• 26 Ocak 2017, Perşembe 9:32
UğurÇELİK

Uğur ÇELİK

Rıdvan ve Arda Evet Dedi Öyleyse…

Son günlerin en önemli tartışma konusu popüler insanların referandum konusunda aldığı tavırlar. Rıdvan  Dilmen’in başlattığı evet kampanyası Arda’nın Burak’ın Ertem Şener’in katılımı ile geniş bir kitleye doğru yayılıyor. Üstelik her videonun sonunda bir isim söylenmesi sonu gelmez bir süreci de başlatıyor. Aynı tavırların  Hayır’cı cephede de ortaya çıkmaya başladığını söylemek gerekir. İnsanların şahsi kanaatlerini açıklamaları en doğal hakları; ben konuyu farklı boyutları ile alacağım…

Şu bir gerçek; bu tarz meselelerde siyasi iktidarın kimin elinde olduğu çok önemli. Örneğin AK Parti’nin başa geldiği andan itibaren uzun yıllar, insanlar oy verdiklerini dahi rahat söyleyemiyorlardı. Bu mevcut iktidarın CHP çizgisine yakın asker ve bürokrat kesimin elinde olması ile doğrudan alakalı idi. Bugün de tersi durumu söyleyebiliriz. Ben Evet’çi cephenin söylemlerini daha fazla işiteceğimizi, Hayır’cıların ise kısa sürede seslerinin kesileceğini tahmin ediyorum.  Bu popüler insanların kendi konumlarını korumak ve gelecekte sorunlar yaşamak istememesinden kaynaklanıyor.

Ancak ben popüler insanların Evet kampanyalarında olumlu etkisinin olma ihtimali yanında bu girişimin ters tepebileceğini de düşünüyorum. AK Parti’nin geliş hikayesine baktığımızda; sesi çok çıkanın değil, kendilerinin de ifade ettiği gibi “kısık seslerin”  sesinin galip geldiğini görüyoruz. Bugün de halkın ekonomik durumundaki  2000’li yıllara kıyasla gerilemenin yaşandığı böyle bir durumda, ekonomik refahı son derece yüksek insanların Evet demelerinden etkileneceğini düşünmüyorum. Aksine onlara “sizin tuzunuz kuru tabi” dahi denilebilir.

Bakınız bunun en tipik örneğini Amerikan seçimlerinde yaşadık. Popülaritesi yüksek sanatçılar, oyuncular Demokrat Parti’ye olan desteklerini açıkça ortaya koydular. Ancak Trump’ın söylemlerinin radikalliğini göz önüne alıp, seçilemeyeceğini varsayan ünlüler bir adım geride durarak çok fazla Trump’a olan desteklerini ifade etmediler. Amerikan ortamında Cumhuriyetçiler kısık sesler oldular bir nevi. Hedefleri Tekrar Amerika’yı büyük güç yapmaktı.

Düşünsenize, Madonna, Morgan Freeman, Tom Hanks, Robet De Niro, Beyonce, Leonardo Di Caprio, gibi Hollywood dendiğinde ve müzik dendiğinde ilk akla gelecek isimlerin olduğu bu liste hep Demokratçı idi. Sonuç Cumhuriyetçilerin galibiyeti. Öyleyse burada ters bir etki söz konusu olabiliyor. Ben Rıdvan Dilmen’in başlattığı bu sürecin iyi analiz edilmesi gerektiğini düşünenlerdenim.

Sanıldığının aksine insanlarda tepkinin de oluşabileceğini  düşünün derim. Ünlülerden ziyade sokaktaki insanların söylemine odaklanılmalı naçizane düşüncem….


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


SON DAKİKA HABERLER

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık