• 28 Ocak 2016, Perşembe 10:23
UğurÇELİK

Uğur ÇELİK

İsrail’den Dost Olur mu?

AK Parti sözcüsü Ömer Çelik’in İsrail ile ilişkiler üzerine gelen soruya “İsrail devleti ve halkı Türkiye’nin dostudur?”  cümlesini kurması beni bu konuda yazmaya sevk etti.

Öncelikle belirtmek gerekir ki devletlerarası ilişkilerde dostluk, kardeşlik gibi kavramlar yaşandığı dönem içerisinde değerlendirilmedir. Esas olan ülkenin çıkarlarıdır. Bu açıklama da Türkiye İsrail ilişkilerinin geleceğine yönelik ipuçları barındırmaktadır.

Peki, İsrail ile ilişkilerimizde geçmişten günümüze dostluk mu düşmanlık mı ağır basmıştır? Şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki Türkiye-İsrail ilişkilerinin belirleyicisi Türkiye olmuştur.

İsrail devleti kurulduğunda Türkiye İsrail’i tanıyan ilk Müslüman devlet oldu.

60’lı ve 70’li yıllarda Türkiye Kıbrıs meselesine odaklanmış ve özellikle Arap ülkelerinin desteğine ihtiyaç duymuştur. Bu dönemde İsrail’e karşı tavır alan Türkiye bu sayede Arapları yanına çekeceğini düşündü.

80’li yıllarda ise Türkiye Arap dünyasından beklediği desteği bulamayınca tekrar İsrail ile ilişkileri düzeltmeye başladı.

90’lı yıllar ilişkilerin Altın Çağı olarak anılacaktır. Bu dönemde İsrail ile Hamas görüşmelere başlamış, barış konusunda girişimler hız kazanmıştı. Türkiye ise bir yandan Ege’de Yunanistan ile uğraşırken, diğer tarafta İran, Irak ve Suriye’nin teröre desteği ile yalnızlaşmış durumda idi. Ayrıca Avrupa ülkeleri ve ABD Türkiye’nin terörle mücadelesinde insan hakları ihlallerini öne sürmüştü. Batının insan hakları gerekçesi  tüm askeri anlaşmaların ve silah alımlarının engellenmesi anlamına geliyordu. Böyle bir ortamda Türkiye İsrail ile ilişkilerini geliştirmiş, askeri savunma, tank modernizasyonu, uçak ihalelerinde İsrail Türkiye’nin en iyi müttefiki olmuştu.

2000’li yılların başında Ecevit İsrail’e o güne kadar Türkiye’nin kullandığı en sert ifadeleri  “soykırım dâhil” kullanmıştır. Bu dönemde Türkiye Ortadoğu’da ilişkileri geliştirmeye başlarken,  İsrail- Filistin barış görüşmeleri son buluyordu.  Böylece İsrail’e duyulan ihtiyaç ortadan kalktı.

AK Parti dönemine baktığımızda ilişkilerin inişli çıkışlı bir seyir takip ettiğini söyleyebiliriz.  AK Parti’nin ilk dönemlerinde ilişkiler son derece iyiydi.  Bu iyi ilişkilerde AK Parti hükümetinin İsrail’e karşı henüz tavır almamış olmasının payı büyüktür.  Ancak Türkiye’nin komşuları ile sorunları çözmesi, Ortadoğu’da liderlik rolü oynama girişimleri İsrail’itekrar karşısına almasını gerektiriyordu. Nitekim öyle de oldu ve ilişkilerde pek çok sorun ortaya çoktu; koltuk krizi, Davos, Mavi Marmara bunlardan bazıları.

Arap Baharı sonrası dönemde özellikle Türkiye’nin komşuları ile arasının açılması İsrail ile ilişkilerin tekrar tesis esilmesine aracı oldu. Bugün Türkiye-İsrail ilişkilerinin gelişmesi Türkiye’nin müttefik arayışından başka bir düşünceyle açıklanamaz. Ömer Çelik’in ifadelerini bu açıdan düşünmek lazım…

İsrail’den dost olur mu olmaz mı? Sorusunun cevabı ise sana kalmış. Yorum SENİN…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık