• 26 Mayıs 2017, Cuma 12:54
OkanÖZDEMİR

Okan ÖZDEMİR

2053 ve 2071'in Emanetçisi Gençlerin Ekâbiri, 2019 Sınavını Nasıl Verecek?

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla!

Tarih: 19 Mayıs 2015
Yer: Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Külliyesi
Toplantı: 19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı
Konuşmacı: Reis-i Cumhur Recep Tayyip Erdoğan

"Gençler, sakın kula kul olmayın! Sakın makam mevki sahiplerinin önünde eğilmeyin! İster Cumhurbaşkanı olsun, ister Başbakan olsun, ister para babaları olsun, ister sermaye olsun.. Bilesiniz ki Rezzak-ı Âlem olan, rızkın sahibi olan Allah'tır. Şunu bilelim ki; "eğilmek, dalkavukluğu getirir!" Bu milletin gençlerine de asla dalkavukluk yakışmaz, yaraşmaz.

2053'ün köşe taşlarını sizler yerlerine koyacaksınız. Onun için göreviniz hafif değil, çok ağır! Şu anda onun hülyası ve hayali içinde olmanız lazım. Bu köşe taşlarını yerli yerine koyduğunuz zaman, şimdi bizler şu andaki Türkiye ile nasıl övünüyorsak, inanıyorum ki sizlerde o günün Türkiye'si ile öyle övüneceksiniz."

Sözlerime başlamadan evvel hatırlamanızı istediğim bu nasihat, (öz akıl sahipleri için) bir devrin yenilendiğini gösteren büyük bir emâredir. Zira bu ülkenin gençleri böylesine dürüst, cesur ve ahlaklı bir nasihatı en son 20 Ekim 1927'de almıştı.

Elbette ki bu iki nasihat arasında geçen zamanı tartışmak için veya geleceğin köşe taşlarını döşeyecek olan gençlere nasihat bâbında keşkelerle, belkilerle dolu birçok sözümüz var. Çünkü bizler belki deriz, zira gaybı bilmeyiz. Keşke deriz, çünkü geçmişi değiştiremeyiz. Bu yüzden çokça keşke dememek ve belkilerimizi güçlendirmek için bugüne dikkat etmemiz gerekir. Nitekim 2053 ve 2071'in emanetçisi olan gençlerin yolunu açacak 2023'ün köşe taşları, günümüzün ekâbiri tarafından döşenmektedir. Farklı bir cümle ile ifade etmek gerekirse; bir devrin yenilendiği bugünlerde yola döşenecek uyumsuz bir taş, geleceği sırtlanan gençlerin tökezlemesine sebep olacaktır.

İşte bu sebeplerden mütevellit, geleceğin harc edildiği bu anlamlı günleri daha iyi anlayabilmek için biraz geriye gidelim.

Tarih: 06 Mayıs 2004
Yer: Swissotel
Toplantı: Forum İstanbul
Konuşmacı: Dönemin Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan

"Bugün yine sıkıntılı bir dönemin ardından Türkiye öz değerlerini sonuna kadar sahiplenerek problemlerini aşma iradesini ortaya koymuş, geleceğe doğru büyük bir kalkınma yürüyüşüne başlamıştır. Yüzüncü yaşını doldurmasına 20 yıl kala Türkiye Cumhuriyeti'nin hak ettiği aydınlık yarınlara ulaştırma hedefini her zamankinden daha büyük bir aşk ve heyecanla gerçekleştirme kararlılığındayız. Türk milletinin kendi değer ve potansiyeline güvendiği sürece yakalayamayacağı bir hedef yoktur. 2023 yılında Türkiye'yi güçlü, müreffeh ve demokrasiyi bütün kurumlarıyla işleten bir ülke olarak görmek, her insanımızın en büyük idealidir."

Muhtemelen Reis-i Cumhur Recep Tayyip Erdoğan mefkûremize dair bu söylemde bulunduğu vakit, çoğunluğumuz (çok az kişi müstesna) bir plan dahilinde bugünlere hazırlandığımızı tahmin dahi edememiştik. Ancak bugün rahatlıkla kabul ediyoruz ki; 79 yıllık sıkıntılı bir dönemin ardından, bir devrin yenilendiği bugünlere ulaşmamız, şu geçtiğimiz 15 yıl içerisinde adım adım düşünülerek ve planlanarak gerçekleşebildi. Bu süreç; necîp milletimizin ve mübarek ümmetimizin tarih yolundaki uzun ve şanlı yürüyüşünün önemli adımları olarak tarih sahnesinde yerini aldı. Rabbim bu adımları onurla planlayıp, cesurca atanlardan razı olsun.

Gelelim bugüne!

"Tarih sahnesinde yerini aldı" ifadesi kimilerinizin dikkatini çekmiş olabilir. Evet, tarih sahnesinde yerini aldı çünkü bu cesur adımlar 16 Nisan 2017 tarihinde bir milat oluşturdu. Tarihimizde şahit olduğumuz kanlı değişimlere, devrimlere ve darbelere inat bu sefer devir kansız olarak yenilendi. Bakın dikkatinizi çekiyorum; "bir devir kapatılmadı, yenilendi!" Bu tarihimiz için büyük bir hadise. Yakın tarihimizde bizim okuduğumuz, büyüklerimizin ise yaşadığı tüm değişikliklerde, değişikliği yapan taraf kan akıtır, kaos ortamı oluşturarak korkudan beslenir ve istediği değişikliği yapardı. Zaten bu cesur adımlara gönlümüzün razı ve emin olmasının sebebi kanın, değişimi ve yenilenmeyi isteyen taraftan akıyor olmasıydı. Bu sefer kanı değiştiren değil, yenilenmeye razı olmayan taraf akıtıyordu. Yani yine milletin kanı akıyordu! 15 Temmuz 2016 ise bunun en büyük kanıtıdır!

15 Temmuz bir fitnenin ürünüydü. Bu toprakların insanlarını devşirip, bu toprakların aleyhine kullanan bir fitne organizasyonunun en yakın 2023 hedefine şimdiden müdahale çabasıydı ve bu necip millet, devletiyle omuz omuza vererek büyük fitneyi püskürttü! Size burada 15 Temmuz kahramanlarını anlatmayacağım, zira onlar hakkında ne denli övgüler düzsem azdır. Dikkatinizi çekmek istediğim nokta bu işin fitnesidir. Zira 16 Nisan miladından sonra bu fitnenin yön değiştirerek şiddetlendiğini gerek yazılı, gerek görsel, gerekse sosyal medyadan takip ediyorsunuz. Zaten yüzlerce tarafa bölünerek yaklaşık 1 asır boyunca bize eziyet edenlere imkan verdiğimiz yetmediği gibi bugün yine aynı planı uygulamaya çalışanlar bu kutlu yürüyüşü taraflara bölerek dağıtmanın niyetindeler! Kimilerinin tabiriyle mahallede bölünmeler ve FETÖ fitnesi ile acaba dolu bakışları yine bize sirayet ettirmeye çalışıyorlar. Hatta son referandumun hemen arkasından bazı odaklar bu kutlu yürüyüşü bir iktidar savaşına çevirecek adımlar atarak ellerini ovuşturmaya başladılar bile. Planları ise bugüne dair değil, kutlu yürüyüşün önderi Reis-i Cumhur Recep Tayyip Erdoğan'dan sonrasına dair.

Peki başarabilecekler mi?

En başta inancımız, ardından 2000 yıllık devlet geleneğimiz, 79 yıllık eziyetimiz ve 15 yıllık kutlu yürüyüş bize gösterdi ki; büyümek bölünerek değil ancak birleşerek gerçekleşecektir. Tüm birikimlerimiz ve tecrübelerimiz ile öğrendik ki; bu toprakların öz akıl sahiplerinin sadece iki kimliğe ihtiyacı vardır. Allah'a hamd olsun Müslümanım diyerek kendilerine zulmetmediği sürece her ırka, etnik gruba ve inanca saygı duyan Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşlarının bu topraklarda ve hatta tüm coğrafyalarda barışı, huzuru ve refahı tesis etmesi için üçüncü bir kimliğe ihtiyacı yoktur!

Bu kutlu yürüyüşü planlayan, geleceğin binasını bugünden inşa eden, gençlerine 2053 ve 2071'i mefkûre olarak tayin eden devlet geleneğimizin tabi ki kutlu yürüyüşün sancak değişimi sonrası içinde bir planı vardır. Ancak kula kulluk etmeyecek, eğilmeyecek, dalkavukluk etmeyecek olan gençlerin de bu plan hakkında fikir sahibi olması kaçınılamaz. Herşeyden önce gençliğin önümüzdeki iki yıl boyunca sertleşecek iktidar savaşının fitnelerinden ve sancak değişimi sırasında doğacak kafa bulandırıcı operasyonlardan temiz tutulması gerekiyor. Reis-i Cumhur Recep Tayyip Erdoğan'dan sonrasının planını ellerini ovuşturarak yapanların nasıl ki gençlik için bir planları varsa, ekâbirimizin de nokta atışlı planlar üretip, yarınları inşa edecek gençliğin kuzu postuna sarılmış kurtlara aldanıp yanlış kişilerin peşine takılmaması için tüm gayretlerini göstermeleri gerekir.

Velhâsıl kelâm; 2053'ün köşe taşlarını dizmeye namzet ve bunu hülya edinmiş gençliğin ekâbirinden talebi o dur ki; fitne zamanı bölünmenin asgari önüne geçilmesi ve gençliğin çok kimlikli bir gelecek yerine bahsini ettiğimiz iki kimliğe sıkı sıkıya sarılacağı bir 2023'ün inşa edilmesidir.

İşte bu minvalde ekâbirimize iki yıl içerisinde çok iş düşüyor! 2019 sancak değişimini kendine bir sınav olarak görüp, bu sınavı Allah'ın izniyle başarıyla geçecek olan ekâbirimiz inanıyorum ki; 2023 binasını doğru taşlarla inşa ettiği taktirde, sadece Rezzak-ı Alem'e kul olan gençlik, mefkûresini layıkıyla yerine getirerek barışı, huzuru ve refahı yeryüzünde Allah'ın izniyle tekrar tesis edecektir.

Nefsimizi kudret elinde tutan Allah, tüm milletimize ve ümmetimize sınavımızı rızası ile vermeyi nasip etsin.

Allah'ın selamı üzerinize olsun!


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


SON DAKİKA HABERLER

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık