• 31 Mayıs 2017, Çarşamba 14:17
SevdaTÜRKÜSEV

Sevda TÜRKÜSEV

Kırmızı Fularlı Terörist

Gezi olaylarında boynuna kırmızı fuları taktırdıkları tatlı gülümsemesiyle devrimci diye ekranlara çıkardıkları o kızı hatırlarsınız.

Evet, o kız o günlerde 19 yaşındaydı ve bugün 23 yaşındayken Ayşe Deniz Karacagil, PKK’nın ABD destekli Suriye Kolu YPG saflarında çatışırken öldürüldü haberleri geldi...

“Gezi” günlerinde Vandalları ve ortalığı ateşe verenleri destekleyenlerin hemen hepsi bu genç kızın ölümü üzerine adeta ağıtlar yakarcasına paylaşımlar yapmaya başladılar.

Piyano çalan adam!

Kırmızı elbiseli kadın!

Kırmızı fularlı kız!

Sapanlı teyze!

Bunların hepsi o günlerde ülkeyi karıştırmak için hazırlanmış kurgulanmış ve hayata geçirilmiş birer figürandı. Bu kızın bugünkü sonunu hazırlayan oyun işte o günlerde Gezi'de başlamıştı.

19 yaşındaki bu genç kızı kullanmak çok kolaydı ve öyle de yaptılar.

Biz sosyolojik olarak gençlerin nasıl “terörist” olduklarını sorgulayıp olmamaları için önlemlerin alınmasını yazarız, konuşuruz bu başka.

Bu kız Gezi'de gaz maskesiyle sözüm ona direniş pozu vermişti ve bu kızı ekranlara çıkarıp “masum gülüşlü devrimci” olarak tanıtmaya çalışan malum medya da tam burada devreye girmişti.

Fakat günler sonra  PKK’lı Karayılan’ın yanında poz veren kırmızı fularlı Ayşe Deniz Karcagil’in hiç  de masum bir genç kız olmadığını hep birlikte gördük.

PKK’yı allayıp pullayıp neredeyse “barış güvercini” diye millete yutturmaya çalışan malum medya ve mensupları şimdi de “Kırmızı Fularlı” bu terörist kızı bir melek olup cennete uçtuğu algısını yapmaya çalışıyor.

Aslında buradaki amaç ters algı yöntemiyle YPG, PKK gibi terör örgütlerini sevimli ve masum olarak göstermektir.

Yaşarken acımadan harcadıkları “kırmızı fularlı kızı” öldükten sonra da kullanmaya ve harcamaya devam ediyorlar.

Bu kız için akıtılan tüm göz yaşları sadece ve sadece “TİMSAH GÖZ YAŞLARINDAN” başka bir şey değil.

PKK’lı teröristler yerlere çöp bile atmazlar!

Savcı Kiraz'ı o çocuklar mecbur kaldıkları için öldürdüler!

Bu haberleri yapan medya ile bugün YPG saflarında masum insanları öldürmek için çatışan kırmızı fularlı kızı “melek” ilan etmeye çalışan medya ve zihniyetler yine aynı.

Ne kırmızı fularlı kız umurlarında ne de Gezi’de ölen Berkin Elvan...

Kurban eti dağıtırken hunharca ve vahşice katledilen Yasin Börü ise zaten hiç mi hiç önemli değil onlar için...

Berkin Elvan için ortalığı ayağa kaldıranlar Yasin Börü’yü görmemezlikten gelmişti...

Bugün bakıyoruz ve o günlerde Yasin Börü için sesini çıkartmayanlar terör örgütü YPG saflarında çatışan kırmızı fularlı kız için ağıtlar yakıyorlar.

Kafa aynı!

Zihniyet aynı!

Keşke hiç olmasaydı...

Ne Berkin ölseydi ne de Yasin...

Keşke Berkin ve yüzlercesini sokaklara yollayıp düzene karşı isyana teşvik ettirmeselerdi... 

Keşke kırmızı fularlı kız da başkaları da hiç terörist olmasaydı...

Fakat maalesef oluyor işte...

Gezi'de “Mesele ağaç değil siz daha anlamadınız mı” diyen sanatçı takımı nerede?

Reklam arasında “ah bir kaç kişi ölse ne iyi olur” diyen haberci bozmaları nerede?

Toma’ların üstüne çıkıp halkı ayaklanmaya ortalığı yıkmaya yakmaya sevk eden CHP’li ve HDP’li vekiller nerede?

Hepsi yerli yerinde ama o gün ölenler öldü gitti öyle değil mi?

Peki bu durum da kırmızı fularlı kıza bu sonu hazırlayan acaba kim ya da kimler oluyor?

Televizyon ekranlarına çıkartıp, boynuna kırmızı fularını takıp masum bir genç kızı terör örgütü saflarına iten kim yada kimler acaba!

Şimdi kalkmışlar kırmızı fularlı kızı adeta “melek olup cennete uçtu” havasında millete yutturmaya çalışıyorlar...

Yok efendim yok...

“Cennet ucuz değil,  cehennem de lüzumsuz değil” demiş Üstat!

***

15 Temmuz darbecileri yargılanmaya başladı, Silivri’de duruşmalar devam ediyor. Şehit yakınları ve gaziler dava için mahkeme salonunda yerlerini aldılar. Yargılanma süreci devam edecek, lakin her davanın 15 Temmuz bilincini zihnimize tekrar kazıması için bir vesile olacağını düşünerek bu davaları çok iyi takip etmek lazım.

İlk duruşmalarda sanıklar şehit yakınlarına dil çıkartmışlar...

Yanlış duymadınız dalga geçercesine “oh olsun nasıl öldürdük” dercesine şehit yakınlarına dil çıkartmışlar...

Bunların ellerine fırsat geçse, dışarıya çıksalar daha kaç kişiyi acımadan katledeceklerinin hesabını varın siz yapın artık.

İşte bu zihniyet ve ruha sahip bu hainlerin yargılanmaları yani FETÖ ile mücadele ne kadar önemli bir kez daha görmüş olduk.

Bunların içerdekileri böyle ise dışarıdakileri acaba sinsi sinsi daha ne planlar yapıyorlardır.

Kimse “bu iş bitti” demesin çünkü bunlar asla vazgeçmeyecekler.

“15 Temmuz’u atlattık referandumu aldık” diye makam sarhoşluğuna ve rahatlığına girenler iyice bir silkelenmeli.

Ne içimizdeki hainler ne de dışarıdaki düşmanlar vazgeçmeyecekler. Bu sebeple en tepeden en aşağıya kadar uyanık ve temkinli olmamız lazım.

Bugün tutukluyken dil çıkaranlar yarın serbest kaldıklarında yine yeniden milletin üstüne kurşun yağdırmaktan çekinmeyecekler.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dediği gibi “metal yorgunluğu” var.

Ya bu yorgunluk atılır ya da bu yorgunluğu atamayanlar atılmalıdır çünkü bu milletin en ufak bir taviz verecek lüksü kalmadı.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


SON DAKİKA HABERLER

yukarı çık