• 24 Mart 2017, Cuma 11:14
SevdaTÜRKÜSEV

Sevda TÜRKÜSEV

Şimdi Milletçe Safları Sıklaştırma Zamanı...

Oydu, buydu, şuydu derken geldiğimiz şu dönemde hala birileri tüm yaşadıklarımızın sadece bizim iç siyasetimizin bir meselesi olduğunu söylerse “ biraz karakterli olalım” deme zamanındayız...

Evet, Nerdeyse bütün Hristiyan alemi birleşmiş Türkiye’ye operasyon çekiyor ve hala bunların ne anlama geldiğini görmeyenler varsa pes!

Türk hava yollarına getirilen yasaklar açıkça üstü kapalı bir ambargodan başka bir şey değildir. Üçüncü hava limanının yapılmasına karşı çıkan zihniyet yani “üst akıl” kimse bugün bu yasakları getirenler de aynı zihniyettir.

Son on yılda büyüyen hava yolu şirketlerine bakın bir de inişe geçen hava yolu şirketlerine bakın zaten durumu anlarsınız. Ayrıca özellikle yapmak istedikleri algı operasyonu ile THY’yi koymak istedikleri kategori de ortada...

Bunun yanında Avrupa Birliği “ Müzakereleri durdurabiliriz” gibi bir açıklama yapıyor. Daha öncede “askıya alırız” açıklaması yapmışlardı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan “ aman geç kaldınız hemen askıya alın”  cevabını yapıştırmıştı.

Şimdi de Cumhurbaşkanı “16 Nisan’dan sonra sürprizler var” dedi.

Evet, şahsen yıllardır söylüyorum “bir gün sayın Cumhurbaşkanı çıkacak, AB’ye girmekten vazgeçtik” diyecek açıklamasını bekliyorum.

Avrupa Birliği Türkiye’nin yıllardır ağzına çalınan bir parça baldan başka bir şey değildir. Kendilerini üstün bizi eksik  ve ezik gösterdikleri ve her daim ellerinde oynatmak için ortaya sürdükleri bir şeyden başka bir şey değil...

Onların asla bizi bu birliğe almak gibi bir niyetleri yok sadece sömürgeci zihniyetin kurduğu oyunun bir parçasıdır AB, o kadar...

Yunanistan, Romanya, Bulgaristan, Hırvatistan, Sırbistan AB üyesi olabiliyor ama Türkiye olamıyor bir çok eksikliği var, öyle mi?

Bu ülkelere gidip görmesek, standartlarını bilmesek gerçekten kendimizi eksik ve yetersiz zannedeceğiz. Ya da içimizdeki batı tapıcıları gidip görmedikleri için gerçekten bunu böyle zannediyorlar galiba. Veya gidip gördükleri halde yıllardır sömürgeci zihniyetin ezikliğini benimsemiş olacaklar ki aradaki farkı göremiyorlar, görmezden geliyorlar...

Şunu kimse unutmasın bizim Avrupa Birliği'ne alınmamız için onlar için tek eksiğimiz “HIRISTİYAN” olmamamız ve Hıristiyanlaştırılmış bir topluma dönüştürmede eksiklerimizin olması...

Çok şükür onların bizde eksik gördüğü bizim sağlam ve sarsılmaz inancımız, vazgeçmeyeceğimiz en değerli hazinemizdir.

Fakat şunu da gözden kaçırmayalım: Yıllardır bize yapılmak istenen  İslam dinini modernlik adına yozlaştırıp Hıristiyanlaştırılmış bir din modelini bize benimsetmeye çalıştılar...

Din ve inançlar adına sistem dahilinde getirilen tüm yasakların sebebi buydu...

Modernlik eşittir dinsizlik ya da dinin yozlaşması değildir. Bu toplum “hem dindar hem de modern olabiliyor muş’u” gösterince ve Recep Tayyip Erdoğan gibi lider inatla bundan vazgeçmeyince bunların paçası tutuştu.

Gelişen Türkiye, gelişen toplum, bilim adamlarımız, doktorlarımız, halkın daha rahat yaşama imkanları, inanç özgürlükleri, demokrasi Türkiye’de sistem olmaya başlayınca bunlar kudurmaya başladılar...

Tesettürlü ve dindar insanlar yani İslam dini’nin sembolünü hayatın içinde yaşayan doktor, bilim adamı, millet vekili, avukat, bakan vs... olmaya başladılar haçlı seferi zihniyeti bize karşı topyekun saldırıya başladı...

Unutmayınız ki: Semboller önemlidir!

Kendileri dağda, kırda, bayırda , otellerinde, her türlü detaylarıyla dini sembollerini dünyanın bilinç altına yerleştirdiler. İslam dininin sembollerinin toplumsal hayatın içinde varlık göstermesi haçlı zihniyeti için en büyük tehlikedir.

Kısaca meşhur “Hilal ve Haç savaşı”...

Böyle bir sistem yani şu anda Türkiye’deki demokrasi ve yeni anayasa maddeleri  Avrupa ve Batı için kabustan başka bir şey değildir.

Sömürgecilerin kabusudur “DEMOKRASİ”...

Evet, Avrupa Birliği yıllardır bize anlatılan kocaman bir masaldan hatta yalandan ibarettir. Şayet gerçekten bizi almak isteseler, üye aldıkları bir çok ülkeden fazlamız var ama o ülkelerden farkımız onların Hıristiyan bizim Müslüman olmamızdır, o kadar.

Gerisi bahane, hikaye, masal ve yalan...

Evet bayanlar baylar: şimdi safları milletçe sıklaştırma zamanıdır...

Duygularımızı, siyasi görüşümüzü, kızgınlıklarımızı bir kenara bırakıp milletçe sımsıkı olma zamanıdır.

Batı: Hiçbir zaman dostumuz değildi ve hiçbir zaman dostumuz olmayacaktır!

Batı: Hangi Müslüman'a dost oldu da bizim dostumuz olacak!

Batı: Sömürerek ayakta kalmaya endeksli sistem ile yaşar!

Ve aynı batı bizim iç işlerimize karışma hakkını kendinde bulacak kadar nasıl pervasız olabiliyor?

Eee... Tabi yıllarca kuklalarıyla iç işlerimize karışmış bizim geri kalmamız için oyun kurmuştu bu zihniyet! Şimdi oyunları bozulunca her türlü, aleni saldırıyorlar.

Yeni kalkışmalardan söz ediyorlar, dedikodular çıkartıyorlar!

Bunlardan ve içimizdeki bunların kuklalarından her şey beklenir, ne çok rahat ne de evhamlı olacağız...

Sakin, sessiz, temkinli olacağız...

Bu millet 15 Temmuz akşamı ne olduğunu ve neler yapabileceğini gösterdi...

Vatan, millet, bayrak, ezan için kefenini cebine almış yola çıkmış bir lider ve onun arkasında tüm bunlar için ölmeye, şehit olmaya hazır bir millet varken işleri hiç de kolay değil ve asla istediklerini başaramayacaklar...

15 Temmuz’da bu millet bunlara sadece bir fragman gösterdi, Allah göstermesin ama bu millet gerekirse filmi de seyrettirir, “pilavdan dönenin kaşığı kırılsın”.

Recep Tayyip Erdoğan’ın derdi tek adamlık ve sadece kendi iktidarı olsaydı hiç bunlarla uğraşmaz “zaten seçiliyorum benden sonrasından bana ne" der, keyfine bakardı...

Niye bunca sıkıntıyla uğraşsın ki...

Fakat mevzu bu ülke ise işte uğraşıyor...

Ve onu anlamış bu millet onun arkasında bu kutlu yürüyüşe devam ediyor...

Zor, oyunu bozarmış, bayanlar baylar...

Artık oyunu sadece onlar kuramayacak: Onların sömürgeci sistemine karşı bizdeki yeniden diriliş ruhu varken asla kazanamayacaklar...

Kazanan Türkiye ve Türk milleti olacaktır...

16 Nisan akşamı her şey çok daha farklı olacak...

Ve bir dipnot: 15 Temmuz sonrası şunları yazmıştım, "bir erken seçim şart oldu” demiştim...

Bakalım hayırlısı...


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


SON DAKİKA HABERLER

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık