleyip bir birine düşürüp mevcut Cumhurbaşkanı ve iktidarı itibarsızlaştırmak için çalışmalara başladılar.

Sadece terör eylemlerini değil aynı zamanda ekonomik krize sebebiyet verip kaos ortamı oluşturarak aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti devleti üzerinden İslam dinini karalayıcı eylem ve algı operasyonları başlatıldı. Nedense her eylemci tekbir getirerek insanları katlediyor!

Yılbaşı gecesi de Reina’da da aynısı yaptılar...

Bir gün öncesinden sahte hesaplarla “Müslümanlar yılbaşı kutlamaz” algısını yayacak paylaşımlarda bulunuldu ve Twitter’da TT dahi oldu...

Hemen sonrasında farklı yaşam tarzındaki insanların gittiği bir gece kulübünde tekbir getirerek katliam yapan bir terörist!

Ve her zamanki gibi yabancı basın anında olayı dünya gündemine taşıyor ve ardından hemen CHP ve yandaşları “zaten karşıydınız” diye ortalığı velveleye veriyorlar!

Laiklik elden gidiyor mesajları vs. derken amaç Recep Tayip Erdoğan’ı ve AK Parti hükümetini sıkıştırmak... Her yaşanan terör olayında aynı şeyleri görüyoruz.

Suriye’de istedikleri gibi at oynatma hayalleri Türkiye’nin Ortadoğu’da demokratik bir yapının olması gerektiğini söylemesi ile tehlikeye girdi. Yıllarca gerek ekonomik gerekse siyasi olarak Türkiye’de Ortadoğu’da ve özellikle Suriye’de olanlara müdahale edemeyecek bir zemini hazırladılar. Çünkü Türkiye sınırlarında terörün bir tehdit unsuru olarak bulunması bu üst aklın en önemli sigortalarından birisiydi. Uzun süre DEAŞ terör örgütü üzerinden Türkiye’yi itibarsızlaştırmaya çalıştılar fakat Fırat kalkanı operasyonu ile Türkiye tüm bu tezleri çürüttü. “Üst akıl” dediğimiz bu grup, ne Orta Doğu’da barışın olmasını ne de Türkiye’nin Ortadoğu’da kendi sınır güvenliğini korumak adına bulunmasını istemediler. Rusya ve Türkiye’nin Suriye’de barış içinde birlikte hareket etmesi  de tüm bunların üstüne “tuz- biber” oldu.

Şunu iyice anlayalım sevgili dostlar: Reina saldırısı Suriye’deki ateşkese misilleme olarak yapılmış bir saldırıdır.

Sürece bakalım;

Türkiye El Bab’ta DEAŞ’i vurdu ve ABD ardından operasyonları durdurdu. Türkiye hava desteği istedi ama ABD vermedi ve Türkiye bu desteği alamadığını bütün dünyaya duyurdu.

Ardından gece kulübü saldırısı gerçekleşti...

Ne kadar tesadüf öyle değil mi(!)

Her şey gayet açık ve net!

Sözüm ona 62 koalisyon ülkesi var fakat bu ülkeler DEAŞ ve tüm terör örgütleri için ne yaptılar ve ne yapacaklar?

Hayır, hiç bir şey yapmadılar ve hiç bir şey de yapacakları yok! Zaten Türkiye bu yapılmayanların neticesinde hiç bir şey de yapılmayacağından dolayı kendi göbeğini kendisi kesmeye karar verdi. Tabi bu da bunların alışık olduğu bir durum değil, çünkü onlar kurgular birilerine oynatırlar, sindirirler ve sömürürler.

Bu defa böyle olmadı!

“Zor, oyunu bozarmış” misali Türkiye bu oyunu bozdu!

Batı ve ABD, 11 Eylül ikiz kuleler saldırısından sonra sürekli “İslami terör” propagandası yapıyor, dünyaya İslam’ı kötü göstermek için ellerinden geleni ardına koymuyorlar.

Şu net: DEAŞ’da dahil tüm terör örgütleri batının birer ürünüdür.

Ve her terör olayında bu üst akıl yaşanan terör olayları karşısında bize taziyelerini bildiriyorlar.

NATO’nun kalbi olan Brüksel’de terör örgütü PKK’ya çadır açtıran ve stant kurduranlar, buna müsaade edenler kimse,  yaşananların arkasında da onlar var.

ABD’nin ve de Batı’nın taziyeleri samimi değildir sadece ve sadece Timsah gözyaşlarıdır.

Bir de utanmadan ABD çıkmış “ size araştırma için yardımcı olalım” diyor.

Aman eksik olsun ve ayrıca yardımcı olmanıza gerek yok biz her şeyin farkındayız...

Boşuna dememişler “katil olay mahallini terk etmez” diye.

Evet, katil belli...

Gezi’de 15 Temmuz’da ve terör olaylarında sesini çıkarmayanlar dudak ucuyla taziye bildirenler bu eylemleri bizzat organize edenlerdir. Türkiye bunların ürettiği terör örgütlerine yani oyuncaklarına dokunmaya başladığından bu yana saldırılar artmaya başladı. Bu yöntemlerin hepsi ülkede kaos ortamı yaratıp iç savaş çıkartıp Türkiye’ye güç kaybettirerek gelişme ve büyüme hızını kesip üstü kapalı işgal etme yöntemleridir.

Ne yeni Türkiye ne de bu millet asla buna müsaade etmeyecek!

Birleşmiş Milletler, NATO, Avrupa Parlamentosu vs. hepsi hikaye...

Bunlar dünya üzerinde ki Müslümanlar katledildiği sürece sessiz kalırlar çünkü bunların ayakta kalma ve varlık gösterme ana maddesi Müslümanların katli ve geri kalmasıdır.

Kimse kimseyi yemesin kimse kimseye hikaye anlatmasın...

Ve en acısı ise: her terör eyleminde ölmüş masum insanlar üzerinden ideolojik ve siyasi rant peşinde koşan ortalığı karıştırmaya çalışan bizdeki hainler!

Malum bunların da tarzı hep aynı: teröriste tek laf etmeden direkt Cumhurbaşkanı ve hükümeti hedef alıyorlar... Sözüm ona “terörü lanetliyoruz” diye cümleye başlayıp “ama” diye devam edenler bu ülkenin menfaatlerine değil hainlerin ve düşmanların menfaatlerine çalıştıklarını unutmasınlar. 

 

Gün: birlik ve beraberlik günüdür!

Gün: Dili, dini, inanışı, yaşam tarzı ne olursa olsun kenetlenme günüdür!

Gün: İstiklal ve istikbal mücadelesi verdiğimizi iyice anlama günüdür!

Ve evet bu bir savaştır!

İslam’a ve büyüyen Türkiye’ye karşı açılmış bir savaştır...

Bu savaş: Cemil Meriç’in dediği gibi “ Hilal ve Haç’ın savaşıdır”. Olimpos Dağının çocuklarının Hira Dağı’nın çocuklarına açtığı bir savaştır...

Biz neler yaşadık neler atlattık, bu günleri de milli birlik ve beraberlik içince atlatacağız, Allah’ın izniyle…

Ne o eski Türkiye var ne de o eski Türk milleti... Bu millet neyin ne olduğunun çok iyi farkında ve bu sefer istediklerini bu hainler sürüsüne asla vermeyecek...

Çünkü biz hep birlikte Türkiye’yiz...

Anlayan anlar, anlamayanın karşısında milletçe dimdik ayaktayız...


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


SON DAKİKA HABERLER

yukarı çık