• 25 Ocak 2016, Pazartesi 13:42
SonerKARTAL

Soner KARTAL

Bunlar mı, Magazin Muhabirleri?

Uğraş verdikleri işin içeriğinden olsa gerek, magazin muhabirlerinin aman aman bir gazetecilik bilgisi yoktur… Bir kaç usta ismin dışındaki muhabirlerin tamamında bir yavanlık ve sıradanlık söz konusu. Bunlar, çapsız şarkıcılardan fırça yiyen, ünlülerin(!) evlerinin önünde yatan, bar çıkışlarında iki kelime etmelerini bekleyerek gazetecilik mesleğini ayaklar altına alan, basın dünyasının yüz karaları. Bunları ben değil, yaptıkları magazin programlarını büyük bir keyifle izleyen sıkı takipçileri söylüyor. Bu söylenenlere katılıyor muyum, evet sonuna kadar katılıyorum...

Özellikle mesleğe yeni girmiş ‘sen yaparsın’ koçum! Sen bu işi bitirirsin aslanım, gazını ciğerlerine kadar çekmiş çaylaklar, bu eleştirilerin hepsini ve daha fazlasını hak ediyor. Soru sormaktan, iki kelimeyi bir araya getirip yazmaktan aciz bu arkadaşlar, magazin muhabirliğini sanat camiasının elinde kukla, izleyicinin gözünde kepaze etti. Kendini bu mesleğe adamış ve yıllarını bu uğurda sadece ekmeği için heba etmiş magazin muhabirlerine yazık günah değil mi? Siz cahil magazinciler sadece gerçek emekçilere değil ülkeye de zarar veriyorsunuz.

Şu yapılan magazin haberlerine bir bakın... Sabaha karşı ara sokaklarda koşarak adeta kaçan ünlüler, eliyle yüzünü kapatan çiftler... Karşısında bir anda gördüğü basın mensuplarına gülümseyerek poz veren var mı hiç? Olmaz, çünkü yanlarına gidip önce kendini tanıtıp, soru sormak için izin isteyen ve adam gibi soru soran muhabir, artık yok denecek kadar az. Flaşlar patladıktan sonra sorulan birkaç soru var: “Aşkınız ne zaman başladı? Ne zaman evleneceksiniz? Hamile olduğunuz söyleniyor doğru mu? Ne zaman doğuracaksınız? Cinsiyeti belli mi? Ne zaman boşanacaksınız? Neden boşandınız? Birlikte olduğunuz söyleniyor doğrumu?” Bu kadarına da pes vallahi.

Bu sorulardan başka soru soramayan, fotoğrafını çektiği kişinin kim olduğunu bilmeyen muhabir müsveddelerinden bir an önce kurtulmak lazım. Muhabirlerin bu hale gelmesindeki asıl sorumlular olan şeflerini ve müdürlerini unutmamak lazım.  Önce onların yetişmesi gerekiyor. Arşivleri karıştırıp kimin ne olduğunu, geçmişte neler olup bittiğini öğrenmeleri gerekiyor. O zaman önüne koyulan haberin değerini anlayabilir ve karşısındaki muhabirin de muhabir olup olmadığına kanaat getirebilirler.

İşi bilmeyen bu başarısız yöneticiler, öncelikle içlerindeki toprağı verimli hale getirmeliler, yok eğer kendileri zaten kuru bir çöle dönüşmüşlerse yapacak bir şey yok, oraya ne ekerlerse eksinler, orada ot bile bitmez. Ne demiş büyüklerimiz “bir çocuğu eğitmek için işe, önce büyük annesinden başlamak lazım ”. Acı ama gerçek olan bir şey var ki, magazin muhabirlerinin ve magazin dünyasının durumu içler acısı. Yıllarını bu nankör piyasaya veren biri olarak bu işi bilmez yöneticilere ve muhabirlere naçizane bir tavsiyem olacak. Hiçbir şey için geç değil, silkinin ve kendinize gelin. Unutmayın gençlikte günler kısa, yıllar uzun; yaşlılıkta ise yıllar kısa, günler uzundur.
 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


SON DAKİKA HABERLER

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık