• 07 Nisan 2017, Cuma 13:57
SevdaTÜRKÜSEV

Sevda TÜRKÜSEV

Onlar, Müslümanların Ölmesini Tercih Ettiler...

Esad yine gaz bombası attı ve İdlib'de masum çocuklar, insanlar inleye inleye şehit oldular. Ve tabi yine dünya bu sahneleri sadece seyretti. Ardından ABD’nin yeni ve agresif başkanı devreye girip esti gürledi ve sonrasında ABD, rejimin Şayrat Askeri Üssü'ne operasyon gerçekleştirdi. Bu operasyon herkes tarafından olumlu karşılandı ki, ben de olumlu karşılıyorum fakat asıl gerçeği de unutmamak lazım.

Bugün buraları vuran ABD, istese bin kez Esad’ı vurur devirir ve bölgede aklan “ Müslüman kanını” durdururdu. Fakat tarihler boyu olduğu gibi yine Birleşmiş Milletler, ABD, AP, AB vs. hepsi Suriye’de yaşanan katliamlara uzaktan seyirci kaldılar.

Şunu hiç birimiz unutmayalım: Bunlar Esad’ın o gazı atmasına göz yumdular, o insanların yıllardır öldürülmesine göz yumuyorlar.

Myanmar, Bosna ve Arakan'da olanlar neyse, Suriye'de olanlar da aynısıdır...

Trump ilk seçildiğinde “farklı olacak sisteme kafa tutacak” söylemlerine karşılık “ABD’de sistem işler başkanlar da bu siteme uyarlar ya da giderler” demiştim.

Müslümanları ülkeden kovmayı ve ülkeye almayı düşünmeyen Turump’ınsuriye de ki Müslümanlar için üzüldüğüne herhalde inanacak değiliz. Trump’ın önüne Suriye’yi koydular ve Trump sisteme uymaya başladı, zaten başka çaresi de yok.

ABD ve Batı, sözüm ona Müslüman ülkeler binlerce insan öldükten sonra hayat öpücüğü veriyormuş gibi davranmayı çok iyi bilir. Sistemli ve kontrollü bir Müslüman katliamından sonra sözüm ona müdahale eder.

Ve şimdi daha 3 gün önce onlarca insan sarin gazı ile katledilmişken Trump’ın talimatı verdiği operasyon için onu kahraman ilan edecek değiliz.

Aynı Trump, daha geçen hafta darbeci ve Müslümanları kurşuna dizen Sisi’yi kabul edip methiyelerde bulunmuştu.

Sanırım durum gayet net!

Bu zamana kadar Türkiye Suriye’ye 10 milyar dolara yakın yardımda bulundu, buna karşılık 70 kadar ülke bir araya gelip Suriye’ye 6 milyar dolar yardımda bulunacağını vaat ettiler.

Sanırım bu da bazı gerçekleri ve samimiyeti ortaya koymaya yetiyor.

Peki şimdi ne olacak?

ABD, Suriye konusundan Türkiye'nin çizgisine gelmiştir. ABD şayet kalıp PYD'ye desteği çekerse bizim açımızdan bir değeri olur yoksa bu yaptığı operasyonun hiç bir anlamı olmaz. ABD, canının istediği değil tüm terör örgütlerine karşı bir tavır almadığı sürece bu savaşlar, katliamlar, ölümler sürer gider.

Ne Trump, bir kahraman ne de ABD VE BATI bu konularda samimi ve iyi niyetli...

Hepsi Müslümanlar üzerine kurdukları oyunların bir parçası...

ABD’nin Suriye’yi vurmasının Esad’ın cezasını bulması mı, göreceğiz...

Şunu asla unutmayalım: Ne ABD ne de başka bir batı ülkesi ne Suriye’de ne de başka bir Müslüman ülkede Müslümanlar için varlar veya olurlar...

Bunu bilerek bu oyunun içinde hamle yapmamız lazım.

*****

Diğer taraftan referanduma çeyrek kala çalışmalar hızla devam ediyor. CHP’nin milleti aşağılama ve tehditlerinin önü arkası kesilemiyor. Geçen haftaya damgasını vuran “EVET” verenleri İzmir’den denize dökme vakasına bir yenisi daha eklendi.

Muharrem İnce Yalova'da “”Hayır” pankartını indirenler için, o pankartı oraya asın” dedi. Ve yine etrafındaki kalabalık onu çılgınca alkışladı.

Maazallah ellerine fırsat geçse acaba neler yapmazlar demeden edemiyorsunuz.

Çok merak ediyorum: O pankartı kesen, oraya nasıl ve neresinden asacak ya da astıracak!

Söylemin neresinden tutarsanız “şiddet, kin, nefret” fışkırıyor.

Böyle bir yakıştırmanın “makul bir asma” şekli olur mu sizce?

Kafaları aynı!

Vicdanları ise kocaman bir ???

Demokrasi anlayışları deseniz ortada!

Sonrada kalkıp “millet için buradayız” diye ortaya çıkıp milletin aklıyla dalga geçtiklerini sanıyorlar.

Bunlara inanıp bunlara oy verenleri de anlamak mümkün değil ama ülkede demokrasi var ve susuyoruz.

***

Tabi bir de gazeteci ablalarımız var...

Tuluhan Tekelioğlu “Evet” oyu verenler cahilliğini tescil etmiş olacak” açıklaması yapmış...

Düşünce özgürlüğü ve demokrasinin anlamından bihaber bilgili ve alim (!) ablamızın bu sözleri karşısında hayrete düşmüyoruz çünkü bunlar için sadece şu var, o da kendileri gibi olmayanlar ve düşünmeyenler cahildir...

Cahilliği ve yobazlığı bana biri anlatır mı acaba?

Sürekli seçim kaybeden ve tavrını tarzını değiştirmeyen bir partinin peşine takılıp gitmek büyük bir akıl gerektiriyor olsa gerek!

Artık anlayana...

HDP bir reklam filmi yapmış ve içinde PKK’ya sırtını dayadığını söyleyen Selahattin Demirtaş’ı işlemiş. Ve Aslı Aydıntaşbaş bu reklam için “ çok hüzünlü” yorumu yaptı.

Sorma! Ne kadar hüzünlü, ne kadar hüzünlü...

Diğer taraftan hızlı trenin kömürle çalıştığını anlatan Pelin Batu “annem, kızım hapse girecek diye yolda vurulacak diye korkuyor” konuşmasında gözyaşlarına boğuldu.

Öncelikle tüm annelere saygım var ve annesine saygı duyuyorum lakin Pelin hanımdan kendisi için döktüğü bu gözyaşlarını geziden beri şehit olan yüzlerce vatandaşımız için de görmek istediğimizi söylemek isterim...

Berkin Elvan için verdiği mücadeleyi Yasin Börü için verdiler mi acaba?

Yasin Börü için ne kadar hüzünlendiler veya ağladılar acaba...

Birisi Selo için hüzünlenir, diğeri kendisi için ağlar, öbürü millete cahil der...

Al birini, vur ötekine...

Sanırım burada da fazla söze hacet yok!

16 Nisan’da “Evet” çıktığında bunlar iyice çıldıracaklar lakin artık bu çocuk yola girdi ve doğacak.

Yeni ve özgür Türkiye yolda, ne yapsalar boş!

O zaman oturup ne yaparlar bilemiyorum ama Batı ile birleşmiş bu tipler başlarını taşlara da vursalar, yeni Türkiye’nin önüne geçemeyecekler o kadar...


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık