• 25 Mayıs 2016, Çarşamba 13:59
SonerKARTAL

Soner KARTAL

Şöhret Eşittir Ateşten Gömlek

Bazı şeyler vardır, anlatmakla değil, yaşamakla öğrenilir. Yaşamayanın bilmesi, hissetmesi mümkün değildir. Karşınızdaki kişi veya kişilere ateşin yaktığını, dayanılmaz bir acı verdiğini ne kadar anlatırsanız anlatın, onu tatmadıkça, anlamasını beklemeyin. Zira hepimizin malumu “ateş düştüğü yeri yakar”.

Yaşamadıkça, içinde olmadıkçaverdiği zararı, bıraktığı kötü anıları tam olarak anlamanın mümkün olmadığı, olmayacağı konulardan biri de şöhrettir. Özellikle ne aradığını tam manasıyla bilmeyen ve her gün yeni bir girdabın içine sürüklenen gençlerimiz bu arzuya kavuşmak, "sanatçı" ve kısa yoldan şöhretolmak için maddi-manevi değerlerini bu yolda maalesef feda ediyorlar. Oysa bilmiyorlar ki "Dışı seni, içi beni yakar".

Yıllardır bu ateşten çemberin içinde çeşitli görevlerde bulunan bir kardeşiniz olarak bu satırları okuyan tüm Bold haber takipçilerinden özellikle rica ediyorum. Gerçekten böyle bir düşünceniz, veya etrafınızda böyle alemlere akmaya çalışanlar var ise vakit geç olmadan vaz geçin ve onları da vaz geçirin.

Tanıdığım bildiğim, sohbet ettiğim aklı başında sanatçı ve şöhretiyle nam salmış isimlerin birçoğu bu durumlarından mutlu değil. Tüm samimiyetimle söylüyorum ki evime gelen bu ünlülerden bazıları; “keşke benim evimde iki oda bir salon olsaydı da sizin gibi mutlu olsaydım diyorlar”. Evet, sözde özel olduğuna inandıkları hayatlarını çok iyi bilen biri olarak doğru söylediklerinin altına imzamı atarım. Mutlu değiller şöhret olmaktan, mutlu değiller çok para kazanmaktan, mutlu değiller her bulundukları yerde takip ediliyor hissiyle yaşamaktan…

Ben bu konuda iyim, ben diğerleri gibi bu ateşten gömleği giydiğimde kendimi kaybetmem sadece işimi yaparım diyorsanız yanılıyorsunuz. Ve vallahi ve billahi, o şirret çarkın bir kolu olmazsanız o piyasada bırakın var olmayı, sizi yaşatmazlar bile. Değerlerinizi, sizin için sevdikleriniz için var olan kıymetlerinizi kaybetmeden, ayakta kalma şansınız sıfır, sıfır, sıfır.

Geleceğimiz, her şeyimiz gençlerimize ışıltılı görünen fakat karanlık bir çukurdan farksız olan şöhret dünyasını sevdiren, arzulatan medya dünyası bana göre suçlu listesinin en başında yer alıyor.  Medya dünyasının sözde reyting rekorları kıran program ve dizilerinde maalesef kimin eli kimin cebinde belli olmadığı gibiahlaki hassasiyetlerin kaybedilmesi de adeta modernliğin ön şartı olarak kabul edilir. Lüks villalarda yaşanan hayat, lüks arabalar, bir birinden güzel özenle seçilen kızlar ve yakışıklı erkekler, su gibi harcanan paralar.Bu durumda ne yazık ki her türlü yönlendirmeye müsait gençlerimizin ayaklarını yerden kesiyor.

Şöhret denen illet güzel olsaydı, Fahr-i Kâinat Efendimiz Hz. Muhammed (sav) hiç böyle söylermiydi: "Mal ve şöhret hırsının insana vereceği zarar, iki aç kurdun bir koyun sürüsüne vereceği zarardan daha büyüktür.”  "Bir vadi dolusu altını olan, bir o kadar daha ister”
"Gençler, aman ne olur dikkat edin. O ışıltılı hayatlar hiç de zannettiğiniz ve gördüğünüz gibi değil, sakın aldanmayın."


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


SON DAKİKA HABERLER

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık