• 03 Ocak 2017, Salı 9:53
UğurÇELİK

Uğur ÇELİK

Stratejik Açıdan Suriye 2 (Coğrafya Unsuru)

Coğrafya dediğimiz meseleyi en iyi anlatan kişi bana göre İbn-i Haldun’dur. O “ coğrafya kaderdir” diyerek aslında her şeyi özetlemiş. Gerçekten de öyle, bugün Türkiye’nin çevresine bir bakın, yangının ortasında kalmış bir devlet olarak Türkiye’nin coğrafyası onun kaderidir. 

Bu husus bizi anlamını kavramakta güçlük çektiğimiz kader kavramına itmemeli. “Biz her bir insanın kaderini, kendi çabasına bağlı kıldık” ayetinden hareketle coğrafyamızın gerektirdiği şartlara uygun bir tavır takınacağız. Çünkü bugün Türkiye’yi alıp bu bölge sorunlu deyip Norveç kıyılarına yerleştirme gibi bir lüksünüz yok. İşte Suriye meselesi de coğrafi şartlar çerçevesinde bizim için çok önemli. Neden mi?

Bir kere uzun bir sınırınız var. Bir apartmanda oturuyorsunuz ve üst katınızdaki daire yanmaya başlamış. Sizin önünüzde birkaç seçenek var. Ya gidip yangın sönsün diye yardım edeceksiniz, ya hiçbirşey olmamış gibi evinizde oturacaksınız, ya da binayı terk edeceksiniz. 

Bu seçeneklerden üçüncüyü seçerseniz siz de evsiz kalacaksınız, alevler tüm binayı saracak ve sığınacak yer arayacaksınız. Eğer her yer yanmaya başlarsa sizin de sığınacak bir yeriniz kalmayacak ve siz de yanacaksınız. Türkiye’nin çevresine baktığımızda sığınacak bir liman bulmanın çok güç olduğu ortada.

İkinci seçeneği seçerseniz. Eğer üst kat komşunuz yangını söndürebilirse sorun yok. Ama dışarıdan birileri yangın sönmesin diye ateşe barutla gidiyorsa o yangının sönmesi pek mümkün değil.  Yangın sönmezse de tüm bina alev alacaktır. Sizin daireniz de dahil.

Bu seçeneklerden en makulü: gidip yangına müdahale etmek ve yangın sizin dairenizi de sarmadan ortadan kaldırmaktır. İşte bugün Türkiye’nin Suriye’de yapmaya çalıştığı şey yangını söndürmektir. Çünkü biliyor ki orası yanarsa biz de yanacağız. O sebeple operasyona kalkan Türkiye, bugün tam olarak yangını söndüremedi belki ama en azından kontrol altına almış görünüyor.  Bu olay Yangının Türkiye’ye sıçramaması için büyük bir adımdır.

Kısacası Türkiye, kaderini kendi çabasıyla şekillendiriyor. Elbette bu da kader….


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


Muhammet KAYA Muhammet KAYA 08.08.2017 15:21

Çok kısa ve öz konuşucam zaten anlarsınız: 3 yıl önce: sadece kpss ile yeterli puanı alan herkes (fetöcüsü pkklısı dhkpc lisi) hepsi memur oluyordu ve sistem yanlıştı. Günümüz: her hangi bir memurluk ve devlet kadrosu için örneğin "60 puan ve üzeri alan herkes mülakat sınavına çağrılıyor ve adam kayırmaca torpil alıp başını gidiyor ve 60-65 alanlar memur olabiliyor 80-90 alanlar torpil ve referans bulamadıkları için veyahutta referansları yetersiz kaldığı için memur olamıyorlar ve arkasından binlerce annenin gözyaşı adayların alın teri onca emek her şey boşuna ... ---Olması gereken--- " Devlet kadrolarındaki tüm memurluklar için güvenlik araştırılması yapılıp ve bu GÜVENLİK ARAŞTIRMASINI geçenlerin içerisinden KPSS sıralaması yapılarak devlet kadrolarına memur alımı yapılabilir ve böylece toplumdaki adaleti koruyup muhafaza edebiliriz. Selamlar...

Osman öztürk Osman öztürk 12.08.2017 21:34

Makaleni çok beğendim Allah hayırlı başarılar versin inşallah yeğenim

yukarı çık