• 21 Mart 2016, Pazartesi 10:29
UğurÇELİK

Uğur ÇELİK

Anadolu İnsanının Bağımsızlık ve Özgürlük Aşkı

Milletler de insanlar gibi karakterlere sahiptirler. Nasıl ki, bazen insanları hırslı, saldırgan, yumuşak huylu gibi tanımlıyorsak. Milletleri de bu şekilde tanımlamamız söz konusu olabilir. Bu yazıda Milletlerin en belirgin karakteri ele alınacaktır. Ve tabi ki bizim karakterimiz de…

 

İngilizler; Hoşgörü

İngilizler uzun demokrasi geçmişinin de etkisi ile farklı kültürler ile bir arada yaşamaya elverişli bir karakter yapısına sahiptir.  Öyle ki; İngilizler sömürgelerinde doğrudan yerel halkın yönetimlerine izin vermiş ve beraber çalışma imkânının ortaya çıkmasına olanak sağlamıştır. Bu, çıkarları neticesinde olsa da farklı kültürlere saygı çerçevesinde gelişen bir yapıdır.

 

İngilizlerin Aksine Fransızlar; Milliyetçi

Çok daha milliyetçi bir karaktere sahipler. Sömürgesi altındaki ülkelerde Fransız yönetimlerini kuran Fransızlar Cezayir ve Tunus gibi ülkelerde soykırıma varan faaliyetlerde dahi bulunmuşlardır.

 

Amerika; Rekabetçi

Farklı kimliklerin bir araya toplanması ile kurulduğundan, İngilizler ile benzer bir karaktere sahiptir. Amerikan karakterinde hoşgörüden ziyade farklı görüşlerin çatışması ve güçlü olanın ayakta kalması tarzında bir anlayış mevcuttur. Bu anlayış kültürün rekabetçi özelliğini ortaya koyar.

 

Çin: Bölgesel

Karakterine baktığımızda ise daha sakin, dünya yönetiminde çok fazla etkiye sahip olmayan, yerel bir kültür yapısını görürüz.  Tarih boyunca küresellikten ziyade bölgesel bir güç olan Çin’in önümüzdeki yıllarda da benzer bir tabloya dönebileceğini söyleyebiliriz.

 

Almanlar; Yayılmacı

Disiplin ve düzenli çalışma karakteri ile ön plana çıkmaktadır. Ancak karakterlerindeki en önemli davranış yayılmacılıktır. Bu öyle bir davranış kalıbıdır ki; iki tane dünya savaşına sebep olur.

 

Gelelim bize; Bağımsızlığa ve Özgürlüğe Âşık

Anadolu insanının karakterinde bağımsızlık ilk sırada gelir. Esaret altında yaşamaktan ise ölmeyi göze alan bu davranış, kendi içinde ne kadar çatışma olursa olsun düşmana karşı yekvücut olmayı bilir. Bu yıl 101.yılını andığımız Çanakkale bu inancın vücut bulmuş halidir. Daha 100 yıl önce elinde silah olmadan ölmeye giden Anadolu insanının şimdi basit terör saldırıları ile yıkılacağını düşünenlerin bu toprakların nasıl kazanıldığını unutmuş olması gerekir. Bu yüzden Çanakkale Savaşı’nın şehitlerini rahmetle andığımız bu dönemde teröre karşı aynı yekvücutluğu tekrar sergilememiz ve Çanakkale RUHUNU tüm düşmana hatırlatmamız gerekir.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık