• 10 Temmuz 2017, Pazartesi 17:30
UğurÇELİK

Uğur ÇELİK

Adalet Yürüyüşünden Geriye Kalanlar

69 yaşında bir adamın Adalet pankartlarıyla onca yolu yürümesinin büyük bir başarı olduğunu belirterek söze başlamak gerekiyor.  Bu büyük başarının amacı ve sonuçlarını ise ayrıca ele almak gerekir. Yürüyüşün sonunda ortaya çıkan sonuçlar şunlar;

Yürüyüşün temel sıkıntısı; adalet kavramına ilişkin gerçekleşen bu yürüyüşün CHP için olduğu algısının kırılamamış olmasıdır. Bu algının oluşmasının birkaç sebebi var;

Birincisi; yürüyüşün Enis Berberoğlu’nun tutuklanması sonrasında gerçekleşmiş olmasıdır. Zamanlamanın bu tutuklama sonrasına getirilmesi CHP’ye yönelik bir girişimin olmaması adına bu yürüyüşün yapıldığı algısını oluşturdu

İkincisi; CHP başkanı Kılıçdaroğlu’nun muhalifler tarafından sıkıştırıldığı bir dönemde gerçekleşmiş olmasıdır. Bu yürüyüş ile CHP’deki muhaliflerin önünün kesilmesi gerçekleşmiş oldu.

İşte tüm bunlar CHP’nin adalet yürüyüşünün gerçekten kavramın içeriğine uygun bir biçimde gerçekleşip gerçekleşmediğini sorgulanır hale getirmiştir.

CHP’nin bu noktada en yanlış siyasi adımı ise HDP’liler ve Fetöcülerin savunucusu imajından kurtulamamış olmasıdır. Terör operasyonların her geçen gün arttığı, Türkiye’nin Irak ve Suriye sınırlarında Kürt devletinin hayata geçirildiği bir dönemde, PKK ve PYD sözcülüğünden bir türlü kurtulamamış bir parti ile görüntü vermiş olması son derece yanlış bir siyaset olmuş ve iktidarın dış müdahaleye açık hale getirilmek istenen bir Türkiye için yürüyorlar söylemini doğrulamıştır.

Yürüyüşün sonuçlarından bir diğeri; muhalefetin köşeye sinip beklemeyeceği ve muhalif söylemlere devam edeceği anlaşılmış ve bu yürüyüş iktidarın demokrasiyi dikkate alması gerektiğini göstermiştir.

Bir başka önemli sonuç, FETÖ'cülerin devlet kadrolarına girişlerinden beri sorgular hale geldiğimiz Adalet kavramını tekrar hatırlatmış olmasıdır. Bu noktada AK Parti’nin kuruluş felsefesinin merkezinde olan kavram tekrar gündemimize muhalefet tarafından sokulmuştur.

Bir diğer sonuç ise Hayırcı cephenin parti kimliği kullanılmadan blok halinde tutulmasına imkan tanımasıdır. Bu sayede ülke her ne kadar iki blok haline bölünmüş gibi olsa da iyi kullanılabilirse demokrasi için 2019’a giderken adayların daha iyi politikalar ile toplum karşısına çıkmasını gerekli kılmıştır. Yani siyasetteki kalitenin artması gerektiği anlaşılmıştır.

Bu noktada son olarak muhalefetin çatışmacı bir üslubu benimsememesi ve iktidarın her türlü güvenlik önlemleri ile bu sürecin tamamlanmasında büyük bir özveri ile çalışması ülkemiz açısından büyük bir başarı olmuştur. bu sebeple çatışmanın oluşmasını engelleyen herkese teşekkür etmek gerekir…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


SON DAKİKA HABERLER

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık