• 27 Temmuz 2017, Perşembe 11:26
SevdaTÜRKÜSEV

Sevda TÜRKÜSEV

Türkiye Siyasetinde Kadınların Devri

Julide Sarıeroğlu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı...
Onu öncesinden tanıyanlar içinse "Sevgili Jülide Sarıeroğlu..."
Öncelikle bir kadın olarak kabinede ikinci bir kadın bakan görmekten dolayı memnuniyetimi belirtmek isterim. Yeni kabine açıklandığı gün Sevgili Julide Sarıeroğlu için yapılan asılsız onca haberi kınıyorum. Sadece "Ya Tutarsa" diyerek yapılan algı operasyonu ilk saatlerde ellerinde patladı.
"Güneş balçıkla sıvanmaz" diye boşuna dememişler!
Sevgili "JULİDE" ile tanışmamız 4 yıl evveline dayanıyor. HAK-İŞ Konfederasyonu kapsamında yapılan eğitimler sebebiyle bir araya gelmiştik; sonrasında ülkeyi şehir şehir dolaşıp onlarca eğitimde birlikte olduk.
O her zaman mütevazı, alçak gönüllü, çalışkan, kompleksleri olmayan, saygılı, zeki ve kısacası insanlık adına "değer" ne varsa kendi bünyesinde barındırmış biridir. Bu davaya ve işine sadakat noktasında ise sorgulaması yapılacak en son kişi dahi olamaz çünkü egolarını ve menfaatlerini sıfırlamış bir gönül insanıdır.
Dikkat ederseniz yukarıda "Sevgili Julide" dedim çünkü bugün bakan olabilir hatta yarın inşallah daha farklı makamlara da gelebilir fakat o hep onu tanıyanlar için bizim gönlümüzde yer ettiği gibi "Sevgili Julide" olacaktır.
Hangi makama gelirse gelsin "İNSANLIK MAKAMINDAN" asla vazgeçmez ve olduğu gibi olmaktan ödün vermez.
Ve hatta emin olun çok farklı bir bakan profili göreceksiniz!
Bakanlık makamı onun özel hayatını değiştirmeyecektir fakat kendisinin özel hayatı bakanlık makamına ve bakan profiline farklılıklar katacaktır; bundan hiç şüpheniz olmasın.
Yaptığımız eğitimlerde aramızdaki iki arkadaşımız sevgili "Julide Sarıeroğlu ve Ayşe Keşir" milletvekili olduğunda da çok sevinmiştik ve heyecanlanmıştık ve tabii içimizden birisini ayrıca bakan olarak görmek bizi bir kat daha da mutlu etti.
Ve her şeyden önemlisi: Getirildiği makamı bilgisi, görgüsü, tecrübesi, sadakati ve çalışma azmiyle taçlandıracağına gönülden inanıyorum.
Tebrik için aradığımda her zamanki mütevazılığı, içtenliği, samimiyeti ile makamından güç almayacağını, makamına güç vereceğini gördüm.
Evet, en başta yazmış olduğum gibi onu yeni tanıyanlar için "Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı JULİDE SARIEROĞLU..."
Onu evvelinden tanıyanlar için "Sevgili JULİDE SARIEROĞLU"...
Ve herkes şundan emin olsun ki, ismin başındaki makam tanımı değişse de gerek iş ve gerekse özel yaşantısında isminin başına insanların yakıştırdığı "SEVGİLİ Julide Sarıeroğlu" asla değişmeyecektir.
Evet, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanımız Fatma Betül Sayan Hanım'ın da bir kadın bakan olarak ne kadar başarılı ve özellikle Hollanda'da yaşananlarda ne kadar cesur bir dava insanı olduğunu hepimiz gördük; bütün dünya da gördü.
Ve tabii Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Öznur Çalık, Nükhet Hotar, Halide İncekara, Mihrimah Belma Satır gibi partinin ilk gününden bu yana Ak Parti'yi Ak Parti yapan güçlü kadınlarımızı ve birçok kadın siyasetçi ve vekilimizi de unutmayalım.
Kadın milletvekillerimiz, bürokratlar, bakanlar, her meslek grubundan kadınlarımız...
Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk defa son 10 yılda kadınların hayatın her alanında ve özellikle siyaset alanında kendilerini ifade ettikleri ve yer ettiklerini gördük.
Ve tabii zamanın Başbakanı Rahmetli Bülent Ecevit'in milletin iradesi ile seçilen Merve Kavakçı'yı tesettürlü olduğu için TBMM'den nasıl kovduğunu hatırlarsınız.
Nereden nereye Türkiye'm...
Merve Kavakçı büyükelçi oldu...
Bu ülkede bırakın kendisini, eşinin yanında dahi kıyafetine tahammül edilemeyen, dışlanan kadınlarımız şimdilerde makam, iş, itibar sahibi oldular.
Malumlara sorsanız "Kadına seçme ve seçilme hakkı verildi." diyorlar. Fakat bu ülkede kadınlarımız ne zaman ki tesettürü ile Meclis'e, okula, orduevlerine, kamusal alanlara vs. girmeye başladı, işte o günden bu yana kadınlarımız seçilme hakkına sahip oldular.
Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bu ülke gerçekten ancak son 10 yılda normalleşti.
Dedim ya, "NEREDEN NEREYE..."
Bu özgürlüklerin kıymetini bilmeli ve özellikle yeni nesil bugünlere gelirken ne bedeller ödendiğini unutmamalı. Ak Parti, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında girdiği yeni dönemde özellikle genç nesle bunları iyi işlemeli.
Partide metal yorgunluğu hala var, işletme körlüğü, güç zehirlenmesi, şımarıklar, menfaatçiler, davadan uzaklaşmış belediye başkanları, ilçe başkanları, partililer var!
Yapılacak kongrelerde bunların hepsinin temizleneceğine inanıyorum.
Evet, dönemin başbakanı, o gün TBMM'de Merve Kavakçı için "Bu hanıma haddini bildiriniz!" diye seslenmişti ya!
Tek tip kadına tahammülü olanlar, ikna odalarında kadınların, kızların başlarını açmak için mücadele vermişti ya!
Ve kadınlarımıza tesettürlerinden dolayı daha bir çok zulüm ve haksızlık yapılmıştı ya!
O gün o Meclis'te kimse kimseye haddini bildirmedi. Sadece TBMM'de milletin iradesi ile seçilmiş bir başbakan ve yandaşları, yine milletin iradesi ile seçilmiş bir vekile yani "MİLLETE" karşı haddini aşmıştı. Aynı kadınlara bu konuda yaptıkları zulümlerle ve haksızlıklarla hadlerini aştıkları gibi...
Ve yıllar sonra bu millet kendi iradesiyle bütün hadsizlere gerçekten demokratik yollarla, yani seçimle, sandıkla haddini bildirdi.
Şayet mevzu birilerinin birilerine had bildirmesiyse, milletin iradesinin sandıkta bildirdiği bu haddin ve hududun ne anlama geldiğini anlayan anlar; anlamayana sivrisinek saz...
Evet bayanlar baylar, netice; hak yenilir ama hazmedilemez...


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


SON DAKİKA HABERLER

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık